Manşetler hep CHP üzerine ama AKP de ‘durgun su’ değil. Erdoğan sonrasının kavgası başladı. Sabah grubu damadı Berat Albayrak’ı cilalıyor; bir köşeden de Bilal Erdoğan sahneye çıkıyor. Biri ‘denenmiş ve yıpranmış’, diğeri ‘denenmemiş ve taze’. Hısım mı hasım mı oldukları belli değil ama sürtüşme çoktan başladı. AKP’deki ‘koltuk’ kavgasının ateşi önümüzdeki günlerde daha da harlanacak… Erdoğan’dan sonrası tufan…
NECİP F. BAHADIR | YORUM
Berat Albayrak tekrar kafayı kaldırdı. Kardeşinin başındaki Sabah grubu ‘cilalama kampanyası’ başlattı. Gün geçmiyor ki fotoğraflı bir haberi yayınlanmasın… Rahmetli -siyasi anlamda söylüyorum- Kılıçdaroğlu haftalarca, “128 milyar nerede?” diye sormuş, tartışılmıştı. Afiş haline getirildi, parti binalarına asıldı. AYM bu ithamı ‘mesnetsiz suç’ saymış, güya Albayrak’ı aklamıştı.
Sonra ne oldu; fatura yine Hizmet’e kesildi! Cemaat’i olaya karıştırmasalar olmaz… Senaryoyu ‘F.TÖ yazmış’ CHP oynamış(mış)! Akla ziyan iddia… İnananı var mı? Ne yazık ki evet… AKP tabanı ne söylersen sorgulamadan ‘iman etmeye’ hazır. Bu gerçeği marifetmiş gibi itiraf eden Albayrak’ın kendisi…
Vaktiyle, “Sayın Cumhurbaşkanımız çıksa ‘Ben Ay’a dört şeritli yol yapacağım’ dese inanacak seçmenimiz var.” dediğini hatırlıyorsunuz değil mi? Uyuşturulmuş, tesir altına alınmış bir kitle…
Haşhaşilerden farkı var mı AKP tabanının?
Meğer, ‘şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler’ imiş… Berat Albayrak gözünü Erdoğan’dan sonrasına diktiğinden şüphe yok. Sadece CHP’de değil, AKP’de de parti içi kavga başladı. Dışarı pek yansımadığına bakmayın… Kılıçlar çoktan çekildi.
Damat Berat Albayrak, Erdoğan’ın kendisinden sonra düşündüğü projesiydi. Albayrak denendi ve kaybetti. Fazla havaya girdi. Sadece bakanlıkta değil özel hayatında da özensiz ve dikkatsizdi.
Bizi ne ilgilendirir? Doğru… Bizi hiç alakadar etmez ama kayınpederi için aynı şey söylenebilir mi? Kızının saadeti söz konusu… Albayrak, Merkez Bankası kararnamesine bozuldu, haber vermeden istifasını duyurdu. Hem de sosyal medyadan…
Erdoğan gibi bir lider ‘damat’ da olsa böyle bir hareketi affeder mi? Nitekim affetmedi.
Berat Albayrak aylar hatta yıllarca ‘kayıplara’ karıştı. Ortalıkta görünmedi. Eşinden boşandığı bile iddia edildi. Baba Sadık Albayrak devreye girdi. Erdoğan’a gitti, “Bizim oğlan bir hata yaptı… Affetseniz.” dedi.
Olumlu bir cevap alamadı: “Nasıl affedeyim… Benden habersiz istifa etti. Beni rezil etti…”
Zaman her şeyin ilacıdır denir ya… Acaba aradan geçen süre soğukluğu giderdi mi? Mümkün… İade-i itibar söz konusu olur mu? Çok zor. Pes etmeyeceği, şansını son ana kadar zorlayacağı da belli.
Sabah’ın ‘cilalama haber ve yorumlarında’ bu niyeti okumak olası. Ankara’nın hacıyatmazı Okan Müderrisoğlu öyle bir Berat Albayrak güzellemesi yapmış ki… Onun derdi Albayrak falan değil. Konumu ve ballı maaşı… O da biliyor Albayrak ekonomiyi yönetemedi, eline yüzüne bulaştırdı. Arkasındaki desteğe rağmen başarısız bir bakandı.
Diğer damat ne güne duruyor?
Döviz ve enflasyonun bir türlü dizginlenememesinin nedenlerinden biri onun ekonomi politikasıydı. AYM kararının falan bir hükmü yok. Çünkü devir AKP devri… Yargının AKP ve Saray’a rağmen karar vermesi mümkün mü? Aklanmış, paklanmış falan değil. Çürüyen sakıza dönüşen ‘F.TÖ’ söyleminin de etkisi ve müşterisi kalmadı. Toplum doydu. Kusmak üzere…
Albayrak’ın çabası boşuna… Pusuda bekleyen başka damat var. AKP illa bir damada kalacaksa Selçuk Bayraktar ne güne duruyor? Albayrak’a göre daha sempatik üstelik… Ve yıpranmamış biri. Hayır, ben yakıştırmış falan değilim. Aile boyu siyasete de karşıyım. Ne oğul ne damat… Başka adam kalmadı mı?
Erdoğan da alternatifsiz değil. Koltuğu boşalttığı an talibi çok çıkar. Bülent Arınç bile hazır… Evet, öteki damadın medya basınında kardeşi yok. Fakat ne gam… Bir işarete bakar… Yeşil ışık yakıldığı an AKP medyasının gözdesi oluverir. Kömürün altın olduğuna inanmaya hazır bir kitlesi de mevcut.
