Site icon Serbest Görüş

İmamoğlu: “İktidarlarını korumak için yaptıkları hukuksuzlukları ‘devlet aklı’ diye pazarlıyorlar”

TR724 HABER


Özgür Özel’in başında olduğu CHP’li grubun Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gençlere yönelik videolu mesajında iktidarın “devlet aklı” söylemini hedef aldı. İmamoğlu, 19 Mart 2025 ve 21 Mayıs 2026 süreçlerini “aynı darbenin aşamaları” olarak nitelendirdi. Devletin milletin aklı, vicdanı ve iradesiyle hareket etmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Devlet aklı diyerek milletimizin erdem, irfan ve kazanımlarını ters yüz eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Tek derdi iktidarını yargı eliyle, zor kullanarak korumak; bunu ‘devlet aklı’ diye halkımıza pazarlamak. (…) Bu devlet aklı değil, olsa olsa devletin ve milletin aklıyla dalga geçmeye cüret edenlerin akılsızlığıdır.” dedi. 

Geçtiğimiz yıl 23 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajda gençlere seslendi. İmamoğlu, “devlet aklı” tartışması üzerinden iktidarı eleştirerek, devletin kişisel iktidarın aracı haline getirilemeyeceğini söyledi. İmamoğlu, mesajında 19 Mart 2025 ve 21 Mayıs 2026 süreçlerini aynı siyasi müdahale zincirinin parçası olarak değerlendirdi. Yargının muhalefete karşı silah olarak kullanıldığını belirten İmamoğlu, amacın “demokratik muhalefeti yok etmek” olduğunu anlattı. İmamoğlu’nun paylaşımında şu ifadeler yer aldı: “Devlet, milletle mücadele etmeyi bırakıp milletin aklını, vicdanını ve iradesini kendi stratejik aklıyla buluşturmak zorunda. Çünkü demokrasimizin de güvenliğimizin de kalkınmamızın da toplumsal barışımızın da tek yolu budur. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun mücadelesidir.”

İmamoğlu’nun videolu mesajından bazı bölümler şöyle:

“Sevgili gençler, bugün size bir kişiye ait devlet aklı mı yoksa 86 milyon yurttaşımızın bu topraklardaki bin yıllık devlet geleneği mi, bunlardan bahsetmek istiyorum.

Devlet aklı diyerek milletimizin erdem, irfan ve kazanımlarını ters yüz eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Tek derdi iktidarını yargı eliyle, zor kullanarak korumak; bunu devlet aklı diye halkımıza pazarlamak. Böylece akılalmaz hukuksuzlukları topluma dayatmak. Bu senaryonun yazıldığı sarayda, bu pazarlamayı yapacaklara, operasyonları yöneteceklere roller dağıtılıyor. Kötü senaryolar kötü oyuncular içindir. Bu senaryoda hem devlete hem akla hakaret ediliyor. Devleti kendi kişisel iktidarına alet etmek isteyen biri; akıl diyerek milletin aklıyla dalga geçen bir iş birlikçi tertibi ve bu senaryonun kuklaları…

Bu devlet aklı değil, olsa olsa devletin ve milletin aklıyla dalga geçmeye cüret edenlerin akılsızlığıdır. Türkiye’nin bir devlet aklı var mıdır? Evet, vardır. Türk devletinin aklı, milletinin aklıyla ortaklaşınca anlam taşır. Devletin aklı ne zaman milletin aklından, halkın vicdanından, kamunun menfaatinden ve adaletten uzaklaşırsa orada akıl kendini inkar eder, araçsallaşır ve birilerinin hizmetine girer. Bugün yaşadığımız da budur.

Adalet mülkün temelidir, bu toprakların daima şiarı olmuştur. İşte gerçek devlet aklı budur. Devletin aklı adalettir. Adaleti yerle bir eden bir akıl, devlet aklı olamaz. Benim size anlatacaklarım, hürriyetinden mahrum bırakılmış bir siyasetçinin feryadı değil; bedeli ne olursa olsun milletin geleceğini ve devletin bekasını kendine dert etmekten vazgeçmeyecek kararlı bir yürüyüşün neferinin tarihi uyarısıdır. Çünkü infaz edilmek istenen devlet düzenimizdir. Tarihin ve aklın kürsüsünden yükselen tarihi bir uyarıdır benim yaptığım.

19 Mart da 21 Mayıs da aynı darbenin aşamalarıdır. Darbenin amacı demokratik muhalefeti yok etmek, ülkemizde millet egemenliğini, hür iradeyi, demokrasiyi ortadan kaldırmaktır. İşte milletimize yutturmaya çalıştığınız devlet aklı uydurmasının özeti budur. Sonucu ise yoksulluk, işsizlik, geleceksizlik, umutsuzluk ve mutsuzluk olmuştur. Bu rejimin kullandığı devlet aklı retoriği, beceriksizlik ile iç içe geçmiş kötülüğün perdesi olarak kurgulanmıştır.

Milletimiz artık çok iyi biliyor ki adalet olmayan yerde bereket de olmaz. Adaletsizliğinizle, hukuk tanımazlığınızla bu toprakların bereketini kuruttunuz. Ülkesinin bereketini kurutan, milletini perişan eden bir akıl devlet aklı olamaz. Meşruiyetini yurt dışında arayan hükümet devlet aklının yanından geçmez. Koltuk uğruna cumhuriyeti, demokrasiyi zedeleyen hükümet devlet aklı olmaz. Kendini ülkenin sahibi görenlerin güç zehirlenmesidir sizin devlet aklı diye pazarlamaya çalıştığınız.

Biz ise devlet geleneğimizi, cumhuriyeti, devletimizin ve birliğimizin gerçek aklını demokrasi, bağımsızlık, adalet ve kalkınma ile harmanlayan kadrolarız. Devletin bu akılsızlıktan kurtulması gerekiyor. Olmayan aklı ‘akıl’ diye yutturmayın. Devlet milletle mücadele etmeyi bırakıp milletin aklını, vicdanını ve iradesini kendi stratejik aklıyla buluşturmak zorunda. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun mücadelesidir.”

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version