Kadın sağlığı, üreme tıbbı ve geriatri dünyasında yankı uyandıracak kapsamlı bir klinik çalışmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Amerika Birleşik Devletleri merkezli saygın tıp otoritelerinden The Menopause Society (Menopoz Derneği) tarafından yayımlanan boylamsal araştırma, infertilite problemi ile erken menopoz arasındaki sinsi korelasyonu ilk kez somut verilerle tescilledi. 900’ü aşkın kadının tıbbi geçmişini inceleyen uzmanlar, kısırlık sorunu yaşayan kadınların akranlarına kıyasla çok daha genç yaşta üretkenlik evresini sonlandırdığını belgeledi.
UÇURUM VERİLERLE KANITLANDI: 40-45 YAŞ ARALIĞI ALARM VERİYOR
Klinik araştırmanın metodolojisi kapsamında, birincil infertilite (primer kısırlık) teşhisi konmuş 461 kadın ile benzer yaş gruplarında olan ve doğurganlık sorunu bulunmayan 530 kadının sağlık parametreleri karşılaştırıldı. Takip süreci boyunca doğal yollardan menopoz fazına geçen denekler incelendiğinde, kısırlık öyküsü bulunan kadınların biyolojik olarak ortalama bir yılı aşkın bir süre daha erken menopoza ulaştığı saptandı.
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından birini ise tıp literatüründe 40 ila 45 yaşları arasında gerçekleşen ve “erken menopoz” olarak tanımlanan kritik süreç oluşturdu. İnfertilite geçmişi olmayan kadınlarda erken menopoza girme oranı yüzde 3 seviyesinde kalırken, kısırlık tedavisi görmüş kadınlarda bu oranın yüzde 7,6’ya fırlayarak iki katından fazla bir uçurum yaratması jinekoloji dünyasında alarm verilmesine neden oldu.
EN BÜYÜK TEHLİKE ÇİKOLATA KİSTİ HASTALARINDA GÖRÜLÜYOR
Gerçekleştirilen spesifik tanı analizleri, kısırlığın arkasında yatan bazı alt kronik hastalıkların risk faktörünü daha da katladığını ortaya koydu. Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen endometriozis teşhisine sahip kadınların biyolojik saatlerinin çok daha hızlı ilerlediği saptandı.
Verilere göre endometriozis hastası kadınlar, hiçbir kısırlık problemi olmayan akranlarına kıyasla tam 2,75 yıl daha erken menopoza giriyor. Nedeni tıbbi olarak saptanamayan, literatürdeki adıyla “açıklanamayan infertilite” teşhisi konmuş kadınlarda ise bu sürenin yaklaşık 1,45 yıl daha erken gerçekleştiği tescillendi. Uzmanlar, bu durumun temelinde yatan en güçlü mekanizmanın, infertilite hastalarındaki genetik veya edinsel “azalmış yumurtalık rezervi” (ovarian reserve) olduğunu savunuyor. Yumurtalık hacmi ve kalitesi yapısal olarak düşük olan kadınlar, hem gebe kalmakta zorlanıyor hem de menopoz eşiğine çok daha hızlı adımlarla yaklaşıyor.
KALP VE KEMİK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA: TIBBİ TAKİP ZORUNLU
Mayo Clinic Kadın Sağlığı Merkezi Direktörü Dr. Stephanie Faubion, elde edilen sonuçların gözlemsel bir nitelik taşıdığını, dolayısıyla kısırlığın doğrudan erken menopoza “neden” olduğunu söylemek için erken olduğunu belirtmekle birlikte, bu sinsi bağın klinik takibinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Menopoza erken yaşta girilmesi, kadın vücudunu kardiyovasküler kalp hastalıkları, osteoporoz (kemik erimesi) ve Alzheimer benzeri nörokognitif (bilişsel) bozukluklara karşı koruyan östrojen kalkanının erken kalkması anlamına geliyor.
Tıp otoriteleri, geçmişinde kısırlık tedavisi görmüş veya primer infertilite teşhisi almış kadınların, çocuk sahibi olup olmamalarından bağımsız olarak, menopoz zamanlaması açısından jinekologlar tarafından ek izleme ve danışmanlık programlarına dahil edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Adet döngüleri erken yaşta düzensizleşen veya kesilen kadınların, uzun vadeli sistemik hastalıklardan korunması adına vakit kaybetmeden uzman hekim gözetiminde hormonal ve klinik check-up süreçlerini başlatmaları önemle tavsiye ediliyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

