“Casusluk” davasının üçüncü duruşması Silivri’de görülüyor. Savcılık, ara karar için verdiği mütalaada tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Mütalaada BTK’den İBB’ye ait IP adreslerinin istenmesi, MİT ve TEM’den e-posta adresleriyle ilgili inceleme yapılması talep edildi. Ekrem İmamoğlu, savcılığın talebine “İddia makamı siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır” sözleriyle tepki gösterdi. Merdan Yanardağ ise iddianamenin TELE1’i susturmayı ve İmamoğlu’nu yıpratmayı hedeflediğini söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, siyasi danışmanı Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün yargılandığı “siyasal casusluk” davasının üçüncü duruşması Silivri’de görülüyor. Davada sanıkların ve avukatlarının savunmaları önceki celselerde tamamlandı. Bugünkü duruşmada savcılık, ara karar için mütalaasını sundu.
Savcılık, mütalaasında tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Talebe gerekçe olarak delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmaması ve adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yeterli olmayacağı gösterildi.
Mütalaada ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan İBB’ye ait kullanılan IP adresleri ile ilgili sunucu sağlayıcılarının istenmesi talep edildi. Savcılık, BTK’den gelecek veriler doğrultusunda MİT Başkanlığı ve TEM Şube Müdürlüğü’nden de iddianamenin 111, 122 ve 123. sayfalarındaki görsellerde yer alan e-posta adreslerinin gerçek olup olmadığının tespit edilmesini istedi. Log kayıtlarının incelenerek yetkisiz erişim, veri sızıntısı ya da hesap ele geçirilmesi bulgularının araştırılması ve ham verilerin rapor haline getirilmesi de mütalaadaki talepler arasında yer aldı.
Savcılığın mütalaasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İddia makamını eleştiren İmamoğlu, davanın hukuki değil siyasi olduğunu savundu. İmamoğlu, “İddia makamının ipe un sereceğini biliyordum. İddia makamı aynı pozisyonunu korumaktadır. İddia makamı siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır. Bu iddianame, iftiraname, terfiname gerçekten bir hukuk cinayetidir. Yazıktır, günahtır. Bu memlekete yazıktır” dedi.
Mahkeme heyetine de seslenen İmamoğlu, MİT Başkanı’nın dinlenmesi gerektiğini söyledi. İmamoğlu, “Sayın başkan, sayın heyet, başka hangi bilgiye ihtiyacınız var? Şunu diyebilirdi: MİT Başkanı gelsin dinlensin. Ne kadar güzel derdim. Kimse dokunulmaz değildir. Olamazlar. Bilsinler” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, üç günlük duruşma boyunca savcının tek bir soru sormadığını da belirtti. Savcılık mütalaasına tepki gösteren İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın tahliye edilmesini istedi.
İmamoğlu şu sözlerle mahkemeye seslendi: “Sayın Necati Özkan ve Merdan Yanardağ tahliye edilsin. Türk yargısının şerefli yüzleri olarak bu milleti bir an önce kurtarın. Başınızı yastığa rahat koyamazsınız çok net. Hukukun namusunu koruyun. Bu dava casusluk davası değil, vatanın bekası için çok önemli bir davadır. Bu zulme son verin.”
İmamoğlu’nun ardından Merdan Yanardağ da söz aldı. Yanardağ, iddianamenin TELE1’i susturmayı ve İmamoğlu’nu yıpratmayı hedeflediğini savundu. Yanardağ, “Amerikancı bir iktidar, emperyalist işbirlikçiler bu ülkenin solcularını casuslukla suçlamaya kalkıyor. Bu iddianamenin bir hedefi var: TELE1’i susturmak ve Ekrem İmamoğlu’nu yıpratmak” dedi.
Yanardağ, iddianamenin niteliğine ilişkin de sert ifadeler kullandı: “Öyle bir iddianame ile yüz yüzeyiz ki 12 Eylül döneminde böyle bir iddianame yoktu. 12 Eylül’de insanlar siyasi suçlamalar ile çıkıp kendilerini savundular. Bu iddianame gerçek anlamda bile siyasi bir savunmayı hak edecek bir iddianame değil. Dili bile bozuk. Sahte belgeler var.”
Davanın ilk gününde Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu savunma yapmıştı. Gün, “casus değilim” diyerek suçlamaları reddetmiş; İmamoğlu’nu yalnızca bir kez gördüğünü, İBB veri tabanını kopyalamadığını ve çalışmanın açık kaynaklara dayalı sosyal medya analizi olduğunu savunmuştu. Gün ayrıca 15 Temmuz’dan sonra devlet adına yurt dışında görev yaptığını, dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay tarafından şirketlerine “Türk devleti adına tam yetki” verildiğini söylemişti.
İmamoğlu ise ilk günkü savunmasında davayı “siyasi” olarak nitelendirmiş, iddianamenin somut delile dayanmadığını söylemişti. Hakkındaki “siyasal casusluk” suçlamasını reddeden İmamoğlu, “Ortada casusluk varsa MİT de ilgili tüm istihbarat birimleri de çıksın millete tek bir somut belge göstersin” diyerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a ve ilgili kurumlara çağrı yapmıştı.
Davanın ikinci gününde ise Merdan Yanardağ ve Necati Özkan savunma yaptı. Yanardağ, iddianamede kime casusluk yapıldığının ortaya konulmadığını belirterek “Savcılık makamı yumurtasız omlet yapılabileceğini iddia ediyor. Ben bu iddianameyi yazanları MasterChef programına katılmaya davet ediyorum” dedi. Necati Özkan da “Devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri sızdırmakla suçlanıyorum. Hangi gizli bilgi, söyler misiniz?” sözleriyle suçlamalara tepki gösterdi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

