Site icon Serbest Görüş

İBRETLİK! | Uğur Dumankaya, “Bir yaşıma daha girdim!” diyerek paylaştı

TR724 HABER


Gasp edilen Dumankaya İnşaat’ın eski yönetim kurulu Başkanı Uğur Dumankaya, ülkedeki ‘korku ikliminin’ geldiği noktayı gözler önüne seren bir paylaşım yaptı. Buna göre Dumankaya, bir borcunu ödemek istiyor ancak karşı taraf yani alacaklı kişi ‘parayı alırsa başına bir şey geleceğinden korktuğu’ için bunu kabul etmiyor. “Benim de başım yanar!” korkusuyla hakkı olan parayı almıyor!

Uğur Dumankaya’nın paylaşımının tamamı şöyle:

“BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM..!

Bazen yaşadıklarımızı anlatınca insanlar abarttığımızı sanıyor. Bugün öyle bir olay yaşadım ki… Yıllar önce yapılmış bir sözleşmeden doğan borcumu, vadesini beklemeden ödemek istedim. Ben ödemekte ısrar ettim. Karşı taraf ise almamakta… Çünkü parayı alırsa başına bir şey geleceğinden korkuyor.

Düşünün… Borçlu ödemek istiyor. Alacaklı ise alacağını almaya cesaret edemiyor. Böyle bir ortamda hukuktan, ticaretten, ekonomiden ve güvenden nasıl söz edebiliriz? İnsanların alacağını tahsil etmekten bile korktuğu bir yerde, kim yatırım yapabilir, kim üretip geleceğe güvenle bakabilir? İşte asıl mesele budur.”

Korku, toplumun içine işledi!

Şimdi 10 saniye duraksayın ve şu cümleyi bir daha okuyun: “Borçlu ödemek istiyor. Alacaklı ise alacağını almaya cesaret edemiyor. Böyle bir ortamda hukuktan, ticaretten, ekonomiden ve güvenden nasıl söz edebiliriz?”

Hemen söyleyelim; böyle bir ortamda ne hukuktan ne de ticari hayattan söz edilemez…Zira ticaretin özünde ‘güven’ vardır! Bugün Türkiye’de hiç kimsenin hukuki güvenliği yok… Alacaklı kişi alacağını almaya korktuğunda sistem nasıl işleyecek?

Peki alacaklı, alacağını almaktan neden korkuyor?

Çünkü “Ya benim de başım yanarsa!” diyor. Zira Türkiye’de kimin, ne zaman ve hangi gerekçeyle tutuklanacağı belli değil! AKP rejimi, uydurduğu ‘irtibat/iltisak’ hukukuyla istediği herkesi ‘f.töcü’ ilan ediyor. Öyle ki, AKP Türkiye’sinde artık alacağını tahsil etmek bile risk! Biriyle ticari ilişki içinde olmak bile tehlike. Hesabına para girmesi bile şüphe sebebi…

Yargının bağımsız olduğu bir ülkede böyle bir korku olur mu? Türkiye’de artık masumiyet bir güvence değil. ‘Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ya da ‘kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi de sadece kağıt üzerinde var!

AKP Türkiye’sinde doğruyu yapmak sizi kurtarmaya yetmez/yetmiyor… Ülkede liseli kız çocukları birlikte ders çalıştıkları için ‘terör’ mahkemesinde yargılandı! Ötesi var mı!

Muhalifler susturtuldu. Gazeteciler tutuklandı ve tutuklanıyor. Komedyenler cezaevine gönderildi. Ülkenin geldiği yer tam şurası: Sıradan bir alacaklı, normal ticari ilişkisi olan sıradan bir iş insanı/vatandaş parasını almaktan korkuyor.

Peki bu ne anlama geliyor?

Korku artık siyasetin değil, gündelik hayatın da içine işlemiş durumda. Sokağa, çarşıya, ticari ilişkilere. İnsanlar artık yanlış yapıp yapmadıklarını değil, doğru yaptıklarının bile başlarına iş açıp açmayacağını düşünüyor.

İşte AKP’nin toplumda saldığı korku bu kadar derin artık…

Bir sokak röportajında Diyarbakırlı bir vatandaş, “Ne olursa mutlu olursunuz?” sorusuna nasıl cevap veriyordu: “Bırakmıyor ki konuşak! Yo yo yo yo… Bizi içeri alır babam. Vallahi alır, billahi alır… Durağa yetişmeden beni alır!”

İşte ülkenin geldiği nokta burası…

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version