Site icon Serbest Görüş

Murat Karayalçın’dan “yeni parti” çıkışı: “Tasfiye işareti olursa düşünülmeli”

TR724 HABER


Eski SHP Genel Başkanı ve eski bakan Murat Karayalçın, CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan sürece ilişkin Gazete Oksijen’e konuştu. Karayalçın, CHP’nin “en uygun zamanda” değil, “en kısa zamanda” kurultaya gitmesi gerektiğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki tavrının kendisini üzdüğünü belirten Karayalçın, olası tasfiye sürecine karşı yeni parti seçeneğini gündeme getirdi. Karayalçın, “Ama bir tasfiye olursa, bir tasfiye işareti alınırsa o zaman yeni bir parti düşünülmeli.” dedi.

CHP geleneğinin önemli isimlerinden, eski SHP Genel Başkanı ve eski bakan Murat Karayalçın, CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazete Oksijen’e konuşan Karayalçın, partinin bütünlüğünün korunması gerektiğini vurguladı ve CHP’nin bu süreci aşmasının yolunun en kısa zamanda kurultaya gitmek olduğunu söyledi. Karayalçın, CHP yöneticileri ve partililere çağrıda bulunarak, “Parti yöneticilerimiz, partililerimiz partinin bütünlüğünü sağlayacak açıklamalara kulak vermelidir.” dedi.

Sokaktan gelen mesajın dikkate alınması gerektiğini belirten Karayalçın, CHP Genel Merkezi ile TBMM arasındaki yürüyüşe dikkat çekti: “O eylemlerin içinde olmalı, sokağın sesini dinlemelidirler. Pazar günü genel merkezle TBMM arasında 7-8 kilometre mesafede olağanüstü bir yürüyüş gerçekleşti. Ankaralılar müthiş bir mesaj verdiler. Örgütün ve parti yöneticilerinin ne yapması gerektiğini o sokaktaki eylemleriyle, sloganlarıyla, tavırlarıyla, gösterdikleri sevgiyle ortaya koydular. Parti yöneticilerimizin ve partililerimizin sokağı dinlemesi lazım, bu mesajı alması lazım.”

Kılıçdaroğlu’na ulaşamıyorum

Murat Karayalçın, süreçte Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istediğini ancak kendisine ulaşamadığını belirtti. “Pazar günü kendisiyle bir görüşme girişiminde bulundum ama maalesef olmadı.” diyen Karayalçın, şu ifadeleri kullandı: “21 Mayıs’ta butlan kararının çıkmasından da önce çok sayıda partili bana ‘İkisiyle de görüş’ diye telkinde bulunmuştu. Ben 22 Mayıs Cuma akşamı oldukça geç bir saatte önce Genel Başkanımız Özgür Özel’le görüştüm. Bana bu tür telkinlerin yapıldığını söyledim. ‘Bir devreye girmek isterim, katkıda bulunmak isterim siz ve Kemal Bey de uygun görürseniz’ dedim. Özgür Bey ‘Eski genel başkanımızsınız, çok katkınız olur diye düşünüyorum’ yanıtını verdi. Ben Sayın Kılıçdaroğlu ile pazartesi günü konuşmayı düşünüyordum. Fakat Pazar sabahı erken kalktım, televizyonu açtım ve birdenbire o dehşet manzaraları gördüm. Tanımadığım bir takım insanlar partinin önünde sağa sola saldırıyorlar, partinin demirlerini, bahçe kapısını sarsıyorlar. Onun üzerine Sayın Kılıçdaroğlu ile hemen konuşmam gerekir diye düşündüm. Kendisini aradım hep aradığım numaradan ama maalesef ulaşamadım.”

Kılıçdaroğlu’na ulaşması halinde CHP’nin en kısa zamanda kurultaya gitmesi gerektiğini söyleyeceğini belirten Karayalçın, “mutlak butlan” kararını kabul edilebilir bulmadığını ifade etti. Karayalçın, Türkiye’de siyasetçilerin Yüksek Seçim Kurulu’nun verdiği mazbatalarla siyaset yaptığını belirterek, adli yargının seçim yargısını devre dışı bıraktığını savundu.

