Ahbap Derneği soruşturmasında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur dahil 9 kişi tutuklandı. Uğur’a “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltildi. Uğur, Ahbap’la herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve hesaplarına para girmediğini savundu. Avukat Ece Güner’in kardeşi Özgür Ömer Güner ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur’un da aralarında bulunduğu 10 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Yaklaşık üç saat süren savcılık ifadelerinin ardından Oğuzhan Uğur dahil 9 şüpheli tutuklama, bir şüpheli ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine gönderildi.
Hâkimlik, Oğuzhan Uğur, Ersin Gökgün, Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Suzan Düşküner Mintaş, Fatih Eke ve Emir Taşar’ın tutuklanmasına karar verdi. Avukat Ece Güner’in kardeşi Özgür Ömer Güner ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Oğuzhan Uğur’a “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltildiği belirtildi.
“Şirket veya şahsi hesaplarıma para girmedi”
Oğuzhan Uğur’un savcılık ifadesinin ayrıntıları da ortaya çıktı. Uğur, Ahbap Derneği veya Haluk Levent’le herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını savundu: “Ne dernekle ne de Haluk Levent ile herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi. Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir.”
Uğur, Haluk Levent’i 2018 yılında Onedio’da hazırladığı “PİNÇ” programı aracılığıyla tanıdığını, 2021 yılında sosyal medya yasasıyla ilgili bir programa davet ettiğini anlattı. Levent’le bir sonraki görüşmesinin 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından gerçekleştiğini belirten Uğur, Levent’in kendilerini yardım faaliyetlerini yerinde görmek üzere Hatay’a davet ettiğini söyledi.
“Ambulans uçakla Adana’ya gitmemizi sağladı”
Oğuzhan Uğur, deprem gecesi Haluk Levent’le telefonla görüştüklerini belirterek şu bilgileri verdi: “Kendisi, muhtemelen sosyal medyada aktif olduğumuzu gördü ve yardım faaliyetlerinin İstanbul’dan yürütülemeyeceğini, sıfır noktasına gidilerek durumun doğrudan Hatay’dan görülmesi gerektiğini söyledi. Gitme imkânımızın olmadığını kendisine söyledim. Devamında kendisi beni aradı ve ambulans uçakla Adana’ya gitmemizi sağladı.”
Adana’dan Hatay’a geçtiklerini anlatan Uğur, bölgede AFAD ve Ahbap gönüllüleriyle röportaj yaptıklarını ancak internet bağlantısı bulunmadığı için görüntüleri yayımlayamadıklarını söyledi. İstanbul’a döndükten sonra Babala TV stüdyolarında deprem yardımlarıyla ilgili yayınlar yaptıklarını kaydeden Uğur, hem Ahbap’ın hem de AFAD’ın hesap bilgilerini paylaştıklarını belirtti.
“Yurt dışından arayanları AFAD’a yönlendirdik”
Uğur, kendilerine ulaşan kişilerin yardım hesaplarını teyit etmek istediğini, bazı kişilerin özellikle Ahbap’a bağış yapmak istediğini söyledi. Yurt dışından arayanları ise para kaynağına ilişkin risk nedeniyle AFAD’a yönlendirdiklerini savundu: “Yurt dışından arayan ve yardım yapmak isteyen kişileri özellikle AFAD’a yönlendiriyorduk. Zira gönderilecek paraların yasa dışı olabileceği ihtimalini gözetiyorduk. Bu hususu dikkate alarak bu kişileri doğrudan AFAD’a yardım yapmaya teşvik ettik.”
Uğur, yalnızca Ahbap’a bağış yapılmasını teşvik ettikleri yönündeki iddiaları reddetti. Babala TV veya kendi kişisel hesapları üzerinden bağış toplamadıklarını belirterek bunun yasal olmadığını bildiklerini söyledi.
Gazeteci arkadaşları uyarmış!
Oğuzhan Uğur, deprem sürecinin ardından gazeteci arkadaşı T.H.K.’nin kendisini aradığını ve Haluk Levent’in hakkında bazı konuşmalar yaptığını söylediğini aktardı. Uğur, ifadesinde şunları söyledi: “Gazeteci arkadaşım T.H.K. beni aradı ve Haluk Levent’in benimle ilgili çeşitli konuşmalar yaptığını söyledi. Haluk Levent’in, benim kendisini muhalif gibi gösterdiğim yönünde bazı konuşmaları olmuş. Ancak aslında böyle bir durum olmadığını da beyan etmiş.”
Bunun üzerine Haluk Levent’e mesaj gönderdiğini anlatan Uğur, Levent’in konuyu yüz yüze konuşmak istediğini söylediğini belirtti. Uğur, daha sonra Levent’le iki kez telefonla görüştüğünü, görüşmelerden birinde Levent’in kendisine “Arkamdan kötü konuşuyormuşsun.” dediğini, diğer görüşmede ise çıkaracağı şarkı için destek istediğini anlattı.
“Belge olmadan üzerine gitmek mümkün değildi”
Uğur, gazeteci arkadaşı C.Ş.’nin de 27 Şubat 2023’te kendisini arayarak Haluk Levent hakkında şüpheleri bulunduğunu ve konuyu araştırmak için belge aradığını söylediğini aktardı. Haluk Levent’in o dönemde toplumda yardımsever ve “kahraman” olarak görüldüğünü belirten Uğur, somut bir belge olmadan iddiaların üzerine gitmenin mümkün olmadığını savundu: “O dönemde Haluk Levent, açıkçası yardımsever ve bir nevi ‘kahraman’ olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi.”
Uğur, Levent hakkında çeşitli söylentiler duyduğunu ancak kendisiyle ilgili konuşmaları öğrendikten sonra iletişimini kestiğini ifade etti. Bu anlaşmazlığın kişisel olduğunu savunan Uğur, Hatay’da Ahbap’ın sahada yardım çalışmaları yürüttüğünü gördüğü için Haluk Levent ile derneği birbirinden ayırdığını söyledi.
Oğuzhan Uğur, depremden sonra Hatay’a gitmesine rağmen Levent’le yakın bir çalışma içinde bulunmadığını, derneğin mali işlemlerinden haberdar olmadığını ileri sürdü: “Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim.”
Uğur, Ahbap Derneği’nin reklamının yapılması konusunda da kendisiyle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmediğini savundu.
Soruşturma sürüyor
Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma, deprem döneminde toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı, üçüncü kişiler üzerinden para transferleri yapıldığı ve derneğin mali kaynaklarının amacı dışında kullanıldığı iddiaları üzerine yürütülüyor. Soruşturmanın önceki aşamasında Haluk Levent, Ece Güner, Yeliz Kaya ve Zafer Yay’ın da aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklanmıştı. Son kararla birlikte dosya kapsamında tutuklananların sayısı arttı. Şüpheliler hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

