FOTOĞRAF: ENSAR NUR
AİHM’nin en üst mercii olan Büyük Daire’nin dün açıkladığı ‘Şaban Yasak/Türkiye’ kararı kamuoyunda büyük yankı buldu. Büyük Daire, kararında AİHS’nin 3. maddesi (kötü muamele yasağı) ve 7. maddesi (kanunsuz suç ve ceza olmaz) ihlallerini tespit ederek, 2. Daire’nin 27 Ağustos 2024 tarihli oybirliğiyle verdiği “İhlal yoktur” kararını açıkça bozdu ve düzeltti. Madde 7 ihlali 11’e karşı 6 oyla, madde 3 ihlali 9’a karşı 8 oy ile alındı.
Hukukçuların tamamına göre bu ‘muhteşem’ bir karar ve Türkiye’deki güncel yargılamalar bu karar sonrası çöp olmuş durumda…
Peki bu kararda Büyük Daire ne diyor?
Büyük Daire, F.TÖ üyeliği suçlamalarındaki mahkûmiyetleri daha önce görülmemiş netlikte hukuka aykırı buldu. Yalçınkaya’yı bile geride bırakan bu karar, KHK’lıların hem Strazburg’daki davaları hem de Türkiye’deki hukuki mücadeleleri için çok güçlü bir dayanak olacak.
AİHM, Türk yargısının F.TÖ üyeliği suçlamasında tanık beyanları, eski yasal faaliyetler ve irtibat delillerini yeterli bulmadığını, sanığın bireysel suç fiili ve kastının (suç işleme iradesinin) somut olarak kanıtlanmadığını belirterek “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi. Ayrıca cezaevi koşullarını “insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele” olarak niteleyerek bu yönden de Türkiye aleyhine ihlal tespit etti.
Kısaca Büyük Daire, Yüksel Yalçınkaya kararını güçlendirerek “Sadece ilişkiyle (irtibat ve iltisakla) suç olmaz!” prensibini bir kez daha netleştirdi.
Anayasa Hukukçuları Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Yanık, dün bu konuyla ilgili kısa bir paylaşım yaptı. KHK’lılara seslenen Yanık, “Kıymetli KHK’lılar! Bugünkü AİHM Büyük Daire (Şaban Yasak) kararı Yüksel Yalçınkaya kararından bile daha iyi ve ileri bir karar. Bu muhteşem karar bütün KHK’lı mağdur ve mazlumlar için hayırlı olsun. Karar o kadar sağlam ve net ki, düşünün müzmin muhalif üye (Türkiye hakimi Saadet Yüksel’i kast ediyor) bile muhalefet şerhinde ‘Konu 7. madde kapsamında değil 6. madde kapsamında değerlendirilmeliydi’ diyebilmiş.” ifadelerini kullandı. Yanık’a göre ‘hukuken tartışma bitti, bundan sonrasi hukuki ve siyasi uygulama aşaması.’
‘Şaban Yasak’ kararının yine Türkiye’nin mahkum edildiği ‘Yüksel Yalçınkaya’ kararından daha ileri bir karar olduğu bütün hukukçular tarafından tespit ediliyor.
Avukat Emre Turkut da konuyla ilgili paylaşımında, “Kararı şu an okurken kısaca şunu vurgulamak isterim: Yasak kararında bulunan ihlaller Yalçınkaya’da ortaya konulan prensipleri en geniş şekilde yorumlayabilmek açısından olumlu manada çok belirleyici olacak.” ifadelerini kullanıyor.
Peki bütün bunlar ne anlama geliyor?
Şaban Yasak kararında Büyük Daire, daha önceki Daire’nin “İhlal yok!” kararını bozdu. Sanığın örgüt üyeliği suçlamasıyla mahkûmiyetinde bireysel cezai sorumluluğun (kast/mens rea) yeterince kurulmadığını, kanunilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edildiğini tespit etti (Madde 7 ihlali). Ayrıca cezaevi koşulları nedeniyle Madde 3 (kötü muamele yasağı) ihlali de bulundu.
Yüksel Yalçınkaya’da ByLock’un tek başına delil olamayacağı ve otomatik mahkûmiyetin hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştı. Yasak kararı bunu daha da güçlendiriyor ve terör örgütü üyeliği gibi suçlamalarda “bireysel fiil + kast” şartını netleştiriyor. KHK’lılar açısından özellikle önemli, çünkü birçok KHK’lı benzer gerekçelerle (örgüt üyeliği iddiası, tanık beyanları, HTS kayıtları vs.) hem idari ihraç hem de ceza yargılaması yaşadı.
Dolayısıyla ‘Şaban Yasak’ kararı binlerce KHK’lıyı ve benzer F.TÖ davalarını doğrudan etkileyecek. Strazburg’daki benzer başvurular için çok güçlü bir emsal oluşturacak. Mağdurlar lehine yeni bir kapı açıldı. Bu karar Türkiye’deki yargılamalarda ve yeniden yargılama taleplerinde kullanılabilecek.
Murat Yanık’ın da üzerinde durduğu gibi karar o kadar sağlam ki, Türkiye aleyhine neredeyse bütün kararlarda ‘muhalif’ şerhi koyan Türk hakim Saadet Yüksel bile ‘ihlali’ kabul ediyor… Sadece “Bu ihlal 7. madde (kanunsuz ceza) değil, 6. madde (adil yargılanma) üzerinden değerlendirilmeliydi” diyor. Yani Saadet Yüksel bile ihlalin varlığını tartışmıyor, sadece hangi maddeden incelenmesi gerektiğini söylüyor. Bu, kararın ne kadar ikna edici ve sağlam olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin kendi hakimi bile “İhlal var!” demek zorunda kalmış…
Peki Saadet Yüksel neden 7 değil de 6’yı işaret ediyor?