“Berat Albayrak da nereden çıktı?” diye soran ve merak edenler olacak… Ben icat etmiş değilim. Her yerde o. Mesaj ve görüşleri medyada geniş yankı bulan Şamil Tayyar gibi bir isim Berat Albayrak’ın adını ortaya attı.
İyilik mi yaptı, kötülük mü? Bilemem. Bir ‘fitne havası’ sezmiyor değilim! Tayyar gazeteci kökenli bir siyaset kurdu. Mesajının ne anlama geleceğini bilir. Hesabını ona göre yapar. Siyasette böyledir; siz gül atarsınız, o muhatabınıza taş olarak gider. Hem kardeşinin ‘cilalama yayınları’ da pek hayra alamet değil. Erdoğan sevmez böyle işleri… Kendisine dayatıldığını düşünür.
Veliaht olarak dönemez!
Şamil Tayyar bir tartışmanın fitilini ateşledi. Saha ve zemin de elverişliydi. Bürokraside yaşanan iktidar gruplarının AKP’nin altını oyduğuna dikkat çektikten sonra şöyle dedi Tayyar: “Seçim sürecine girerken iktidar açısından siyasi risk artıyor. Lafı uzatmayım. Cumhurbaşkanımızın yükünü alacak, siyaset ve bürokrasi ilişkisini rayına sokacak, gelecek kaygısı taşımayacak, toplumla yeni bir ahit yapacak güçlü ve güvenilir bir isme ihtiyaç var. Kişisel kanaatim, Berat Albayrak bu role en uygun olanıdır…”
Berat Albayrak’ın dönüşü konusunda çok haber ve yorum yazıldı, çizildi… Bugüne kadar gerçekleşmedi. Peki bundan sonra olur mu? İhtimaldir, sonuçta torunların babası. O kadar da uzak tutmaya gelmez. Olabilir ama kesinlikle ‘veliaht’ olarak dönüşü imkânsız gibi bir şey. O proje Erdoğan’ın elinde patladı. Şahsi kanaatim Albayrak bir daha geri dön(e)mez. O defter kapandı. O fasıl geçildi.
Ben Erdoğan’ın Tayyar’ın çıkışından da rahatsız olacağını düşünüyorum. “Senin gördüğünü ben görmüyor muyum?” der ve ukalalık kabul eder. Ciddiye alacağını da sanmıyorum.
Berat Albayrak yalnız değil tabii… Parti ve aile içinde lobisi var. Boş duracağını da sanmıyorum. Siyasetin mikrobunu aldı bir kere… İflah olmaz gayrı…
Türkiye 10 yıl daha Erdoğan’a muhtaçmış!
Adı daha önce yargıda rüşvet çetesinde geçen ve bu nedenle AKP’den ihraç edilen Mücahit Birinci’den itiraz gecikmedi. Hukuken partinin önüne kondu ama Birinci AKP’den kopmuş değil. Her ne kadar ihracından sonra ufak ufak partisine dönük eleştirileri olsa da bir zamanlar partisinin ekran yüzüydü.
Kolay silinmez, silinemez. Mücahit Birinci kartını doğrudan ‘Reis’e’ oynadı: “Türkiye’nin Sayın Cumhurbaşkanımıza 10 sene daha ihtiyacı vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu vazifeyi 10 sene daha kesintisiz, nizasız sürdürebilecek enerjiye ve kabiliyete sahiptir…”
Anlıyor musunuz liderlerin nasıl şımartıldığını? Buna ‘hayır’ diyebilecek bir Allah’ın kulu var mı? Birinci, ‘nefes aldığı sürece’ diyebilirdi. 10 yılla sınırladı ancak şu notu düşeyi ihmal etmedi: “Bu kendi kararı olacaktır…”
Yani ‘Erdoğan istediği kadar orada oturacak’ diyor… Veliaht olarak da damadı değil oğul Bilal Erdoğan kartını masaya sürdü: “Ardından gelecek kişi de Sayın Bilal Erdoğan olmalıdır. Bilal Bey’in Cumhurbaşkanımızın evladı olmanın ötesinde birçok üstün vasfı mevcuttur. En önemlisi de Bilal Erdoğan ‘denenmiş’ bir siyasi figür değildir. Bilal Bey ülkeye vizyonu ile yeni bir dinamizm katar…”
Tayyar veya bir başkası buna karşı çıkabilir mi?
Bilal Erdoğan zaten ‘veliaht prens’ gibi arz-ı endam etmekte… Rusya’ya gitti… Açık gizli bir dizi temaslarda bulundu. Almanya’da göründü. ‘Ne iş yaptığı’ sorusuna ayrıntılı cevap verdi. Gıda sektöründe yaptığı yatırımları anlattı.
Maşallah tuttuğu ‘altın’ olmuş. Aynı zamanda başarılı bir iş insanı… ‘Beyaz et’ operasyonunda bile parmağını arayanlar haksız mı? Bilal Erdoğan’ın gözünü babasının koltuğuna diktiğinin herkes farkında değil mi?
OdaTV bile ‘cilalama’ yaptı. Şu an tek rakibi Berat Albayrak… Eniştesinden birkaç adım önde… Sabah grubunun defansına rağmen…
Manşetler hep CHP üzerine… AKP de ‘durgun su’ değil. Erdoğan sonrasının kavgası başladı. Berat Albayrak ile Bilal Erdoğan karşı karşıya… Bunu sadece iki ismin mesajına bakarak söylemiyorum, öteden beri aralarında bir sürtüşmenin olduğundan haberdardım.
Hısım mı hasım mı oldukları belli değil? O kadar yani…
Siyasetsiz günlerin siyasi sancıları bunlar…
Ve gayet doğal. Hangi muktedir arkasında sorunsuz bir siyasi miras bırakmış ki… Erdoğan’dan sonrası tufan…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

