John Carney, film yapmadan önce müzikle uğraştı. The Frames grubunda bas gitar çaldı, turnelere çıktı, kayıtlar yaptı. Yol ayrımına gelince film yapımcılığını seçti.
Oscar ödüllü “Once”, “Begin Again”, “Sing Street”, “Flora and Son” adlı sanatını sergileyen müzikli, şarkılı filmler çekti. Bir erkeğin artık genç olmadığı ama gençlerin oyununda olduğu, ailesine karşı doğru davranmak istediği, aynı zamanda pes etmek istemediği bir noktaya gelmesi: Carney’in son dramatik müzikal komedisi “Hayatımın Şarkısı”nın (Power Ballad) konusu.
İçinde müzik, şarkı, komedi, mizah, gerilim, dram var. Carney, özellikle erkeklere duygularınızı kucaklayın, duygusallaşın, duygularınızı göstermezseniz onları nereye saklayacaksınız der. İrlandalı yazar-yönetmen John Carney müziğin yaratıcı gücünü hep işleyen bir sinemacı. Rick Power, 1990’ların ünlü bir rock grubunda çalışmış sevimli, dürüst bir ABD’li. Ünlü bir yıldız olma hayallerinden vazgeçip Los Angeles’tan İrlanda’ya gelip aile kuran Rick, The Bride and Grove adlı düğün grubunda solist olarak çalışır. Cover şarkıların yanı sıra kendi besteleriyle de ortama neşe katar.
NE ŞÖHRET NE PARA
Lüks şatodaki törende damadın arkadaşı eski erkek grubu Jonas Brothers’in solisti Danny Wilson, gelinin isteği üzerine Rick’le birlikte şarkı söyler. Düğün bitince Danny, Rick’i lüks süitine davet eder, odası küçük bir stüdyo gibidir. İçki, ot içip beste yaparlar. Danny kendi bestesi How To Write A Song (Without You) şarkısını söyler, bu şarkıyı kızı Aja için yazmıştır. Altı ay sonra Dublin’deki bir alışveriş merkezinde hüzünlü bir hit parçaya dönüşmüş şarkısını Danny’nin sesinden işitir, şaşkına döner. Kendini haksızlığa uğramış hisseder, şarkı hırsızlığı saplantısı Rick’i ailesinden, grubundan uzaklaştırır.
Yönetmen gözden düşmüş düğün şarkıcısı Nick’le özgüveni eksik, narsist Danny’yi ustaca bir araya getirir. Her sahnede duygusal, içten, sıcak, doğallığı yakalayan filmde orta yaş bunalımı, engellenmiş özlemler, genç kuşağın özgüvensizliği, dostluk, öz saygı, hırs, ihanet, bedel ödemek sorgulanır. Rick için önemli olan görülmek, takdir edilmektir. Paul Rudd şarkıcı rolünde gayet iyi şarkı söyler, şarkıcı Nick Jonas’ta Danny rolünü başarıyla canlandırır. Oyuncu kadrosunda Peter McDonald, Marcella Plunkett, Rory Keenan yer alır. Filmlerini albümler gibi gören Carney her birinin kendine özgü bir sesi, duygusal tonu olduğunu söylüyor.
FEMİNİST MANİFESTO
Saeed Roustayi, “Ceza” (Mother and Child) filmini İran Kültür ve İslami Rehberlik Bakanlığı’nın onayıyla çekti, sansürü aştı, iç mekânda kadın oyuncularını başörtüyle oynattı, 78. Cannes Film Festivali’nin resmi yarışma bölümüne katıldı.
Ceza, bir adamla birlikte yaşayabilmek için kişisel olarak hoşuna gitmeyen çok sayıda isteği kabul etmeye hazır olan Mahnaz’ın öyküsü. 40 yaşındaki dul hemşire Mahnaz; annesi, iki çocuğu, kızkardeşiyle birlikte ekonomik zorluklar içinde yaşar. Okulda çok yaramaz olan zeki Aliyar bir hafta okuldan uzaklaştırma cezası alır. Mahnaz’ın erkek arkadaşı Hamid Mahnaz’ı istemek için eve gelmeden önce çocukların eşyalarının evden çıkarılmasını ister, Mahnaz bu isteğe boyun eğer. Aliyar’la Neda’yı da ölen kocasının babasının evine götürür. İsteme töreni bir dizi trajediye neden olur. Genç kadın ailesini korumak için tek başına mücadele etmek zorunda kalır. Kayınpederi Mahnaz’a komplo kurar, Hamid, Mahnaz’ın kızkardeşine âşık olup onunla evlenmek ister, annesi onu dayanılmaz sosyal beklentilerle boğar.
Cesur kadın öz ailesi, gelenekler, adalet sistemi tarafından ezilir. Kadın haklarının hep çiğnendiği bir toplumda onurunu korumak için savaşan Mahnaz umutsuzluğun, çaresizliğin eşiğine gelir, uzlaşmayı bırakır, kendi yolunu kendi çizer. Ahlak, intikam, aile baskısı, ataerkillik, toksik erkeklik, yolsuzluk, yozlaşmayı irdeleyen “Ceza”da Parinaz Izadyar, Sinan Mohebi, Maziar Seyedi, Payman Maadi, Arshida Dorostkar oynuyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

