Site icon Serbest Görüş

Yurtta Sulh Konseyi Davası | Eski Kurmay Yarbay: “10 yıl oldu, balistik raporlar nerede?”

TR724 HABER


Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden görülen sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’ davasında savunma yapan eski Kurmay Yarbay Ertuğrul Terzi, “Hakkımda beraat istense de bu ölümler ve yaralamalar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Biz askerler potansiyel suçlu kabul edildik ama faillerin biz olmadığını tüm dünya biliyor. 10 yıl geçti, balistik raporlar hazırlanmadı veya gizlendi. Bu, suç ortaklığının üzerini örtmektir.” dedi.

38 kişilik sözde ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyesi oldukları iddiasıyla Genelkurmay Çatı Davası’nda yargılanan sanıklarla ilgili karar Yargıtay tarafından kısmen bozulmuştu. Konsey üyesi olmadıkları anlaşılınca 15 Temmuz’daki yaralamalara ilişkin suçlamada dosyaları ayrılan 14 sanıklı davada esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaların alınmasına başlandı. Gazeteci Müyesser Yıldız’ın aktardığına göre Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen ve savcının 10 sanığın beraatını talep ettiği davada, ilk olarak eski kurmay yarbay Ertuğrul Terzi savunma yaptı. Önceki heyetin siyasi baskılarla, delilsiz ve hukuksuz şekilde verdiği karar sonucunda sözde Yurtta Sulh Konseyi üyesi sayılıp öldürme ve yaralamalardan sorumlu tutulduklarını belirten Terzi, “Hakkımda beraat istense de bu ölümler ve yaralamalar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Biz askerler potansiyel suçlu kabul edildik, ama faillerin biz olmadığını tüm dünya biliyor. 10 yıl geçti, balistik raporlar hazırlanmadı veya gizlendi. Bu, suç ortaklığının üzerini örtmektir.” ifadelerini kullandı.

Hâlâ çıplak aramaya maruz bıraklıyorum

Beraatı istenen isimlerden olan Cumhurbaşkanlığı eski başyaveri Ali Yazıcı da savunma yaptı. Erdoğan’a bağlılığının sürdüğünü belirten Yazıcı, “Darbeden haberim olsa, engellerdim veya darbenin gereğini yapardım. Ne o geceden önce ne o gece ne de sonrasında kimseyi öldürmedim, öldürmek için emir vermedim. Ben atanmadım, bizzat sayın Cumhurbaşkanı tarafından seçildim. Suikast düşündüysem, Allah beni kahretsin. 2. Abdülhamid misali, etrafı dolmuş. (…) Devlet bütün acımasızlığıyla benim ve ailemin üzerine geldi. Suç şahsidir; eşime ve üç çocuğuma bu zulüm niye yapılıyor? (…) Konsey’den, uçan kuştan sorumlu tutuldum. Ben hala çıplak aranıyorum. Buraya gelip de kendisi ve ailesi çıplak aranmayan var mı? Psikolojik tedavi görüyordum, ‘bizim kurmay deli numarasıyla çıkmayı düşünüyor’ deyince tedavimi kestiler.” ifadelerini kullandı. 

Ali Yazıcı, Erdoğan’a suikast için Çiğli’ye gittiği suçlamasıyla ilgili olarak da konuştu. Buna göre Yazıcı’yı Çiğli’ye Saray gönderiyor: “Başdanışmanlar, danışmanlar, özel kalem, protokol müdürü beni Çiğli’ye yönlendirdi. Eski yarbay Emin Güven’le gittim. Beyin tümöründen öldü. Ölümünden 3 ay önce benden helallik isterken, ‘Seni Çiğli’ye götürmem gerekiyordu. Seni kontrol etmek için beni Zekai Aksakallı görevlendirdi. Saray’a da bağlantısı vardı. Beni çocuklarımla tehdit ettiler, tahliye sözü verdiler. Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi. Bu Emin Güven olayı araştırılsa, dehşet şeyler. Yeniden yargılama istiyorum. Patates hattan Gökhan Şahin Sönmezateş’le görüştüğüm söylendi. Hayır görüşmedim, halen de görüşmüyorum.”

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version