Tamar Tanrıyar hakkında verilen gözaltı kararının ardından iktidar içindeki güç mücadelesi tartışmaları yeniden gündeme geldi. Tanrıyar’ın Berat Albayrak’ı hedef alan paylaşımı ile Sabah yazarı Dilek Güngör’ün Turkuaz Medya Grubu’na ilişkin sözleri, Akın Gürlek üzerinden yorumlandı. İktidar kulislerinde Berat Albayrak, Akın Gürlek, Hakan Fidan ve Bilal Erdoğan’ın “Erdoğan sonrası” tartışmasının merkezinde olduğu öne sürülüyor. Bu iddialara ilişkin Cumhurbaşkanlığı, AKP, Akın Gürlek ya da Albayrak cephesinden açıklama yapılmadı.
Tamar Tanrıyar hakkında verilen gözaltı kararının ardından, iktidar içindeki farklı güç odakları arasındaki gerilim yeniden tartışmaya açıldı. Tanrıyar’ın son paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ı hedef alması, gözaltı kararının siyasi arka planına ilişkin yorumları artırdı. Tanrıyar’ın daha önce AKP içinde bazı isimlerin koruması altında olduğu yönünde kulis iddiaları dile getirilirken, bu kez Albayrak’a yönelik sözlerinin ardından işlem yapılması dikkat çekti.
Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör de 15 Temmuz yaklaşırken yaptığı paylaşımda Turkuaz Medya Grubu’nun hedef alındığını savunarak, “Nedense, (…) Turkuaz Medya Grubu’nu hedef alıyorlar. O videoyu çektirenlerin boyu buraya yetmez” ifadelerini kullandı. Birgün’den Yaşar Aydın’ın bugünkü yazısına göre bu paylaşımın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik bir mesaj olduğu ve Tanrıyar’ın Albayrak’ı hedef alan sözleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ileri sürüldü.
İktidar kulislerinde son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası döneme ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı öne sürülüyor. Şamil Tayyar, Cem Küçük, Mücahit Birinci, Tamar Tanrıyar ve Dilek Güngör gibi isimlerin açıklamalarının, Erdoğan’ın ardından oluşabilecek siyasi dengelere ilişkin farklı arayışları yansıttığı iddia ediliyor.
AKP’nin 25’inci kuruluş yılı kapsamında düzenlenen törende Erdoğan için hazırlanan “Efsane büyük başkan” şarkısının seslendirilmesi de bu tartışmaların gölgesinde kaldı. Erdoğan’ın liderliği etrafında birlik mesajları verilirken, iktidar içindeki farklı odakların gelecek hesabı yaptığı öne sürüldü.
Kulislerde, tartışmanın yalnızca Erdoğan’ın yerine kimin geçeceğiyle sınırlı olmadığı belirtiliyor. Aile üyeleri ile devlet bürokrasisinde etkili isimler arasında siyasi ve idari alan paylaşımı mücadelesi yaşandığı iddia ediliyor. Bu çerçevede Berat Albayrak, Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Bilal Erdoğan’ın isimleri sık sık gündeme geliyor. Bakanlıklar, medya kuruluşları ve parti örgütleri üzerinden farklı güç merkezlerinin etkili olmaya çalıştığı ileri sürülüyor.
İddialara göre, iktidar içindeki tüm tarafların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi ağırlığına ihtiyacı sürüyor. Buna karşın aynı çevrelerin, Erdoğan sonrası dönemin dengelerini şimdiden kurmaya çalıştığı savunuluyor. Son günlerde geri alınan atamalar, açılıp kapatılan üniversiteler ve peş peşe gelen operasyonların da iktidar içinde farklı rahatsızlıklar yarattığı belirtiliyor. Bu gelişmeler karşısında Erdoğan’ın eleştirilmediği, ancak bazı çevrelerce yanlış yönlendirildiği ya da gelişmelerden haberdar olmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı ifade ediliyor.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da son mektubunda Erdoğan’a ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı: “Kendisi de gayet net farkındadır ki olası enkazdan ganimet kapmaya hazırlanan fırsatçılar, rant peşinde kırk takla atan şaklabanlar, yağcılıkta sınır tanımayan riyakarlar etrafına giderek daha fazla toplanmaya başladı.”
Kulislerdeki değerlendirmelere göre iktidar cephesindeki gerilim, farklı siyasi aktörler arasında daha görünür hâle geliyor. Buna karşılık CHP’deki mutlak butlan sürecinin ardından Özgür Özel’in, partinin seçilmiş genel başkanı olarak kamuoyunda mağduriyet ve direnç üzerinden destek kazandığı savunuluyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

