Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkemenin verdiği ‘mutlak butlan’ kararının ardından başlayan kriz gündemdeki yerini korurken, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, ana muhalefet partisinde yaşanan hukuki ve siyasi tıkanıklığa dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
‘KAOS ORTAMI ORTADAN KALKMALI’
Konuya ilişkin hukuki görüşlerini ilk olarak 26 Mayıs tarihinde kamuoyuyla paylaştığını hatırlatan Arınç, o dönemde de Yargıtay’a büyük bir görev düştüğünü belirttiğini ifade etti. Yaşanan belirsizliğin ülkeye fayda sağlamadığının altını çizen Arınç, yüksek mahkemenin hukuka ve hakkaniyete uygun bir kararı gecikmeden vermesi ve mevcut kaos ortamının bir an önce ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki çağrısını yineledi.
CHP için çıkan mutlak butlan kararı hakkındaki görüşlerimi alıntıladığım şekilde 26 Mayıs tarihinde paylaşmış; Yargıtay’a düşen görevin, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi olduğunu ve kaos ortamının ortadan kalkması gerektiğini ifade etmiştim.
MHP Genel… https://t.co/WzSJcd20HO
— Bülent Arınç (@bulent_arinc) June 3, 2026
BAHÇELİ VE BAKIRHAN’IN ÇIKIŞLARINA DESTEK
Siyasetin farklı kutuplarından gelen ortak sese dikkat çeken Bülent Arınç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın TBMM grup toplantılarındaki mesajlarını yakından takip ettiğini belirtti. Her iki liderin de Yargıtay’ın ivedilikle karar vermesi gerektiği yönündeki görüşlerini haklı bulan Arınç, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Bahçeli ana muhalefet partisinin içinde olduğu durumun Türk siyaseti ve demokrasisi açısından; Sayın Bakırhan da mevcut durumun terörsüz Türkiye süreci açısından barındırdığı riskleri merkeze alarak Yargıtay’ın ivedilikle karar vererek bu kaos ortamına son vermesi gerektiğini ifade ediyorlar. Bu yaklaşımı oldukça yerinde ve sağlıklı buluyorum.”
‘TÜRKIYE’NİN İTIBARI ZARAR GÖRÜYOR’
Açıklamasının son bölümünde krizin uluslararası boyutuna ve devlet ciddiyetine yansımasına değinen Arınç, Yargıtay’ı göreve çağırdı. Arınç, “Türkiye’nin ana muhalefet partisinin içinde bulunduğu bu durumun Türk siyasetine ve Türkiye’nin itibarına zarar vereceğini düşünüyor ve Yargıtay’ın bu konunun hassasiyetini göz önüne alarak konuyu bir an önce çözüme kavuşturması gerektiği çağrımı bir kez daha yineliyorum” dedi.
Kaynak: ANKA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

