CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseleriyle ilgili dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Buna göre hisselerin kayyım eliyle Hazine’ye devredileceği öne sürüldü. İddianın, CHP’deki butlan tartışmaları ve olası kayyum süreciyle bağlantılı olduğu savunuldu. BirGün’den Fikri Sağlar’ın yazısında, “Şimdiki yaygın iddia ise; CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin kayyum eliyle Hazine’ye devredilmesi. Bu gibi işler, parlamenter sistemlerde olamaz. Ancak merhametli monarşide tevessül edilir. Demokrasi askıya alınıp, yargı da taraflı ve bağımlı olunca ülkenin tüm değerleri keyfi bir şekilde peşkeş çekilebilir.” denildi.
BirGün yazarı Fikri Sağlar, “Kayyım ve İş Bankası” başlıklı köşe yazısında CHP etrafında yürüyen tartışmaların, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kriz başlıklarını gölgelediğini yazdı. Sağlar, CHP’deki butlan sürecinin yalnızca parti içi bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini, İş Bankası’ndaki Atatürk hisseleri ve bazı büyük şirketlerle ilgili devir iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini öne sürdü.
Yazıda, Birleşik Arap Emirlikleri ve BlackRock üzerinden gündeme geldiği ileri sürülen Tüpraş, Yapı Kredi, İş Bankası ve Aselsan iddiaları da aktarıldı. Sağlar, CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin kayyım yoluyla Hazine’ye devredilmesinin konuşulduğunu belirterek, bu süreci “merhametli monarşi” ifadesiyle eleştirdi. İşte Fikri Sağlar’ın yazısından öne çıkan bölümler:
Kurban Bayramından bu yana AKP’nin oynadığı oyun nedeniyle, Türkiye’nin gündemini CHP dolduruyor. Medyada, “Hayat pahalılığından, açlıkla karşı karşıya kalan çocuklardan, üretemeyen çiftçinin sorunundan, ters kelepçeyle yerlerde sürüklenen öğretmenlerin haklı taleplerinden, bir günde öldürülen 3 kadından, dağılan ailelerin dramlarından, akran katillerinden ve yol ortasında ya da trafikte şiddete uğrayan sade yurttaşlardan velhasıl, “çıldırma noktasına gelmiş toplumun” bunalımından kimse bahsetmiyor.
Varsa yoksa CHP… “Fırsat bu fırsattır” diyen, “kendini paparazzi zanneden bir takım kifayetsiz muhterisler” ekranları, yapay magazin konularıyla dolduruyorlar. Çektikçe uzayan don lastiği gibi uydurdukları haberleri yayıyorlar. Onlara göre, “Yeni parti, CHP’yi bölen Kılıçdaroğlu, halkın desteklediği Özgür Özel,” gündemin ilk maddesini teşkil ediyor.
Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası… İktidar yetkilileri, geçen sene para bulmak için Körfez turuna çıktığında, BAE Emiri; “Nakit borç vermeyiz ama şirket satın alımı yaparız. Siz de bu dövizi kullanırsınız” demişti. BAE heyeti ile yapılan görüşmelerde, Araplar banka satın almak istediklerini iletmişler ve İş Bankası ile Yapı Kredi Bankası’nı istediklerini bildirmişlerdi.
Hatırlarsınız AKP, yeniden İş Bankası’nı ele geçirmek için harekete geçmişti, iddia o ki bu hamle BAE’nin talebi üzerine yapmış ama amacına ulaşamamıştı. Sebebi belliydi: “Banka sahiplerinin kimlikleri…” Çünkü Türkiye İş Bankası hisselerinin yüzde 28,09 oranındaki payı, bankanın kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Atatürk’ün vasiyeti gereği bu hisseler, CHP tarafından temsil edilir. Hisselerin kâr payıysa doğrudan, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na aktarılır.
İş Bankası hissedarları nedeniyle BAE, bankayı alamayacağını anlamış, bu kez iktidarın, Koç Holdinge bağlı Yapı Kredi Bankası’nın BAE tarafından alınması için Koç Grubu’na yoğun baskı yaptığı iddia edilmişti. BAE yetkilileriyle mecburen masaya oturan KOÇ yetkilileri, Bankaya bağımsız kuruluşlar tarafından 8.5 milyar dolar değer biçilmesine karşı çıktığı, dolayısıyla yüzde 61 hissesi karşılığında BAE’nin 5.5 milyar dolarlık teklifini kabul etmediği, kendilerine göre bankanın 14 milyar dolar değerinde olduğu ve buna göre, hissesi karşılığında 8.5 milyar dolar verilmesi talebinde bulunduğu iddiaları piyasada yer almıştı.
Birkaç ay önce, ABD’nin yönlendirmesiyle dünyanın en büyük fonu olan Blackrock fonunun yöneticilerinin Türkiye’ye davet edildiği ve Türk şirketlerinin satın alınması istendiği iddiaları basına yansıdı. Yayılan haberlere göre Blackrock CEO’su, “Tüpraş, T. İş Bankası, Aselsan ve bir-iki savunma sanayi şirketini istemiş…” Türk yetkilileriyse; “Aselsan falan tamam da Tüpraş ve İş Bankası için biraz zaman verin” cevabını vermişler.
CHP’deki Butlan gelişmesinin biraz erkene çekilmesinin sebeplerinden birinin de CHP’nin Atatürk adına yönettiği İş Bankası’ndaki hisselerinin olduğu iddia ediliyor. CHP, “göz yumar ve teşvik ederse hem yönettiği hisseleri hem de İş Bankası Munzam Sandığı hisselerinin Hazine’ye devredilebilmesi kolaylaşır” hesabı yapılıyor. Bu arada, Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası için Koç Grubu sıkıştırılıyor.
Şimdiki yaygın iddia ise; CHP’nin İş Bankası’ndaki hisselerinin kayyum eliyle Hazine’ye devredilmesi. Bu gibi işler, parlamenter sistemlerde olamaz. Ancak merhametli monarşide tevessül edilir. Demokrasi askıya alınıp, yargı da taraflı ve bağımlı olunca ülkenin tüm değerleri keyfi bir şekilde peşkeş çekilebilir.
Ancak bir şeyin farkında değiller, bu ülkede “Kuvayi Milliye” genleri taşıyan yurttaşlar “Vatanlarını” kolay kolay gericiliğe teslim etmezler. Ve bu sandık er ya da geç halkın önüne konacak. Ve bu ülkeye ihanet edenler yaptıklarının hesabını seçim sonrası, “yurttaşlara ve hukuk devletine” verecekler.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

