Futbol dünyasının gözü kulağı 11 Haziran’da Kuzey Amerika kıtasında başlayacak olan tarihinin en geniş kapsamlı FIFA Dünya Kupası’na çevrilmişken, spor dünyasına yapay zekâ ve istatistik biliminin ortaklığından doğan dev bir veri analizi damga vurdu. Avusturya’daki Innsbruck Üniversitesi ile Almanya’daki Dortmund Teknik Üniversitesi (TU Dortmund) liderliğindeki uluslararası veri bilimcileri ekibi, hibrit bir makine öğrenmesi algoritması kullanarak kupanın şampiyonluk haritasını çıkardı.
Turnuvada yer alacak 48 takımın son 8 yıldaki tüm uluslararası maçlarını, oyuncuların güncel piyasa değerlerini, form grafiklerini ve küresel çaptaki 24 farklı büyük bahis şirketinin verilerini “Random Forest” (Rastgele Orman) adı verilen algoritma havuzuna bırakan araştırmacılar, kupayı tam 100 bin kez simüle etti. Ortaya çıkan bilimsel sonuçlar, futbolun sadece yeşil sahada değil, veri tabanlarında da büyük bir strateji savaşına dönüştüğünü kanıtlar nitelikte.
YAPAY ZEKA MİLYONLARCA VERİYİ ORTAK HAVUZDA İNCELEDİ
Bilim insanlarının şampiyonu belirlemek için kullandığı metodoloji, geleneksel tahmin yöntemlerinin çok ötesinde bir veri mühendisliğine dayanıyor. Araştırma ekibi, turnuvaya katılacak tüm ülkelerin son yıllarda oynadığı resmi ve hazırlık maçlarını, futbolcuların güncel form grafiklerini, sakatlık raporlarını ve küresel bahis şirketlerinin sunduğu dinamik oranları mercek altına aldı.
Elde edilen tüm bu parametreler, makine öğrenimi (machine learning) tabanlı özel bir algoritma ile simüle edildi. Geliştirilen sistemin çalışma prensibini açıklayan uzmanlar, algoritmanın sadece genel bir şampiyonluk tahmini yapmadığını, 48 takım arasında oynanması muhtemel olan tüm eşleşme kombinasyonlarını ve bu maçlarda atılacak olası gol sayılarını tek tek hesapladığını belirtti.
‘BOĞALAR’ ZİRVEDE YER ALDI
Geliştirilen yapay zekâ modelinin çıktısına göre, 2026 Dünya Kupası’nı müzesine götürme olasılığı en yüksek takım yüzde 14.5 ile İspanya oldu. Son Avrupa Şampiyonası’ndaki dominant oyununu matematiksel formüllere de yansıtan “Matadorlar”, turnuvanın bir numaralı favorisi konumunda. İspanya’yı, her turnuvanın doğal ancak bir o kadar da şanssız favorisi olan İngiltere takip ediyor. Algoritma, İngilizlerin şampiyonluk ihtimalini yüzde 12.4 olarak hesaplarken, hemen arkasından aynı oranla (yüzde 12.4) Fransa geliyor. Fransa’yı Almanya yüzde 11.2 ile dördüncü sırada takip etti. Algoritmanın oluşturduğu genel başarı sıralamasında bu ülkelerin ardından sırasıyla Portekiz, son şampiyon Arjantin, Hollanda, Brezilya, Belçika ve Norveç geliyor.
A MİLLİLER VERİ DUVARINA ÇARPTI: “BİZİM ÇOCUKLAR”IN ŞANSI YÜZDE KAÇ?
48 takımlı yeni turnuva formatında boy gösterecek olan “Bizim Çocuklar”, yapay zekâ modelinde ne yazık ki elit favoriler basamağında yer almıyor. Algoritmanın kadro değeri istatistikleri ve tarihsel istikrar puanlamalarına göre Türkiye’nin kupayı kazanma ihtimali yüzde 1.1 olarak hesaplandı.
Yapay zekâ algoritmasının Türkiye analizi incelendiğinde, millilerimizin en güçlü kasının bireysel oyuncu reytingleri ve Avrupa liglerinde oynayan genç yıldızların pazar değerleri olduğu görülüyor. Ancak kâğıt üzerindeki model; savunma hattındaki tarihsel gol yeme projeksiyonları ve deplasman/nötr saha istikrarsızlıkları nedeniyle Türkiye’nin çeyrek final ve sonrasına giden yolunu “yüksek riskli patika” olarak adlandırıyor. Bilim insanlarına göre millilerimizin öncelikli hedefi olan gruptan çıkma olasılığı %58 ile kuvvetli bir ihtimal olarak öne çıkarken, son 16 turundan itibaren karşılaşılacak muhtemel rakipler (İspanya, Fransa veya İngiltere gibi devler) yolumuzu daraltıyor.
İSTATİSTİK BİLİMİNİN SINIRLARI: YÜZDE 80 SÜRPRİZ İHTİMALİ
Yapay zekanın sunduğu bu net favori tablosuna karşılık, istatistik uzmanları futboldaki sürpriz faktörünün ve topun yuvarlak oluşunun yarattığı matematiksel gerçeği de hatırlatıyor. Dortmund Teknik Üniversitesi’nden çalışmanın ortak yazarı Profesör Andreas Groll, turnuva formatlarındaki olasılık hesaplarının doğası gereği sıkı bir dengede ilerlediğini vurguladı.
Groll, “Matematiksel olarak en büyük favorinin turnuvayı kazanma olasılığı bile yüzde 20’yi geçmez. Bu durum, saf bir istatistik mantığıyla bakıldığında, geri kalan diğer takımlardan birinin kupayı kaldırma ihtimalinin yüzde 80 olduğunu gösterir” diyerek futbolun öngörülemez yapısına dikkat çekti. İstatistikçiler için asıl başarının tam isabet şampiyonu bilmekten ziyade, turnuvada yarı final ve final gibi ileri aşamalara geçeceğini öngördükleri takımların genel ortalamadaki başarı grafiğini doğru tahmin etmek olduğu belirtiliyor. Küresel futbol kamuoyunun büyük bir heyecanla beklediği 11 Haziran’daki açılış düdüğünün ardından, yapay zekanın yeşil sahalardaki bu matematiksel öngörülerinin ne ölçüde gerçeğe dönüşeceği tüm dünya tarafından canlı olarak izlenecek.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

