Site icon Serbest Görüş

Eren Aysan yazdı : Bir kahraman yaratmak



Son birkaç gündür güzel ülkemiz bir pop yıldızının kurduğu Ahbap Derneği üzerinden özellikle deprem zamanında yapılan yardımların büyük bir suistimale uğradığını yargı kararı üzerinden konuşuyor. Bu garip öykü tam da Brecht’in, “Ne yazık kahramanlara ihtiyaç duyan toplumlara…” sözünün kaba bir özeti gibi. Yazar, her zamanki gibi diyalektik düşüncesi gereği yaptığı tersinlemeyle dünya tarihini de özetliyor. Öte yandan bize iki noktanın altını çizmemiz gerektiğini söylüyor: Birincisi, kişilerin her zaman devletin güvencesi altında yaşaması gerektiği ve bireyin her şeyden kıymetli olduğu gerçeği. İkincisi de yeri geldiğinde kişilerden ziyade devletlerin kahraman olması için gerekli önlemlerin alınmasının bir zorunluluk olduğu… Ne acı ki Ahbap Derneği devletin bu sorumluluğu almakta geciktiği düşüncesi üzerine itibar gördü. Devletin kahraman olamadığına inanılan bir yerde ise farklı örgütlenme biçimleri ortaya çıktı.

***

Öte yandan toplumca “kahraman” yaratmaya bayılırız. İnsanın içinden taşan duygu sarkacının zaaflara yol açma ihtimali son derece yabancıdır bizlere. Sinmiş, yılmış, kapana kısılmış, ne yapacağını bilmez kişilerle ilgilenmek istemeyiz. Onların trajik hatalarına dudak bükerek bakarız hep. Özellikle kişiliklerin kahramanlıklarını, cenk alanlarındaki olağanüstülüklerini, yiğitliklerini fısıldarız birbirimize. Hatta üstüne ekleyerek, yaşananlara bire bin katarak. Öyle ki sürecin sonunda olayların akışıyla koşut giden tarihsellik noktasıyla kulaktan kulağa yayılanlar, söylentiler çelişkiler içerir. Yine de aldırmayız.

***

Aziz Nesin’in, “Sen Gara Değilsin” öyküsü, Gara’nın ortalıkta dolaşan söylentiler nedeniyle halk kahramanı ilan edilmesi üzerine kuruludur. Birileri de Gara’nın asılsız kahramanlığını kullanarak yönetici olur. Onunla birlikte nasıl savaştıklarını anlatırlar kent meydanlarında, anma törenlerinde… Ancak Gara, batan savaş gemisinden tesadüfen sağ kurtulup ülkesine geri gelir ve kentin ortasındaki heykeliyle karşılaşır. Gara’nın olmayan kahramanlığını destanlaştırarak çıkar elde edenler ona başka bir kimlik teklif eder; ancak Gara bunu reddeder. Sonunda da kurban olur. Gara ile birlikte “gerçek” de öldürülür. Çünkü mevcut düzende bir kahramana ihtiyaç vardır. Gara’nın ölüsü daha kıymetlidir.

***

Milli Mücadele döneminde adları unutulmuş insanlarımızın çocuk kitabını, “Borçlu Olduklarımız”ı yazan Aziz Nesin’in böyle bir çıkışının ardında kişisel çıkar uğruna her şeyini satan insanlara dair yaptığı derin göndermeler vardır kuşkusuz. Ve toplumların ne olursa olsun kahramanlara ihtiyaç duyarak varolduğu. Ne yaman çelişki!

***

Ne yazık ki çok uzun zamandır karton kahramanlar yaratılıp desteklenmek isteniyor. Yer gök para hırsıyla harmanlanıyor. Böylece yeni neoliberal düzen kendi kapitalist takım elbiseli tanrılarını aramıza salıyor. Hatta düzen bunlara farklı unsurlar ekleyerek mafyaesk büyük görünümlü küçük adamları dolaşıma çıkarıyor. Şimdiki sistemin kahramanları onur ve haysiyetle bağlantıları zayıf olmasına karşın gücü elinde tutanlar. Onlar hukuksuzluğu sıradanlaştırıp lüks arabalarıyla gezintiye çıkarıyor. Kendi ideolojisi üzerinden pazar alanı açıyor. Böylece kendine inanları kullanabilecek bir zemin hazırlıyor. Dolayısıyla bu karton kahramanlar gerçek ülke sevgisini ayaklar altına alıyor. Çıkarı için her türlü şekle bürünüyor. 

***

Oysa konu mankenlikleri bir fiskeyle yıkılabilecek türden!  

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version