29.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, beşinci gün gösterimleri ve yan etkinlikleriyle tamamlandı. Festivalin yoğun akışının yanı sıra bugün sinemaseverleri kapanış heyecanı bekliyor. Festival, bugün saat 19.00’da gerçekleştirilecek ödül töreni ile sona erecek. Bu törende, Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) jüri üyeleri Omnia Adel, Nadia Meflah ve Ece Vitrinel’in değerlendirdiği Her Biri Ayrı Renk bölümünün kazananı duyurulacak ve FIPRESCI Ödülü sahibini bulacak. Ayrıca bugün saat 15.00’te Kült Kavaklıdere Sineması’nda yönetmen Yeşim Ustaoğlu ile bir Ustalık Sınıfı gerçekleştirilecek.
SINIRDA YAŞAMAK: ORTA DOĞU’DA KADIN, HAFIZA VE DİRENİŞ PANELİ
Festival kapsamında Kült Kavaklıdere Sineması’nda, Ankara Üniversitesi Araştırma Görevlisi Tuğçe Kutlu’nun moderatörlüğünde, yönetmenler Seemab Gul ve Gözde Kural’ın konuşmacı olarak katıldığı bir panel gerçekleştirildi. Oturumda, savaşın yalnızca cephede değil gündelik yaşamın her alanında hissedildiği, bundan en çok kadınların ve çocukların etkilendiği vurgulandı. Panelde kadınların sinema sektöründeki görünmez emeği, eğitim hakkına erişim, toplumsal eşitsizlikler ve hafızanın geleceği inşa etmedeki rolü üzerine dikkat çekildi. Konuşmacılar, umudun en zor koşullarda dahi varlığını koruyabildiğini ifade ederken, filmlerinde de bunu yansıtmaya çalıştıklarını, ayrıca kadınların gündelik yaşam içerisindeki direniş biçimlerinin çoğu zaman görünmez kalsa da toplumsal dönüşüm açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Özellikle savaş, göç, çocuk işçiliği ve kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsili üzerine yapılan değerlendirmeler, katılımcılar tarafından takip edildi.
RAHİBELER VATİKAN’A KARŞI GÖSTERİMİ VE SÖYLEŞİSİ
Günün etkinliklerinden biri de Rahibeler Vatikan’a Karşı filminin gösterimi oldu. Anlatısıyla öne çıkan belgesel film, içerdiği tetikleyici unsurlara rağmen izleyiciler tarafından takip edildi. Gösterimin ardından filmde yer alan rahibelerden birinin söyleşiye katılması ise salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Kadınların karşılaştıkları engellere rağmen dayanışma ve mücadeleyle nasıl ayakta kalabildiklerini gösteren bu buluşma, festivalin kadınların sesini görünür kılma misyonunun bir örneği olarak hafızalarda yer etti. Belgesel, yıllarca papazların taciz ve tecavüzüne maruz kalan rahibelerin yaşadıklarını konu alıyor. Yüzlerce vaka ve şikâyete rağmen uzun yıllar görmezden gelinen bu olaylar, film aracılığıyla kamuoyunun gündemine taşınırken mağdurların sesine de yer veriliyor. Gösterimin ardından düzenlene söyleşiye belgeselin yapımcısı Filippo Piscopo ile filmde yer alan rahibelerden biri olan Vida katıldı. Söyleşide belgeselin ortaya çıkış süreci ve çekim aşamaları hakkında bilgi verildi.
‘MAĞDURLARIN ADALET ARAYIŞI GÖZLER ÖNÜNE SERİLİYOR’
Filippo Piscopo, yaşanan olaylardan ilk kez bir gazete haberinde haberdar olduğunu belirterek, yönetmenliğini üstlenen eşi Lorena Luciano ile birlikte bu konuyu araştırmaya ve belgeselleştirmeye karar verdiklerini söyledi. Piscopo, çekim sürecine başlamadan önce yaklaşık iki yıl boyunca kapsamlı bir araştırma yürüttüklerini ifade etti. Söyleşiye katılan rahibelerden Vida ise Lorena Luciano ve Filippo Piscopo ile tanışıncaya kadar yaşadıkları hakkında kimseyle konuşamadığını dile getirdi. Uzun yıllar boyunca seslerini duyuramadıklarını belirten Vida, “Kimse bizi dinlemiyordu. Lorena ve Filippo ile tanıştıktan sonra hikâyemizi anlatma fırsatı bulduk” dedi. Belgesel, Katolik Kilisesi içinde yaşandığı öne sürülen cinsel istismar vakalarına dikkat çekerken, mağdurların adalet arayışını ve yaşadıkları sessizliği gözler önüne seriyor.
