Site icon Serbest Görüş

İmamoğlu diploma davasında konuştu: “Rektör, ‘Zor durumdayım başkanım’ dedi”

TR724 HABER


Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de diplomasına ilişkin ceza davasında savunma yaptı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar’la diploma iptalinden önce görüştüğünü anlattı. Rektörün kendisine, “Çok zor durumdayım, bakıyorum başkanım!” dediğini aktardı. İmamoğlu, diploma iptal sürecini eleştirirken, aynı gün üç ayrı davada hakim karşısına çıkmasına da tepki gösterdi.

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de diplomasına ilişkin ceza davasında savunma yaptı. Aynı cezaevi yerleşkesinde görülen “casusluk” ve İBB davalarıyla birlikte bugün üç ayrı dosyada hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, saatleri çakışan diğer davalar nedeniyle müvekkilinin öncelikle diploma davasına katılmasına izin verilmesini istedi. Talebin kabul edilmesi üzerine İmamoğlu, bulunduğu duruşma salonundan ayrılarak diploma davasının görüldüğü salona geçti.

Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın’ın yanı sıra Avrupa Parlamentosu, Avrupa Yeşiller Partisi ve İzlanda’dan gelen bazı yabancı heyet üyeleri de takip etti. Savunmasına “Aziz milletime sesleniyorum” sözleriyle başlayan İmamoğlu, hakkında açılan davaların bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. İmamoğlu, “Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden ‘İmamoğlu davaları’ da denebilir, ‘demokrasi mücadelesi davaları’ da denebilir.” dedi.

Rektörle telefonla görüştüm

İmamoğlu, savunmasında İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar’la diploma iptalinden önce bir telefon görüşmesi yaptığını anlattı. Savcı tarafından üniversiteye “ivedi iptal” talimatı gönderildiğini gördüğünü söyleyen İmamoğlu, rektörün kendisine zor durumda olduğunu söylediğini aktardı.

İmamoğlu, rektörle yaptığı öne sürdüğü görüşmeye ilişkin şunları söyledi: “Telefon açtım, dedim ki: ‘Bu bir namus, namus’ dedim. ‘Bu devletin namusu.’ Gördüm dedim, ‘Savcı ivedi iptal et diye sana talimat yazmış.’ Telefon açtı, telefonum yoktu, cevap verdi bana. ‘Çok zor durumdayım, bakıyorum başkanım.’ Ses tonu aynen böyle, tarif ediyorum size. Yazıklar olsun İstanbul Üniversitesi Rektörü.”

Diploma iptalinin ardından açılan ceza davasına tepki gösteren İmamoğlu, “Onun iptal ettiği diplomamın, daha önce de yalan konuşarak iptal ettiği, daha önce de ‘Hayır, hiçbir şey yoktur’ diye rapor verdiği diplomamın iptal edildiği, diplomamın ceza davasını görüyoruz.” dedi. İmamoğlu, “Buradaki yargı mensuplarının, Sayın Hakimin yerinde olmak istemem.” ifadesini de kullandı.

Sipariş usulü mahkeme!

Savunmasının ilerleyen bölümünde yargıdaki görevlendirmelere ilişkin eleştirilerde bulunan İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve gelmesinin ardından kadroların değiştirildiğini savundu. Kendi davalarında 18 hakimin değiştiğini öne süren İmamoğlu, “Mahkemeler artık doğal akışıyla değil, ne yazık ki sipariş usulüyle oluşturuluyor.” dedi.

İmamoğlu, bu konudaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yani şu uydurma, şu absürt iddianameyi yazan dahil hepsi ödüllendirildi. Hukuka bağlı kalmayı tercih eden -yani öyle düşünüyorum, çünkü sonuçlarını görmedim birçoğunun- 18 hakim değişti. Benim mahkemelerimde 18 hakim değişti, bu mahkemenin sayın hakimi dahil. Yani karşımdaki sayın hakim sonradan görevlendirilen hakim. Ben tabii ne giden hakkında bir fikrim var, ne gelen hakkında bir fikrim var. Giden hakkında da fikrim yok çünkü karar vermemişti, gelen hakkında da bir fikrim yok kararını göreceğiz. Dolayısıyla bu yer değiştirme, bu sürgün… Bu sürgün yer değiştirme şimdi bakıyorum cezaevlerine yansıdı, bazen bakıyorum kolluk güçlerine yansıyor. Üzüntüyle izliyorum bunları yani.”

Hakkındaki diğer dosyalara da değinen İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden kalan makam aracı davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. On iki yıl boyunca makam aracı olarak kendi aracını kullandığını söyleyen İmamoğlu, belediye aracını kullanmadığını, aracının yakıt, bakım ve lastik masraflarını kendisinin karşıladığını belirtti.

İmamoğlu, bu konudaki açıklamasında şunları söyledi: “Ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım. Ve yargılanıyorum! Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü’nde ne büyükşehirde. Benzinini de ben aldım, bakımını da lastiğini de ben yaptırdım. 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı.”

İmamoğlu, İBB davasında ilk celsenin 9 Temmuz’da bitirilmesine ilişkin karara da tepki gösterdi. Kendisinin diğer sanıkların savunmaları tamamlandıktan sonra konuşmak istediğini, ancak duruşma takviminde değişiklik yapıldığını söyledi. İmamoğlu, “9 Temmuz’da duruşmalar bitecek, ilk celse bitecek ve ben ilk haline dönüyorum. En son kişi işte Fatih Bey olacak. Ondan önce Ekrem Bey’i dinleyeceğim. Zaman kalmasa da Fatih Bey Ağustos’a kalsın. Allah Allah! 9 Temmuz, milat! Nedir? Bilmiyoruz. Göreceğiz!” ifadelerini kullandı.

Aynı gün üç ayrı mahkemede savunma yapmak zorunda bırakılmasına da tepki gösteren İmamoğlu, şöyle konuştu: “Tabii bir insanı üç ayrı mahkemede savunma yapmaya zorlamanın hukukta da vicdanda da insaniyetle açıklanacak bir tarafı yok. Yaklaşık 4 aydır süren bir davanın sonuna gelmişken bu acele ve bu ısrarın da anlamı yok. ‘9 Temmuz’da bitireceğim’ demenin de bir anlamı yok. Gerçekten yok.”

İmamoğlu, diplomasının iptaline karşı açtığı idari davada İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddetmesinin ardından dosyayı Danıştay’a taşımıştı. Temyiz dilekçesinde diploma iptalinin hukuk güvenliği, idari istikrar ve kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğu savunulmuş; yürütmenin durdurulması ve ret kararının bozulması talep edilmişti.

Diploma iptaline ilişkin ceza davasında savcının mütalaa sunup sunmayacağı, duruşmanın ilerleyen saatlerinde netleşecek.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version