Site icon Serbest Görüş

AKP tedirgin; süreç yasasında ‘siyasi fatura’ korkusu: “Ya kucağımızda patlarsa!”

TR724 HABER


İmralı süreci kapsamında hazırlanması beklenen ilk yasal düzenleme öncesinde AKP ve DEM Parti cephesinde rahatsızlık yaşandığı öne sürüldü. DEM Parti’nin düzenlemeyi dar kapsamlı bulduğu, AKP’de ise yasadan yararlanacak PKK’lıların tahliye sonrası vereceği görüntülerden endişe edildiği belirtildi. Kulislerde, düzenlemeden ilk aşamada 4 bin ila 6 bin kişinin yararlanabileceği konuşuluyor. AKP içinde düzenlemenin siyasi faturasının partiye çıkarılabileceği kaygısının öne çıktığı ifade ediliyor.

İmralı süreci kapsamında hazırlanacak ilk yasal düzenleme öncesinde hem AKP hem de DEM Parti içinde rahatsızlık yaşandığı öne sürüldü. Nefes yazarı Nuray Babacan’ın aktardığı kulis bilgilerine göre, DEM Parti düzenlemeyi “aşırı sınırlandırılmış” bulurken, AKP’de yasadan yararlanacak PKK’lıların tahliye sonrası kamuoyu önünde vereceği görüntülerin siyasi tepki yaratmasından endişe ediliyor. AKP içinde özellikle tahliye edilecek kişilerin yapabileceği açıklama ve gösterilerin parti tabanında rahatsızlık yaratabileceği değerlendiriliyor. Babacan, parti içinde şu yorumların yapıldığını aktardı: “‘Öcalan istedi, siz PKK’lıları bıraktınız.’ gibi bir kampanya bizi çok zora sokar. Siyasi açıdan çok yükü olacak. Doğru yönetmemiz gerekir. (…) Bu iş kucağımızda patlar mı korkusu yaşayan çok arkadaşlarımız var.”

En az 4 bin PKK’lı yararlanacak

Kulislerde konuşulan bilgilere göre düzenlemenin, adam öldürme gibi ağır suçlara karışanlar dışında cezaevinde bulunan ya da örgütün dağ kadrosunda yer alan PKK’lıları kapsaması bekleniyor. İlk aşamada yasadan yararlanabilecek kişi sayısının 4 bin ile 6 bin arasında olabileceği öne sürülüyor. Düzenlemenin yalnızca kendisini feshettiğini açıklayan PKK mensupları için uygulanmasının planlandığı belirtiliyor.

Kısmi af beklentisi oluştu

İmralı süreci boyunca şartlı tahliye ve denetimli serbestlik seçeneklerinin gündeme gelmesi, diğer hükümlüler arasında da kısmi af beklentisi yarattı. AKP’de, yalnızca PKK mensuplarına yönelik bir düzenlemenin “Terör suçlarından hükümlüler çıktı, diğer mahkûmlar cezaevinde kaldı.” eleştirisine yol açabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle ilerleyen aşamada düzenlemenin kapsamının genişletilmesi ihtimalinin de tartışıldığı belirtiliyor.

İlk yasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınabileceği ifade ediliyor. Olası bir iptal kararının ardından ekim ayında gündeme gelmesi beklenen ikinci düzenlemenin daha geniş bir grubu kapsayabileceği öne sürülüyor. Bu aşamaya geçilmesinde PKK’nın yaz aylarında atacağı adımlar ile süreci takip edecek izleme komitesinin değerlendirmesinin belirleyici olacağı belirtiliyor.

“Kandil’i neden göstermiyorlar?” eleştirisi

Süreçte iktidarın fazla temkinli davrandığını savunan siyasetçilerin de bulunduğu aktarılıyor. Bu isimler, gazetecilerin Kandil’e götürülerek örgütün kamplarının ne ölçüde boşaltıldığının ve kullanılamaz hale geldiğinin gösterilebileceğini savunuyor. Bu görüşü dile getirenler şu değerlendirmeyi yapıyor: “Samimi olsalar, Kandil’e gazeteci gönderip, aslında ne kadar boşaltıldığını ve işlevsiz olduğunu gösteren çekim yapabilirler.”

Rakka’da terör örgütü tarafından yapıldığı belirtilen kilometrelerce tünelin durumunun görüntülenmesi gibi önerilerin de gündeme geldiği ifade ediliyor.

AKP’deki çekincelere tepki

Bazı Kürt siyasetçilerin ise AKP içindeki çekincelerin süreci yavaşlattığını savunduğu belirtiliyor. Bu kesime göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ısrarı olmasaydı süreç bugünkü aşamaya ulaşamayacaktı. Kürt siyasetçilerin AKP’deki tereddütlere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptığı aktarıldı: “İktidarın gelinen bu noktaya rağmen tereddütleri var. Birkaç kariyeristin kaprisi uğruna böylesine önemli bir proje kurban edilmemeli. Bahçeli’nin ısrarı olmasa bugüne bile gelmezdi. ‘Bunun faturası bize çıkar ve reis bizi sorumlu tutar.’ diye geride duruyorlar. Sonuçta her şeye yarar ve fayda üzerinden bakıyorlar. Ülkenin 40 yıllık sorununu çözmek açısından bakmaları lazım.”

İktidar içindeki bazı isimlerin, sürecin siyasi faturasının kendilerine çıkarılmasından ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sorumlu tutulmaktan çekindiği öne sürülüyor.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version