İstanbul’da düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Burada yeteneği, girişimcileri, sermayeyi ve doğrudan yabancı yatırımı çekmeye çalışıyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Parlamentonun onayından zaten geçmişti. Eğer bir üreticiyseniz ve Türkiye’de opere ediyorsanız kurumlar verginiz 12,5’e indirildi. Bu, en rekabetçi kurumlar vergisi oranlarından biri, dünyada yükselen piyasalarda en rekabetçi rakamlardan biri. Türkiye’ye gelin ve yatırım yapın” dedi.
3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğünde yapılıyor. Zirvenin ikinci gününün açılış etkinliğinde konuşan Bakan Şimşek, yaklaşık 3 yıldır uygulanan ekonomi programının temel hedeflerini anlattı. Şimşek, programın önceliklerinin fiyat istikrarını sağlamak, mali disiplini sürdürmek ve Türkiye’yi uzun vadede sürdürülebilir cari fazla verebilen bir ekonomik yapıya kavuşturmak olduğunu vurguladı.
Dezenflasyon sürecinin devam ettiğini vurgulayan Şimşek, enflasyonun öngördüklerinden biraz daha yavaş gerilediğini, bu süreçte çeşitli şoklarla karşılaştıklarını belirtti.
Şimşek’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘İSLAMİ FİNANS VARLIKLARI SIRALAMASINDA İLK 5’TE OLMAYI ÇOK İSTERİZ’
“Bildiğiniz üzere İslami finans, reel sektörle, reel ekonomiyle doğrudan ilişkili. İslami finansta her parasal finansal işlem, gerçek bir varlıkla güvence altına alınmış şekilde karşımıza çıkıyor. Bizim de ihtiyacımız olan şeylerden birisi bu. Yine aynı şekilde İslami finans yaklaşımında risk ve kazanç ilgili taraflarca paylaşılıyor. İslami finans varlıkları açısından da ölçeklendirmeyi daha iyi yapmamız gerekiyor. Burada sol tarafta İslami finans varlıklarını görüyorsunuz, nominal olarak ABD doları cinsinden 2000 yılından beri 48,5 kat artmış. Bu kötü bir performans değil, tam tersine çok etkileyici bir performans ve cesaretlendirici bir performans. Ancak küresel finans kurumları tarafından yönetilen küresel finansal varlıklara baktığımızda, 2000 yılından beri bunun 6 katına çıktığını görüyoruz. İslami finans olarak kat etmemiz gereken bir yol var. Bu da birçok ülke için önemli fırsatlar teşkil ediyor, Türkiye de bunlardan bir tanesi. İslami finans varlıklarına baktığımızda İran’ın bu anlamda önde geldiğini görüyoruz. Türkiye’nin ise 9’uncu sırada geldiğini görüyoruz. Bu sıralamada ilk 5’te olmayı çok isteriz.
”DÜNYADA YÜKSELEN PİYASALARDA EN REKABETÇİ KURUMLAR VERGİSİ BİZDE”
Ekonomimizi daha dirençli hale getirmek için neler yapabiliriz? Şunu unutmayalım, her zaman şoklar içinde olan bir dünya içinde yaşamaktayız. Her yerde çatışma ortamı var. Bu anlamda ekonomimizin dirençli olması ve çeşitli tamponlara sahip olması gerekiyor. Bu da İslami finansmana daha çok eğilmemiz gerektiğini bize gösteriyor. Değer zincirinde yukarı yönlü hareket için endüstriyel bir dönüşümden geçiyoruz. Yeşil ve dijital dönüşümü de hızlandırıyoruz aynı şekilde. Demiryolları gibi daha üretken alanlara odaklanıyoruz. Burada yeteneği, girişimcileri, sermayeyi ve doğrudan yabancı yatırımı çekmeye çalışıyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Parlamentonun onayından zaten geçmişti. Eğer bir üreticiyseniz ve Türkiye’de opere ediyorsanız kurumlar verginiz 12,5’e indirildi. Bu, en rekabetçi kurumlar vergisi oranlarından biri, dünyada yükselen piyasalarda en rekabetçi rakamlardan biri. Türkiye’ye gelin ve yatırım yapın.
”YÜZDE 100 VERGİ MUAFİYETİNİ YAYACAĞIZ”
Hizmet ihracatında yüzde 100’lük bir vergi muafiyeti var. Çünkü bizim hizmet alanında, servis alanında kaslarımız güçlü. Mesela medikal turizmde en üst sıralardayız. Yazılım, bilgisayar oyunları, medikal turizm, eğitim, mühendislik, tasarım ve danışmanlık alanlarında hizmet ihracatında yüzde 0 şu anda vergi. Şimdi eğitim ihracatında dünyada 6’ncı sıradayız, üniversite ihracatı, üniversite eğitimi ihracatı anlamında. 380 binden fazla global öğrenci, yabancı öğrenci Türkiye’de çalışıyor. Yüzde 0’lık bir kurumlar vergisi var transitte. Diyelim ki bir finansal merkez opere ediyorsunuz, yüzde 95’lik bir vergi muafiyeti söz konusu. Yakın zamanda İstanbul Finans Merkezi dolmuş olacak ve yüzde 100’lük vergi muafiyetini ülkenin geri kalanına da yaymış olacağız. Eğer transit ticaret yapıyorsanız burada bir ofisiniz olduğundan emin olun.
”İSLAMİ FİNANSI DESTEKLEME KONUSUNDA KARARLIYIZ”
Şimdi çok uluslu bir şirketsiniz diyelim, birkaç ülkede faaliyette bulunuyorsunuz. Eğer Türkiye’de, merkezinizi İstanbul Finans Merkezi’nde konuşlandırırsanız yüzde 100’lik bir kurumlar vergisi muafiyeti olacak ve asgari ücretin 6 katına kadar da sıfır vergi durumu söz konusu olacak. Gelir vergisi, kurumlar vergisi olmayacak. Singapur’la, Hollanda’yla, Hong Kong’la rekabet etmek istiyoruz. Bu yüzden Türkiye’yi en üst noktalara konumlandırmak istiyoruz. İslami finansı destekleme konusunda kararlıyız. Bu, daha dayanıklı bir Türk ekonomisi için kilit bir rol oynayacak”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

