Almanya merkezli Commerzbank, yüksek enflasyon ortamında para politikasının gevşetilmesinin Türk lirası üzerinde yeni baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Bankanın araştırma notunda, bir hafta vadeli repo ihalelerine dönülmesi halinde fiili fonlama maliyetinin yüzde 40’tan yüzde 37 olan politika faizine yaklaşacağı belirtildi. Bu adımın doğrudan faiz indirimi olmasa da piyasaya gevşeme sinyali vereceği değerlendirmesi yapıldı. Commerzbank, bu durumda TL’de oynaklığın artabileceğini ve daha sert bir değer kaybı yaşanabileceğini vurguladı.
Commerzbank ne demek istiyor?
Enflasyon hâlâ yüzde 30’un üzerinde seyrederken Merkez Bankası’nın faizi indirmese bile bankalara daha ucuz para vermeye başlaması, piyasada “gevşeme başladı” algısı yaratır ve TL’nin değer kaybetmesine yol açar. Bu durumda ithal ürünler pahalanır, enflasyonla mücadelede elde edilen sınırlı kazanımlar tersine döner. Banka, yangın tam olarak sönmeden yani enflasyonun kontrol altına alınmadan musluğu açmanın ya da açma sinyali vermenin bile riskli olduğunu söylüyor. Kısacası sadece “Faize dokunmayın” demiyor; “Faize dokunmasanız bile piyasayı rahatlatacak dolaylı adımlardan kaçının, yoksa kur şoku kaçınılmaz olur!” uyarısı yapıyor.
Commerzbank Research analisti Tatha Ghose imzalı değerlendirmede, Türkiye’de enflasyon görünümünün para politikasında gevşemeyi destekleyecek düzeyde olmadığı belirtildi. Banka, enflasyondaki geçici yavaşlamanın kalıcı bir iyileşme olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Notta, petrol ve emtia fiyatlarındaki gerilemenin haziran ayında enflasyonu aşağı çekebileceği, ancak bu etkinin sonraki aylarda aynı ölçüde sürmesinin zor olduğu ifade edildi. Manşet enflasyonun yüzde 30’un üzerinde kalacağı, temel fiyat baskılarının ise güçlü seyrini koruyacağı öngörüldü.
Commerzbank’ın uyarısının merkezinde, Merkez Bankası’nın fonlama politikası yer aldı. TCMB’nin bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönmesi halinde bankaların ağırlıklı fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizinden yüzde 37 olan politika faizine yaklaşacağına dikkat çekildi. Bu nedenle rapor, tartışmanın yalnızca politika faizinde resmi bir indirim yapılıp yapılmayacağıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Fiili fonlama maliyetinin düşürülmesi de piyasalarda parasal gevşeme olarak algılanabilir.
Merkez Bankası, haziran ayındaki son toplantısında politika faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini ise yüzde 40’ta sabit tuttu. Mayıs ayında yıllık enflasyon yüzde 32,61’e yükselirken, Merkez Bankası “enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma” yaşanması halinde para politikasının daha da sıkılaştırılacağını açıklamıştı.
Commerzbank ise enflasyonun halen yüksek, beklentilerin kırılgan ve dış koşulların belirsiz olduğu bir dönemde gevşeme yönünde atılacak adımların TL’ye olan güveni zayıflatabileceği görüşünde. Bankanın uyarısı, “faiz indirimi” kadar fonlama maliyetinin hangi seviyeden yürütüleceğinin de kur açısından kritik olduğunu gösterdi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