En uygun değil, en kısa zamanda olmalı

Karayalçın, bu konudaki değerlendirmesini şöyle aktardı: “Çözüm olarak şunu söyleyecektim: CHP’de kurultay için en uygun zaman tartışması yaşanıyor birkaç gündür. Sayın Kılıçdaroğlu’na yakın olanlar ‘en uygun zaman’ diyorlar. Ben dahil kimi arkadaşlarımız da ‘en uygun zamanda değil, en kısa zamanda olmalı’ diyoruz. Çünkü bu mutlak butlan kararı kabul edilebilir bir karar değil. Ben bunun anayasaya aykırı olduğu kanısındayım. Türkiye’de ne kadar siyasetçi tanıyorsanız, hepimiz Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verdiği mazbatayla siyaset yaptık. Bizim mazbatalarımızı YSK verdi. Türkiye seçim hukuku konusunda çok başarı sağlamış bir ülke, bütün olumsuzluklara rağmen. Ama maalesef YSK devre dışı bırakıldı. Adli yargı seçim yargısını ekarte etti.”

Karayalçın, kararın resmi niteliği nedeniyle uyulacağını ancak hukuki ve siyasi açıdan yanlış olduğunu belirtti: “O yüzden de bu kabul edilebilir, geçerli bir şey değil. Tabii resmi bir karar. Onun için uyacağız, uyuluyor. Zaten Sayın Özgür Özel de davalar açarak, itiraz ederek ve grup başkanı seçilerek bu resmi kararın sonuçlarını da kabul ettiğini gösterdi. Ama bu haksız, yanlış bir karar. Bunu aşabilmemizin yolu bizim en kısa zamanda kurultaya gitmemizdir. Başka bir şey olamaz. Biz birkaç hakimin kararıyla allak bullak olacak bir parti değiliz. Hem siyasi partiler yasasına göre hem kendi tüzüğümüze göre bizde yönetim değişikliklerinin nasıl olacağı bellidir.”

CHP Genel Merkezi çevresinde yaşananlara da tepki gösteren Karayalçın, sürecin demokrasiyle bağdaşmadığını söyledi. Karayalçın, “Şu yapılanların zaten demokrasinin gerekleriyle bağdaşan hiçbir yönü yok. Nasıl CHP’nin kurultayı birkaç hakimin kararıyla değişiyor?” diye konuştu.

Karayalçın, genel merkez çevresindeki müdahalelere ilişkin şunları söyledi: “Böyle bir adalet olur mu? Böyle bir haksızlık olur mu? Günah değil mi? Ayrıca sen hadi bunu yapacaksın. İki gün bekle kardeşim. Ne oluyor bu plastik mermiler, göz yaşı bombaları, demirlerin kesilmesi. AFAD ekipleri geldi, polis ekipleri geldi. Ne oluyor? Türkiye’nin ana muhalefet partisine yazık değil mi?”

Bir tasfiye işareti olursa yeni parti düşünülmeli

Karayalçın, “Kemal Bey’in bütün bu süreçte aldığı tavır, özellikle son günlerdeki tavrı sizi şaşırtıyor mu?” sorusuna ise “Üzüyor, öyle söyleyeyim.” yanıtını verdi. CHP’de kurultay sürecinin nasıl işletileceğine ilişkin tartışmalara da değinen Karayalçın, sıfırdan başlayacak bir kurultay sürecinin parti içinde tasfiye sonucuna yol açabileceğini belirtti. Karayalçın, parti bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Burada kurultay için en uygun zaman tartışmasına geliyoruz. Eğer parti meclisi sıfırdan başlayan bir kurultay süreci işletme kararı alırsa, ilçe, mahalle delegeleri tespit edilecek, ilçe kongreleri, il kongreleri, kurultay vesaire… Bu bir tasfiye sürecini de beraberinde getirebilir. Parti birliğini sarsan sonuçları da beraberinde getirebilir… Böyle bir noktaya gelinmeden partinin birliği, bütünlüğü mutlaka korunmalıdır. CHP adı mutlaka korunmalıdır.”

Yeni parti tartışmalarına da değinen Karayalçın, CHP’nin tarihsel önemine dikkat çekti. Karayalçın, CHP’nin korunması gerektiğini belirterek, ancak tasfiye işareti alınması halinde yeni bir parti seçeneğinin düşünülmesi gerektiğini söyledi: “Şimdi şöyle görüşler de çıkıyor, ‘CHP’nin zaten bagajı var kardeşim. Bu bagajdan kurtulalım.’ Evet, bagaj da var ama bir de CHP gerçekliği var. Ben bunu yaşamış birisiyim. Ta Osmanlı döneminden bu yana gelen bir damarın siyasetçileriyiz. Onun için CHP’yi kapatmak olmaz. Doğru değil. Ama çok zorda kalırsak tabii ayrı bir yapılanmaya gidilebilir. Aksi takdirde biz partiyi korumalıyız. Parti bütünlüğü önemli. Bizim kırmızı çizgimiz olmalı. Ama bir tasfiye olursa, bir tasfiye işareti alınırsa o zaman yeni bir parti düşünülmeli.”

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version