Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, gündemdeki gelişmeleri Meclis’te düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi. Konuşmasının başında Meclis’in çalışma planlamasını eleştiren Gülistan Kılıç Koçyiğit, torba kanunların Meclis gündemine gelerek yasalaştığı ve yasalaşan torba kanunların toplumun derdine derman olmadığını kaydetti. Torba yasanın da aslında yine temel hak ve özgürlükleri genişleten, eğitim hakkını büyüten, öğrencilerin sorunlarını çözmeye dönük bir yasa teklifi olmadığını söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Yasa yapımıyla her şey bitecek diye bir şey yok demiştik. Yasa önemli bir başlangıç olacak, önemli bir kapı aralayacak. Yasanın uygulama sürecinde de yine Meclis’in sorumluluk alması gerekiyor. O anlamıyla Meclis çatısı altında tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir barış izleme ve takip kurulu oluşturulmalıdır.” dedi.
Gülistan Koçyiğit’in açıklamalarından bazı bölümler şöyle:
- Bu çerçeve yasa bir sonuç değil. Aksine yeni bir başlangıcın ilk adımını oluşturuyor. 100 yıllık Kürt meselesini elbette ki tek yasayla çözülmeyecektir. Ancak gerçek anlamda kalıcı barışın tesis edilmesine çok büyük bir katkı sunacaktır. O anlamıyla yasanın kategorik ayrımlar içermemesi ve barış sürecine katılmak isteyenlere kapsayıcı bir kapı aralaması gerekmektedir. Bu anlamdaki görüşümüzü buradan yenilemek istiyoruz. Bu yasa demokratik siyasete katılımı, dönüşleri ve silahların devreden çıkarılmasını hukuki güvenceye bağlamalıdır.
- Çokça söyledik, söylüyoruz; barış hukukunu arıyor. Süreç hukukunu arıyor. Elbette ki herkesin bizim gibi düşünmesini, süreci bizim gibi ele almasını beklemiyoruz. Farklı görüşler, farklı düşünceler, eleştiriler, öneriler, itirazlar olacaktır, olmalıdır da. Tabii ki yasa yapımıyla her şey bitecek diye bir şey yok demiştik. Yasa önemli bir başlangıç olacak, önemli bir kapı aralayacak ve bu kapıdan hep beraber bu kapıyı sonuna açmak için de sonrasında da daha fazla çalışmamız ve bir dizi yasayı da birlikte konuşmamız gerekir.
- Yasanın uygulama sürecinde de yine Meclis’in sorumluluk alması gerekiyor. O anlamıyla Meclis çatısı altında tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir barış izleme ve takip kurulu oluşturulmalıdır. Bunu hatırlarsınız eş genel başkanlarımız daha önce grup konuşmalarında da ifade etmişlerdi. Bu kural kurul sürecin takibini yapan, sorunları erken tespit eden ve diyaloğu kolaylaştıran çoğulcu bir yapıda olmalıdır.
- O anlamıyla özellikle komisyon aşamasındaki gibi bir yaklaşımın benimsenmesi bizim açımızdan çok kıymetli olacaktır. Çerçeve yasanın ardından elbette deki infaz kanunu, TCK, terör terörle mücadele kanunu başta olmak üzere demokratikleşmeyi engelleyen mevzuatta da köklü değişiklikler yapılması gerekiyor. Bu nedenle çerçeve yasanın bir referans yasa olması, bir kök kanun olması ve yapılacak bütün değişikliklerin de oraya referansla değiştirilmesi, dönüştürülmesi ya da gerçekten köklü bir şekilde ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etmemiz gerekiyor. Bu açıdan DEM Parti olarak Sürecin önünü açan, yapıcı katkı sunan bir tutum içerisinde olmaya devam edeceğiz.
ÖNCEKİ YAZIKolombiya’nın yeni lideri, Küba ve Nikaragua ile diplomatik ilişkileri kesme sözü verdiSONRAKİ YAZIPKK’lı Murat Karasu: “Hedefimiz Önder Apo’nun özgürlüğü, bu konuda artık bir adım atılmalı”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

