Site icon Serbest Görüş

16 Yıllık Cinayet Davasında Sil Baştan: Düğümü Ulusal Kriminal Büro mu Çözecek?

16 Yıllık Cinayet Davasında Sil Baştan: Düğümü Ulusal Kriminal Büro mu Çözecek?


Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanıklardan turizmci Ahmet Bayer’in oğlu Hakan Bayer katıldı. Diğer sanıklardan iş insanı Ahmet Bayer’in rahatsızlığı nedeniyle hastanede bulunması, oğlu Volkan Bayer’in ise babasına hastanede refakat etmesi nedeniyle mazeret bildirdiği öğrenildi. Eksik hususların giderilemediğini belirten avukatların beyanları ve tarafların açıklamalarının ardından mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için yeni ara kararlar aldı.

‘SADECE ADİL YARGILAMA İSTİYORUM’

Duruşmada söz alan Aslı Baş’ın babası Mehmet Yavuz Baş, yıllardır adalet arayışı içinde olduklarını belirterek, “16 senedir mağduruz. Ekonomik gücü olanın bizim mahkememizi engellediği ortada. İlk savcı cinayet işlendiği zaman, kendisinin olay yeri incelemesi üzerine gittiğimde yanında sekreteri olduğu halde bana ‘git jandarmaya, davacı değilim de’ dedi. Bir savcı bunu der mi? Ben sizden sadece adil bir yargı istiyorum” dedi.

‘ÖLÜMÜYLE ALAKAM YOKTUR’

Duruşmaya katılan sanık Hakan Bayer ise suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “16 senedir sürüyor mahkeme. Karşıda acılı bir aile var, acılarını paylaşıyorum. Aslı ile dostluğumuz vardı, o acıyı biz de yaşadık. Sevdiğim bir arkadaşımdı. Onun ölümüyle uzaktan yakından alakam yoktur” ifadelerini kullandı.

MAHKEME KORİDORUNDA TANSİYON YÜKSELDİ

Mahkeme heyetinin ara kararını açıklamasından önce Bayer ailesi ile Aslı Baş’ın avukatları ve kadın hakları savunucuları arasında sözlü tartışma yaşandı. Adliye koridorlarında yaşanan gerginlik polis ekiplerinin müdahalesi ile yatıştırıldı.

SİLİNEN MESAJ BİLMECESİ

Duruşma çıkışında açıklamalarda bulunan Aslı Baş’ın ailesinin avukatı İbrahim Ataş, cep telefonundaki silinmiş mesajların geri getirilmesine yönelik incelemelerde eksiklik bulunduğunu öne sürdü. Ataş, “Mahkemenin göndermiş olduğu müzekkerede, bu mesajın ortaya çıkartılmasına ilişkin açık ifadeler yazılmasına rağmen, ne hikmetse anlamadığımız nedenlerden ötürü bilirkişiden gelen raporda bu hususa hiç değinilmediği açık. Mahkeme heyetine bu durumu ilettik. Türkiye’de bu verileri geri getirecek teknoloji var, ortalama zekaya sahip herkesin internetten bulabileceği kurumlar mevcut. Ama resmi bilirkişilerimiz bu konuda nedense dosya içerisinde bir açıklama veya beyanda bulunmuyor. Biz dosyanın yeniden bilirkişi heyetine gönderilmesini istedik. Üstelik söz konusu mesaj kaydının alıcısı, cinayet zanlısı. Eğer bu mesaj basit, öylesine bir mesaj olsaydı, silinmesi bir yana karşı tarafa zaten gitmişti ve bir örneği onda vardı. O zaman karşı taraf cep telefonunu sunar, ‘Bakın o mesaj bu, içeriğinde de bir şey yok’ derdi. Ancak şimdiye kadar bırakın telefonu sunmayı, buna ilişkin bir açıklama dahi yapmadılar” dedi.

‘NEDEN SAKLIYORLAR BU DELİLLERİ?’

Mehmet Yavuz Baş ise açıklamasında, “12 sene süren bir mahkeme sürecinde delillerin, eksiklerin bulunmayışı, 2 senelik bir Yargıtay süresinde ortaya çıkarılıyor. 12 senede çıkarılamayan eksikliklerin 3 ayda nasıl çıktı? Bu yargılamayı, dosyayı inceleyen insan değil mi? Mahkemedeki yargıtaylar veyahut da hakim ve savcılar insan da Yargıtay’dakiler robot mu? Onlar buluyor da bunlar niye çıkarmıyorlar ortaya? Neden saklıyor bu delilleri, karartıyor? Ne suçu var da karartıyor? Sonunda inkar ediyor” ifadelerini kullandı.

ULUSAL KRİMİNAL BÜRO DEVREYE GİRECEK

Mahkeme heyeti, daha önce farklı kurumlar tarafından hazırlanan raporlara rağmen sonuç alınamayan cep telefonu incelemesi için bu kez Ulusal Kriminal Büro’ya yazı yazılarak, telefondaki silinmiş mesajların geri getirilmesine yönelik teknik inceleme yapılıp yapılamayacağının sorulmasına hükmetti. Kurumdan olumlu yanıt gelmesi halinde bilirkişi raporunun duruşma günü beklenmeden dosyaya kazandırılacağı belirtildi. Mahkeme, eksik hususların tamamlanabilmesi ve adli tatil sürecinin de dikkate alınması nedeniyle davayı 27 Ekim 2026 günü saat 10.30’a erteledi.

Kaynak: İHA

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version