Site icon Serbest Görüş

Ayşegül Yüksel yazdı : Genco Erkal’ı anarken…



Tiyatro ustası Genco Erkal iki yıl önce, 31 Temmuz 2024’te yaşama gözlerini yumdu. 86 yaşındayken yitirdiğimiz sanatçı, 65 yıllık profesyonel tiyatrocuydu. Sahne sanatlarına olan katkılarıyla yıldızlaşmakla kalmamış, televizyonda ve yazılı basında yer alan söyleşileriyle toplumunda olup biteni eleştirel bir gözle izlediğini gösteren “aydın kişi” duruşunu her zaman korumuştu.

Arkadaşlarıyla birlikte 1969’da kurduğu, ülkemizin en uzun soluklu politik tiyatrosu olan Dostlar Tiyatrosu’nu yaşamının son aşamasına dek ayakta tuttu. Yerli ve yabancı pek çok oyunu nitelikli yapımlarla seyirci karşısına çıkardı. Oyuncu arkadaşlarını da oyun yazmaya yönlendirdi. Oyuncu, yönetmen, dramaturg, uyarlamacı ve yazar olarak 100 dolayında profesyonel tiyatro çalışmasında payı vardır. Dahası, Prokofiev ve Stravinski’nin, orkestra müziği ile “söz”ü buluşturan yapıtlarının ülkemizdeki vazgeçilmez solisti olmuştur. Orkestralarla birlikte çalışmaya olan yatkınlığı onu Fazıl Say’ın “Nâzım Oratoryosu” ile buluşturdu. Dahası, sinemaya yansıyan oyuncu kişiliğiyle de toplumun belleğinde yer etti.

“Bir Delinin Hatıra Defteri” ile ülkemizde ilk kez tek kişilik oyun sunan, Nâzım Hikmet’in şiirini ilk kez sahneye çıkaran Erkal, şarkı ile türküyü ve dansı “söz” ile buluşturan uyarlamalarla kotarılmış yapımların da yaratıcısıdır. Belgelerden oluşturduğu “Sivas ‘93” yapımı Erkal’ın farklı sanat öğelerini iç içe değerlendirdiği çok özel bir çalışmadır.

Erkal ve Dostlar Tiyatrosu politik baskı dönemlerinde sık sık cezalandırıldı. Oyunlar basıldı, yasaklandı, topluluğa devlet desteği verilmedi, Erkal’ın yurtdışına çıkması engellendi, söyledikleri ve yazdıkları nedeniyle soruşturmalara hedef oldu. Dizi çekmeye, reklamlara çıkmaya, piyasa filmi çevirmeye yönelseydi, oyunlarını sergileyebileceği bir salon sahibi olabilirdi belki ama “toplumcu” duruşunu sürdürmeyi seçti. Ortaya koyduğu sanat eyleminin temel ilkesi, sezgi ile düşünce arasında sağlam bir ilişki kurmaktı. Aldığı büyük ödül seyirciden geldi. Yaşamını, onu izlemiş olan beş kuşaktan seyircinin sevgisi, saygısı ve bağlılığıyla taçlandırdı.

GENCO ERKAL’A ANITMEZAR 

Tiyatro salonu ve park gibi seyir alanlarına Genco Erkal’ın adının verilmesine sanatçı yaşarken başlanmıştı. Erkal’ın isteği üstüne yazdığım “Güneşin Sofrası: Genco Erkal’ın Dostlar Tiyatrosu Serüveni” başlığını taşıyan kitap da 2019’da Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından günyüzüne çıkarılmış ve ardı ardına iki baskı yapmıştı. Sanatçının ölümünden sonra, “Genco Erkal’a saygı” eylemleri çoğaldı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda 2025’te “Genco Erkal Sahnesi” açıldı. 2026 yılında ise “Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü”nün ilki törenle bu sahnede verildi. (Şanslıyım, bu ödülün sahibi ben oldum). Küratörlüğünü Türkiye Tiyatro Vakfı (TTV) Başkanı Esen Çamurdan’ın yaptığı, Tophane’deki Depo/Tütün Deposu’nda, vakıf etkinliği olarak açılan “Tiyatro Hazinemizden” sergisi içinde Genco Erkal için fotoğraflar ve Dostlar Tiyatrosu’yla ilgili belgeler içeren, görsel düzeni ince bir beğeniyle kotarılmış özel bir bölüm ayrılmıştı. Sergide yer alan ilk etkinlik de “Genco ile Oynamak Bir Ayrıcalıktır” başlıklı izlence oldu. Bu söyleşide Erkal’ın sahne arkadaşları Meral Çetinkaya, Bülent Emin Yarar, Tülay Günal ve Erdem Akakçe, Genco ile oynamanın getirdiği coşkuyu ve mutluluğu dillendirdiler.

Genco’nun biricik kızı Ayşe de boş durmadı. Babasının anısına yapılan bütün etkinliklere yetiştiği gibi, Genco’nun, “Yaşamaya Dair-Bursa Cezaevi’nden Mektuplar” başlıklı Nâzım Hikmet uyarlamasını Tülay Günal ile birlikte sunduğu, aileden gelme Ali Paşa Hanı’nı da sanatçının dostlarının bir buluşma uzamı olarak değerlendiriyor. Handaki birkaç odayı düzenleyerek birini kostümlerin saklandığı bir uzam olarak, bir başkasını da dekorlar için düzenlemiş. Bir üçüncü odaya da Dostlar Tiyatrosu’nun müdüriyetindeki malzemeyi yerleştirmiş. Genco’nun aldığı ödüller, plaketler ve saklanan fotoğraflar da bu odada yerini bulmuş. Yazılı belgeleri arşivlemek de Ayşe’nin gündeminde. Böylece, sanatçının emeğinin ürünlerinden bir bölümü korunmuş oluyor. Bir tiyatrocu daha ne ister!

Genco’nun dostlarından mimar Tuncay Çavdar ve yönetmen Özcan Arca’nın, sanatçı için birlikte tasarladıkları anıtmezarın yapımı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Miras tarafından üstlenilmişti. Bu çalışmanın Genco’nun ölüm yıldönümü olan 31 Temmuz 2026 tarihinde tamamlanmış olması bekleniyor. Genco, ailesi ve dostları tarafından bu tarihte saat 17.00’de Zincirlikuyu Mezarlığı’nda anılacak.

Genco’muz değeri böylesine bilindiği sürece yaşayacak.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version