Türk-İş’in Mayıs 2026 verilerine göre açlık sınırı 35,1 bin TL’ye, yoksulluk sınırı ise 114,5 bin TL’ye yükseldi. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti 45,5 bin TL olarak hesaplandı. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,70, yıllık yüzde 40,18 oldu. Son bir yılda açlık sınırı yaklaşık 10 bin TL, yoksulluk sınırı ise 33 bin TL arttı. Veriler, ücret artışlarının yaşam maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını ortaya koydu.
Mayıs 2025’te asgari ücret, açlık sınırının yaklaşık yüzde 88’ini karşılıyordu; Mayıs 2026’da bu oran yüzde 80’in altına geriledi. Yani bugünkü asgari ücretle gıda harcamanızın ancak yüzde 80’ini karşılayabiliyorsunuz. Bu tablo, asgari ücretteki artışa rağmen temel gıda harcamasının daha hızlı yükseldiğini ve ücretlinin alım gücünün bir yılda belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor. Yani asgari ücretin ‘açlık sınırını’ karşılama gücü de zaman içinde hızla eriyor…
Türk-İş’in Mayıs 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 35.174 TL’ye yükseldi. Gıda harcamasına kira, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık gibi temel giderlerin eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 114.576 TL olarak belirlendi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 45.488 TL’ye çıktı. Böylece mevcut asgari ücret ile temel yaşam maliyetleri arasındaki fark daha da büyüdü. Yoksulluk sınırının, net asgari ücretin dört katını aşması dikkat çekti.
Türk-İş verilerine göre mutfak enflasyonu mayısta aylık yüzde 1,70 oldu. Son 12 aylık artış yüzde 40,18, yıllık ortalama artış yüzde 40,58 olarak hesaplandı. Yılın ilk beş ayındaki artış oranı ise yüzde 16,69’a ulaştı. Nisan ayında 34.586 TL olan açlık sınırı mayısta yaklaşık 588 TL arttı. Yılın ilk beş ayında aile bütçesine yansıyan ek mutfak harcaması ise toplam 3.950 TL’ye çıktı.
Geçen yılın mayıs ayında açlık sınırı 25.092 TL, yoksulluk sınırı 81.733 TL seviyesindeydi. Buna göre açlık sınırı son bir yılda yaklaşık 10 bin TL artarken, yoksulluk sınırındaki artış 32 bin TL’yi geçti. Aynı dönemde dört kişilik ailenin toplam harcama gereksinimindeki artış oranı yüzde 40’ı aştı. Araştırmada, özellikle düşük gelirli ve sabit ücretli kesimlerin gıda harcamalarındaki yükselişten daha fazla etkilendiğine dikkat çekildi. Açıklamada, “Ücret artışlarının fiyat artışlarını karşılamakta yetersiz kalması çalışanların satın alma gücünün gerilemesine neden olmaktadır.” denildi.
Türk-İş ayrıca yalnızca gerçekleşen enflasyona göre yapılan ücret artışlarının yeterli olmadığını belirterek, çalışanların ve emeklilerin alım gücünü koruyacak daha geniş kapsamlı sosyal politikalar gerektiğini vurguladı.
Yaşam standartları hızla aşınıyor
Açlık ve yoksulluk sınırı verileri, hanelerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gereken minimum gelir düzeyini göstermesi açısından kritik önem taşıyor. Son bir yılda yaşanan artış, özellikle ücretli çalışanlar ve emekliler açısından geçim baskısının derinleştiğini ortaya koyuyor. Buradaki temel sorun yalnızca fiyatların yükselmesi değil; gelirlerin aynı hızda artmaması. Gıda gibi zorunlu harcamaların toplam bütçe içindeki payı büyüdükçe, düşük gelirli kesimlerin yaşam standardı daha hızlı aşınıyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