Madde 7 ne diyor?
AİHS Madde 7 ‘suç ve cezanın kanuniliği’ ilkesini koruyor. “Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.”
Buna göre kanun önceden net, erişilebilir ve öngörülebilir olmalı. Ceza ancak bireysel fiil + kişisel kast (mens rea) varsa verilebilir. Sadece ilişki/irtibat nedeniyle suçluluk kabul edilmez.
Hukukçulara göre bu çok daha köklü ve sistematik bir ihlal…
Madde 6 ise adil yargılanma hakkıyla ilgili… “Herkes davasının … makul bir sürede, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından … adil bir şekilde görülmesini isteme hakkına sahiptir. “Bir suç itham edilen herkes suçu ispat edilene kadar masum sayılır.”
Bu madde ise usul hukuku ile ilgili… Savunma hakkı, delillerin adil değerlendirilmesi, makul süre, masumiyet karinesi vs. Yargılama adil mi yürütüldü, deliller yeterince mi incelendi, savunma hakkı kısıtlandı mı gibi konuları kapsıyor…
Kısaca Madde 7, “Bu eylem suç bile sayılmamalıydı, kanun bu şekilde yorumlanamaz!” derken; Madde 6 ise “Belki ortada bir suç var ama mahkeme bunu adil bir şekilde, yeterli delille ve bireysel kastı ispat ederek yapmadı.” diyor…
Bu vurgu karar açısından neden çok önemli?
İhlalin 7. maddeden (kanunsuz suç ve ceza olmaz) verilmesi, mağdurlar için 6. maddeye (adil yargılanma) göre çok daha güçlü ve avantajlı. Madde 7 maddi hukuk ihlalini ortaya koyuyor. Mahkemelerin “irtibat, iltisak = üyelik” diyerek geniş ve öngörülemez yorum yaptığını, sanığın bireysel suç fiili + kastının (manevi unsur) yeterince ispat etmeden mahkûmiyet verdiğini söylüyor. Yani “Bu mahkûmiyet baştan hukuka aykırı, suç bile doğru tanımlanmamış.” diyor AİHM…
Madde 6 olsaydı sadece usul sorunu kayda geçecekti. Türkiye yargısı, “Usulü düzeltiriz ama suçlama yerinde!” diyebilir ve iş kolayca geçiştirilebilirdi. Ancak şu anda kaçacak yerleri kalmadı!
Neden Yalçınkaya kararından daha geniş?
Uzmanlara göre AİHM’nin Madde 7 ihlali Yalçınkaya kararını güçlendiriyor ve hatta daha da ileri taşıyor. Türkiye’deki mahkemeler “örgüt üyeliği” suçunu genişletici ve öngörülemez yorumlamış; bireysel kast ve fiil yeterince kurulmamış. Bu, binlerce KHK’lı ve benzer davadaki “irtibat = üyelik” mantığını kökünden sarsıyor. Yeniden yargılama, beraat veya tazminat taleplerinde çok daha güçlü dayanak oluyor.
Yüksel Yalçınkaya kararı neydi?
Büyük Daire 2023’te ByLock + Bank Asya + sendika gibi “irtibat delilleri”yle örgüt üyeliği mahkûmiyetini inceledi ve Madde 7 ihlali (kanunsuz ceza olmaz) tespit etti. Bu da önemli bir karardı…
Yasak kararı ne getirdi?
Şaban Yasak davasında delil seti Yalçınkaya’dan daha geniş: İtirafçı tanık beyanları, hiyerarşik konum (mahrem yapı iddiası), eski yasal faaliyetler (2011-2014 arası), kod isim vs.
Buna rağmen Büyük Daire 11’e 6 oyla Madde 7 ihlali buldu. Yani “Deliller daha fazla olsa bile, bireysel kast ve somut fiil yeterince kurulmadıysa mahkûmiyet kanunsuzdur.” dedi. Şaban Yasak kararı, Yalçınkaya prensiplerini sadece ByLock’a özgü olmaktan çıkarıyor. Artık her türlü delil kombinasyonu (tanık, HTS, banka, sendika, hiyerarşi, kod isim, eski faaliyetler vb.) için aynı katı standart uygulanabilir hale geliyor. Türk mahkemeleri veya AİHM’de “Bu Yalçınkaya’ya uymuyor, çünkü deliller farklı!” diye itiraz etmek çok zorlaşıyor. Hukukçular artık Yalçınkaya + Yasak ikilisini birlikte göstererek, daha geniş ve daha cesur savunma stratejileri kurabilecek.
Bu karar, 150 binden fazla KHK’lı ve F.TÖ yargılamasını doğrudan etkiliyor. Yeniden yargılama taleplerinde, beraat/tahliye başvurularında, tazminat davalarında, yeni Strazburg başvurularında kullanılabilir.
Yasak Kararı, Yalçınkaya’yı “dar yorum” tehlikesinden kurtarıp geniş ve lehe bir içtihat haline getiriyor. Yasak, Yalçınkaya’nın güçlendirilmiş ve genişletilmiş versiyonu diyebiliriz.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

