İBB davasının 32’nci celsesi, tutuklu sanıklardan Ahmet Güldü’nün savunmasıyla başladı. Dünkü duruşma, mahkeme heyeti ile avukatlar arasında yaşanan tartışmanın ardından ertelenmişti. Bugünkü celsede söz alan Ekrem İmamoğlu, sanıkların beyana dayalı olarak tutuklu tutulduğunu belirterek, “Bu insanlar tutuksuz yargılansın.” dedi. İmamoğlu, “Bu ülkeye bu zulüm çektirilemez.” sözleriyle mahkeme heyetine tepki gösterdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada 32’nci celse başladı. Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 kişinin yargılandığı davada, 77 sanığın tutukluluğu devam ediyor. Davanın 31’inci celsesi dün görülmüş, sanık avukatlarıyla mahkeme heyeti arasında yaşanan tartışmanın ardından heyet salondan ayrılmış ve duruşma bugüne ertelenmişti. Bugünkü duruşma, tutuklu sanıklardan Ahmet Güldü’nün savunmasıyla başladı. Kuzey İstanbul şirketinde ofisboy olarak çalıştığını söyleyen Güldü, bankadan para çekme ve yatırma işlemlerini kendi inisiyatifiyle değil, verilen talimatlarla yaptığını belirtti. Güldü, “Cebeci maden sahasıyla ilgili bir görevim yoktur.” dedi. Kendisine verilen vekaletin aleyhine kullanıldığını söyleyen Güldü, “Tarafıma verilen vekaletin cımbızlanarak aleyhime kullanılacağı aklıma gelmedi.” ifadelerini kullandı.
Güldü, cezaevindeki koşullarına da dikkat çekerek, “70 kişiyle aynı yerde kalıyorum. Hepsi de uyuşturucudan içeride. Ben ne yapmışım da devlet beni bu insanlarla yatırıyor.” dedi. Ailesinin yaşadığı zorlukları anlatan Güldü, “Seneye üniversite sınavına girecek evladım ‘İstersen okulu bırakırım’ diyor. Eşim buraya gelebilmek için gündelik işe gidiyor. Ben böyle bir aile reisi olmadım hiçbir zaman. Beni bu duruma düşürenleri Allah’a havale ediyorum.” diyerek tahliyesini talep etti.
Güldü’nün savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, tutukluluk kararlarına tepki gösterdi. İmamoğlu şunları söyledi:
- Burada insanlar sadece beyanla tutuklu. 1 gün değil 15 gün değil aylarca. Bizim canımızın yanmasını sizin anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Savunmasını yapıyor insanlar beyana göre. Geçenlerde birisi tutuklanıyor muhalif medya eleştiriyor. Yandaş medya savunacağınıza suçsuzluğunu ispat etsin diyor. Kurallar mı değişti dünyaya! Bu insanlığa sığmaz. Ahmet Güldü kardeşime bakıyorum tanımıyorum ama örgüt üyesi. Ve diyorlar anlat kendini savun. Çıktı bir şeyler anlattı belge yok bilgi yok. Ali Kurt burada belgeleriyle savunma yaptı. Ceyhun bey brifing verdi. Ne oldu, beyan geçerli oldu! Bu insanlar beyanla tutuluyor. Şoförler aylarca yattı, 8 ay yattı. Bu 8 gün değil Allah aşkına.
- Bunları yaşayıp biz bunları ifade etmeyecek miyiz? 110 milyar kamu zararı deniliyor, bu nasıl uydurulur ya? Bu genç arkadaş ofis boy diyorlar ne diyebilir burada. Gerçekten içim yanıyor. Bu insanlar tutuksuz yargılansın diyorum. Israrla söylüyorum ben istemiyorum. Bu insanlara tutuksuz yargılama vermelisiniz bakın vermelisiniz. Yüce Türk yargısına yüzde 80 güvenmiyor artık. Anketler diyor bunu. Bir tekme de ben vurayım diyemezsiniz. Bu görevi yapmanız için en büyük sorumluluğu hisseden benim. Bu sözlerim size katkı sunmak içindir. Iraz neyi anlatamadı sayın başkan, Allah aşkına. Aykut Erdoğdu yatarı bile olmayan suçtan neden tutuluyor. Siyasi olduğu için mi? Benim 2 belediye başkanım neyi anlatamadı size? Allah aşkına bu ülkeye bu zulüm çektirilemez. Bu ülkede bu insanlar yoksulsa bu mahkeme kararları nedeniyledir.
Firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun “örgüt yöneticisi” olduğuna yönelik iddianın çöktüğünü savunan İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
- Bakınız benim, çevremdekilere ana avrat söven, küfreden bir gazeteye, Akit gazetesine 5 milyon 700 bin lira yatıran bu şirket, 2024. Listesine bakın, göreceksiniz orada. Orada Halk TV yok, Sözcü yok, efendime söyleyeyim BirGün gazetesi yok, Cumhuriyet gazetesi yok ama Akit gazetesi var. 5 milyon 700 bin lira. Daha çok şey anlatacağım zaten, bu bir tanesi, bu bir tanesi. Şimdi ana avrat söven, aileleri yerle bir eden bir kuruma bu şirket para yollamış. Ben görüyorum burada, şimdi görüyorum. Listeden ben değil, yani iddia makamının koyduğu listede ben bunu görüyorum. Bunu Ahmet Güldü’nün bilme şansı var mı, nereden bilsin? Nereden bilsin? Peki, ben biliyor muyum? Bilmiyorum.
- Başka şeyler de biliyorum şimdi, tek tek bunları soracağız, sorgulayacağız, öğreneceğiz. Sayın Başkan, soruma geçmeden çok önemli bir hususun daha altını çizeyim; çünkü sorum bununla ilişkili. Âdem Soytekin çıktı dedi ki: ‘Önüme bir şablon kondu ve ben o şablonun altına imza attım. O şablonda da örgüt tarifleniyor. O şablonu koyan da şu savcıyla şu savcı vardı, önüme bunları koydu ben oraya imza attım’ dedi. Bakın örgütün tarifi var. ‘Ben böyle bir cümle ne kurdum ne de biliyorum’ dedi burada sizin huzurunuzda söyledi. Sayın Başkan, burada örgüt yöneticisi… Şablonda örgüt yöneticisi, çöktü. Ertan denen kişi örgüt yöneticisi; çöktü. Murat Gülibrahimoğlu örgüt yöneticisi; çöktü. Hüseyin Gün diye birisi var, pazartesi davamız var, ben adamı tanımıyorum; çöktü.”
Duruşmada daha sonra Güldü’nün avukatı Ahmet Keskin savunma yaptı. Keskin, müvekkilinin dosyadaki konumuna itiraz ederek, “Müvekkilimi bu davaya katmak için zorlasak ancak tanık olarak dinleyebilirdik. Burada resmen tutuklu tanık olarak bulunuyor.” dedi. Keskin, “Vekaletname bir suç belgesi değil yetki belgesidir.” ifadelerini kullandı.
Duruşmaya verilen aranın ardından Hakan Karanis’in savunmasına geçildi. Karanis, Ekrem İmamoğlu ile çocukluk arkadaşı olduğunu, Murat Gülibrahimoğlu ile İmamoğlu arasında köprü olduğu iddiasının temelsiz olduğunu söyledi. Karanis, “Ekrem Bey sizin için şüpheli olabilir, Cumhurbaşkanı adayı da olabilir. Benim için her zaman arkadaştır, Ecem’in amcasıdır.” dedi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