JANE CUMMİNG’İN EĞİTİMİ GÖSTERİMİ VE YAPIMCI NADİRA MURRAY SÖYLEŞİSİ
Günün bir diğer gösteriminde ise Jane Cumming’in Eğitimi filminin yapımcılarından Nadira Murray sinemaseverlerle buluştu. Nadira Murray, aslında filmin kendisine çekimlere başlamadan çok kısa bir süre önce geldiğini ve bu yüzden filmin son aşamalarında filme katıldığını söyledi. Senaryoda onun ilgisini çeken şeyin 3 farklı kadının, farklı hikayelere sahip olması olduğunu belirtti. Kadınların farklı geçmişlere sahip olsalar da farklı şekillerde davrandıklarını, aralarında yarı Hindistanlı bir karakterin de bulunduğunu ifade eden Murray, hepsinin ortak yönünün ise susmayı reddetmeleri ve bir şekilde konuşmak, adalet için daha çok haklarını savunmak istemeleri olduğunu vurguladı.
“KURU TAŞIN BAŞI” BELGESELİ YUSUFELİ’NDEKİ YIKIMI BEYAZ PERDEYE TAŞIDI
Türkiye sinemasından güncel üretimlerin yer aldıgı kuşakta ise Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın ortak imzasını taşıyan Kuru Taşın Başı belgeseli Kült Kavaklıdere Sineması’nda izleyiciyle buluştu. Baraj inşası nedeniyle sular altında kalacak olan Yusufeli’ndeki köyleri ve yerinden edilen insanların yaşadığı süreci işleyen filmin ardından, Dalım Mayadağlı moderatörlüğünde yönetmenlerle bir söyleşi yapıldı. Yönetmen Yeşim Ustaoğlu, bölgedeki durumu yerinde görmenin kendilerini etkilediğini ve belgesel kararı aldıklarını söylerken, Selen Heinz da özellikle köyün yarısının su altında kaldığı Göcek köyüne odaklandıklarını belirtti. Çekim sürecini iki kişilik bir ekip olarak yürüttüklerini ifade eden yönetmenler, bu durumun halkla bir güven ilişkisi yarattığını, bu sayede köylülerin zamanla kameranın varlığını unutarak dertlerini doğal bir şekilde anlattıklarını paylaştı. Sürecin kendilerinde bıraktığı etki sorulduğunda Yeşim Ustaoğlu, bölgeye her gidişlerinde öfke ve çaresizlik hissettiklerini, fiziksel yıkımın ötesinde toprağın taşıdığı kültürel ve ahlaki birikimin yok edildiğini ifade etti; mezarlıkların taşınması sürecini ise eleştirdi. Yönetmenler, kültürel belleğin silinişine tanıklık eden filmin yakın zamanda Artvin’de de gösterilmesinin planlandığını duyurdu.
FESTİVAL DÜN TÜM HIZIYLA DEVAM ETTİ
Cumartesi günü saat 11.00 seansında Karla ve Ulusal Belgesel ve Deneysel Seçkisi sinemaseverlerle buluştu. Saat 14.00 seansında ise Ulusal Kısa Kurmaca seçkisi ile Lorena Luciano’nun Rahibeler Vatikan’a karşı belgeseli perdedeydi. Film sonrası ekip katılımları ile söyleşi gerçekleştirildi. Aynı saatte eş zamanlı olarak Etimesgut CKM’de Tereddüt Film Gösterimi yapıldı ve ardından Hasan Nadir Derin moderatörlüğünde yönetmen Yeşim Ustaoğlu ile söyleşi gerçekleştirildi. Program, saat 16.30 seansında Seemab Gul’un Hayalet Okul ve Yulia Lokshina’nın Cennetin Yakınında filmleriyle devam etti. Gösterim sonrası yönetmenler seyircilerin sorularını yanıtladı. Saat 19.00 seansına gelindiğinde Lucia Murat’ın Yaşadığını Görmek Ne Güzel ve Sophie Heldman’ın Jane Cumming’in eğitimi filmleri izleyiciyle buluşurken, saat 19.30’da ise “Sınırda Yaşamak: Orta Doğu’da Kadın, Hafıza ve Direniş Paneli” gerçekleştirildi. Lucia Murat ve Jane Cumming’in Eğitimi filminin yapımcısı Nadira Murray gösterim sonrası izleyicilerleydi. Günün kapanış seansı olan 21.30’da ise Gözde Kural’ın Cinema Jazireh ve Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın Kuru Taşın Başı filmleri sinemaseverleri selamladı. Film sonrası yönetmenler ile söyleşi gerçekleştirildi.
KATILIMCILARI BUGÜN NELER BEKLİYOR?
