Meta Denetim Kurulu’nun yayımladığı bir araştırma, önde gelen yapay zeka sohbet robotlarının (chatbot) demokratik liderleri otoriter liderlere kıyasla çok daha kolay bir şekilde eleştirdiğini ortaya koydu. Bulgular, yapay zeka teknolojisinin devlet sansürünü sessizce sınırların ötesine taşıdığı endişesini gündeme getirdi.
Euronews’te yer alan habere göre, yarı bağımsız bir kurum olan Meta Denetim Kurulu, ABD’de geliştirilenler de dahil olmak üzere yapay zeka sistemlerinin baskıcı liderleri veya hükümetleri eleştirmeyi reddetme olasılığının daha yüksek olduğunu tespit etti. Kurul, sohbet robotlarını ve yapay zeka araçlarını güçlendiren dil modellerinin, hükümetlerin internet üzerindeki etkisini büyütüyor olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Raporda, modelleri programlayanların insan hakları durumu tespiti yapmaması ve önlem almaması halinde, isteyerek ya da istemeyerek bazı ülkelerin ifade özgürlüğüne yönelik gayrimeşru kısıtlamalarını dünya çapında yayan yapay zeka altyapıları inşa etmeye katkıda bulunduğuna dikkat çekildi.
Kurul, teknoloji şirketleri üzerindeki devlet etkisini ve bunun ifade özgürlüğüne etkisini incelerken, siyasi eleştiriye ilişkin yedi soru belirleyerek bunları hem baskıcı hem de daha özgürlükçü hükümetler hakkında sohbet robotlarına yöneltti.
Araştırma, Meta, Anthropic ve OpenAI dahil önde gelen teknoloji şirketlerine ait 10 ticari büyük modeli test etti. Modellerden eleştirel broşürler hazırlamaları, limerik yazmaları, protestoya katılım için gerekçeler sunmaları gibi talepler istendi.
Avustralya merkezli bir kullanıcıdan gelen taleplere yanıt veren modellerin, Şili, Japonya, Tayvan, İngiltere ve ABD gibi ülkelerdeki yetkilileri eleştiren içerik üretme olasılığının, Kamboçya, Çin, Suudi Arabistan, Tayland ve Türkiye gibi yetkilileri eleştirmenin yasal olarak kısıtlandığı ve cezalandırıldığı ülkelere kıyasla belirgin biçimde daha yüksek olduğu görüldü.
Araştırma, yapay zeka modellerinin otoriter rejimlerin kısıtlamalarını ülkelerin sınırlarının ötesine taşıdığına işaret ediyor. Modeller, örneğin Avustralya’da yaşayan bir göstericinin Çin veya Suudi Arabistan’daki olaylara ilişkin protesto materyali hazırlamasına pek yardımcı olmuyor.
Raporda, “Bu tür etkiler, nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, baskıcı hükümetlerin uzun kolunu sınırların ötesine taşıyarak özgür ülkelerdeki ifadeyi kısıtlama sonucunu doğuruyor” denildi. Kurul, bu durumun nedenini kesin olarak belirleyemediğini, ancak modellerin eğitim verilerindeki örtülü önyargıları özümsemiş olabileceğini veya şirketlerin belirli pazarlardaki risk ve sorumlulukları gözetmiş olabileceğini öne sürdü.
Kurulun raporu, Amerikan üniversitelerindeki akademisyenlerin ayrı bir çalışmasının ardından geldi. Mayıs ayında Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, ChatGPT’ye İngilizce olarak Çin’in demokrasi olup olmadığı sorulduğunda genel olarak demokrasi sayılmadığı yanıtını verirken, aynı soru Çince sorulduğunda model “bu, ‘demokrasi’yi nasıl tanımladığınıza bağlı” cevabını verdi.
Çalışmanın ortak yazarı, Oregon Üniversitesi’nden sosyolog Hannah Waight, “İnsanlar genellikle yapay zekadan internetten tarafsız bir şekilde öğrenen bir şeymiş gibi bahsediyor. Oysa öyle değil; kurumlar ve iktidar tarafından çoktan şekillendirilmiş bilgi ortamlarından öğreniyor” dedi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

