Site icon Serbest Görüş

Karlık Altın Madeni keşfinde inkâr edilen antik kentte eser bulundu: Antik kent gizlenmiş!


Balıkesir ili Balya ilçesi Karlık ve Söbücealan mahalleleri dolaylarında Limak Holding’e ait Altınordu Madencilik AŞ tarafından açılmak istenen Karlık AltınGümüş Madeni projesi’nin “ÇED olumlu” kararının iptali için açılan iki ayrı dava kapsamında, önceki gün keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Balıkesir Çevre Platformu üyeleri, Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği üyelerinin açtığı dava ile TEMA’nın ayrıca açtığı davanın keşfi birlikte yapıldı.

Balıkesir 2. İdare Mahkemesi hâkimi, keşfe davacıların beyanlarını alarak başladı. Tüm davacılar ÇED raporunu ve projeyi ciddi eleştiri yağmuruna tutarak ayrı ayrı beyanlarını sundu ve ÇED “olumlu kararının iptalini talep” etti.

MUHTARLAR SAVUNDU

Davacıların beyanından sonra Çevre Şehircilik Bakanlığı avukatı ve müdahil şirket avukatı davacıların iddialarını kabul etmeyerek davanın reddini talep ettiler. Bu arada Karlık ve Söbücealan köyleri muhtarları da söz alarak “Biz vatanseveriz, ülkemizin çıkarını savunuyoruz, bu maden ülkemizin yararınadır, çıkarılmasına razıyız. Bizim de çevre derneğimiz var, çevreci arkadaşları anlıyoruz ama ülke yararı daha önemlidir” dediler.

ÇED alanı içerisinde üç ayrı noktada dron uçurularak alanın kaydı alındı. Şantiye alanının koordinatları kaydedildi.

KAYDA ALINMADI

Davacıların “Söbücealan yerleşimi ve nekropolü” adlı 1. derece sit alanını görme talebine şirketin “Böyle bir alan yok, olmayan kenti mi göreceğiz?” diye kaçınmasına karşın davacıların ısrarı üzerine hâkim ve bilirkişi heyetinin sit alanının koordinatlarını istemesi sonucunda alana gidildi. Hiçbir kurtarma kazısı yapılmadığı anlaşılan alanda yapılan inceleme sonrasında alandan ayrılırken davacıların yerde antik dönem tuğlası bulması davacılar arasında heyecan yarattı. Tuğla bilirkişiye ve hâkime gösterildi ancak bilirkişi tuğlayı kayıt altına almadı ve “Nekropol için taş/kaya olması gerekir, bu bir anlama gelmez” dedi. Kendisine alanın yalnız nekropol değil, aynı zamanda yerleşim yeri olarak tescil edilmiş olduğu belirtildi.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version