Festivalde program bugün de devam ediyor. Pazar gününün açılışı saat 11.00 seansında Sessiz Dost ve Ulusal Kısa Kurmaca Seçkisi ile yapılacak. Saat 14.00 seansında ise Ulusal Belgesel ve Deneysel seçkisi ile Karla filmi yeniden izleyiciyle buluşacak. Öğleden sonra saat 15.00’te Kült Kavaklıdere Sineması’nda yönetmen Yeşim Ustaoğlu ile sinemaseverleri bir araya getirecek olan Ustalık Sınıfı (Masterclass) gerçekleştirilecek. Saat 16.30 seansında Hayalet Okul ve Cinema Jazireh filmleri beyaz perdede yerini alacak. Akşam saat 19.00 kuşağında Malaga Sokağı film gösteriminin hemen ardından festivalin Ödül Töreni düzenlenecek. Festival, saat 21.30 seansında Replika film gösterimi ve eş zamanlı olarak FIPRESCI ödülü kazananı filmin gösterilmesiyle tamamlanacak.
Sessiz Dost / Ildiko Enyedi FIPRESCI
Özel Gösterimi kapsamında Ankara prömiyeri yapılacak olan film, Macar yönetmen Ildiko Enyedi’nin imzasını taşıyor. Başrolüne bir ginkgo biloba ağacını yerleştirerek insan merkezli anlatıları tersyüz eden yapım, bu ağacın Almanya’daki bir botanik bahçesinde 1908, 1972 ve 2020 yıllarında üç farklı insanla kurduğu bağı konu alıyor. Usta oyuncu Tony Leung’un yer aldığı film, bilimsel ve spiritüel katmanlarıyla öne çıkıyor. Karla / Christina Tournatzés Christina Tournatzés’in yönettiği yapım, 1960’lar Almanyası’nda geçiyor. Aile içi istismara karşı iradesini ortaya koyan 12 yaşındaki bir kız çocuğunun adalet arayışını gerçekçi bir atmosferle beyaz perdeye taşıyor.
Hayalet Okul / Seemab Gul
Seemab Gul imzalı film, 10 yaşındaki bir kız çocuğunun eğitim hakkı için batıl inançlara ve yozlaşmış bir düzene karşı verdiği mücadeleyi odağına alıyor. Gösterim sonrası yönetmen Seemab Gul seyircilerin sorularına yanıt verecek. Cinema Jazireh / Gözde Kural Gözde Kural’ın yönettiği ve Karlovy Vary Film Festivali’nde Ekümenik Jüri ödülü kazanan yapım, Afganistan’daki trajedinin ortasında erkek kılığına girerek kayıp oğlunu arayan bir kadının hikayesini anlatıyor. Gösterim sonrası yönetmen Gözde Kural seyircilerin sorularını cevaplayacak.
Malaga Sokağı / Maryam Touzani
Faslı yönetmen Maryam Touzani imzalı film, bir kadının evini ve bağımsızlığını koruma çabasını mizahi bir dille beyaz perdeye aktarıyor.
Replika / Chouwa Liang
Chouwa Liang’ın yönettiği belgesel nitelikli yapım, Çinli kadınların yalnızlık ve toplumsal baskılar neticesinde yapay zekâ ile kurdukları romantik ilişkilerin duygusal haritasını çıkarıyor.
Ulusal Kısa Kurmaca Seçkisi
Türkiye sinemasından kadın yönetmenlerin güncel üretimlerini buluşturan bu bölümde; bir markette babasının baskısı altında kendi sesini arayan Zehra’nın hikayesini anlatan Aslı Bildirici imzalı Çürük, bir ayrılık sonrası şehirdeki var olma çabasını işleyen Selen Heinz yapımı Akışta, iki ressamın karşılaşmasını konu alan Ezgi Temel imzalı Çıkmaz Sokak, ilk regliyle tanışan Derin’in ön ergenlik dönemindeki buhranını odağına alan Çağla Demirbaş imzalı Oda Servisi, bir hemşirenin içsel hesaplaşmasını ele alan Deniz Koloş’un ödüllü filmi Ölüm Bizi Ayırana Dek ve bir sabah sessizliğindeki ikili bir diyaloga odaklanan Elit İşcan imzalı Uyuyamadım, Eve Gidiyorum filmleri yer alıyor. Gösterim sonrası film ekiplerinin katılımı ile söyleşi gerçekleşecek.
Ulusal Kısa Belgesel ve Deneysel Seçkisi
Bu kuşakta Türkiye sinemasından; Hatay’da üç kuşak kadın üzerinden kültürel belleği aktaran Sanem Karasalih imzalı Kök, parçalanmış bir hafızadaki gerilimi işleyen Ceylan Özgün Özçelik imzalı Ada, deprem sonrası çocukların dayanışmasına mercek tutan Sibel Karakurt imzalı Eskisi Gibi, bir ağaç üzerinden geçmişle bağ kuran Fatma Taşçı ve Hayrullah Ercik yapımı Dardağan ile Diyarbakır’daki kentsel dönüşümü hafıza üzerinden sorgulayan Aylin Kızıl imzalı Fotoğrafımızı Çekin belgeselleri yer alıyor. Gösterim sonrası film ekiplerinin katılımı ile söyleşi gerçekleşecek.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

