Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu borçlarının yapılandırılmasına yönelik düzenlemenin yetersiz olduğuna yönelik eleştirilere cevap verdi. Şimşek, “Ödeme kabiliyeti zayıflamış, buna rağmen ödeme iradesi bulunan mükellefler için; taksitlendirme, teminat ve faiz konusunda belirli imkânlar sunulabilecek.” dedi. Varlık barışı düzenlemesine yönelik de konuşan Şimşek, “Hiçbir zaman gündemimizde olmayan ‘Nereden buldun’ şeklinde bir uygulama şu anda da gündemimizde yok. Bizim yaptığımız zaten mevzuatta da yer alan “izaha davet” müessesinni kullanılmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Bakan Mehmet Şimşek, vergi teşvik ve varlık barışı düzenlemeleriyle ilgili olarak Sabah yazarı Dilek Güngör’ün sorularını yanıtladı. Öne çıkan sorular ve yanıtlar şöyle:
”Kamu borçlarının yapılandırılması konusunda esnaf kesiminden eleştiriler var. Burada faizin silinmesi söz konusu olabilir mi?
Bu düzenleme bir af niteliği taşımıyor, aksi durumda vergisini düzenli ve zamanında ödeyen mükelleflere haksızlık yapılmış olur. Biz burada yapılandırmaya belirli bir kural seti oluşturacağız. Teklif yasalaştıktan sonra ikincil düzenlemeler de devreye alınacak ve uygulama sahada yakından takip edilecek. Faiz konusunda temel yaklaşımımız çok net: hiçbir şekilde gerçekleşen enflasyonun altında bir faiz uygulanmayacak. Son dört yıla baktığınızda enflasyon 2022’de yüzde 64.3; 2023’te yüzde 64.8; 2024’te yüzde 44.4; 2025’te yüzde 30.9 gerçekleşti. En az enflasyon kadar bir faiz uygulanacak, faizsiz ya da enflasyonun altında yapılandırma olmayacak. Faiz konusunda bakanlığın yetkisi bulunuyor ancak ana ilkemiz değişmeyecek. Ayrıca, ödeme gücü olduğu halde yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere kolaylık sağlanmayacak. Ancak ödeme kabiliyeti zayıflamış, buna rağmen ödeme iradesi bulunan mükellefler için; taksitlendirme, teminat ve faiz konusunda belirli imkânlar sunulabilecek. KDV borçlarıyla gelir veya kurumlar vergisi borçlarını aynı kategoride değerlendirmiyoruz. KDV, zaten satışta peşin olarak vatandaştan alınıyor. KDV’de genellikle altı aydan uzun taksitlendirme olmuyor. Buna karşılık gelir ve kurumlar vergisinde, firmanın durumuna göre daha uzun vadeli taksitler belirlenebilecek. Ödeme iradesi gösteren mükelleflerin bilanço ve gelir tabloları detaylı şekilde analiz edilecek, vergi uyumunu kasıtlı şekilde bozanlara imkân sağlanmayacak.
Varlık barışı düzenlemesinde daha önceki uygulamalarda vergi oranı yüzde 2-3’tü.Şimdi yüzde 5 yüksek bulunuyor. Siz bu konuda ne dersiniz?
Bu hususta, birçok ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmamız var. Bu anlaşmalar kapsamında yurtdışından getirilen kâr paylarından genelde yüzde 10 vergi alınıyor. Bu uygulama yüzde 5 vergi ile varlıkların yurda getirilebilme imkânını sağlayacak. Eğer bu varlıklar uzun süreli finansal sistemde kalırlarsa vergi oranı kademeli olarak indirimli uygulanacaktır. Bu düzenlemede temel amacımız, varlıkların sadece beyan edilmesi değil; Türkiye’ye getirilerek finansal sistem içinde değerlendirilmesidir. Hedefimiz finansal sistemimizin büyümesi, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve ekonomide uzun vadeli kaynak yapısının güçlenmesidir. Beyan sonrası finansal sistemde değerlendirilmeyen varlıklara daha yüksek vergi uygulanacak. Diğer taraftan devlet tahvillerinde veya vadeli hesaplarda değerlendirilen varlıklara vergi avantajı sağlayarak kademeli olarak azalan vergi oranı uygulayacağız.
Ne kadar para gelebilir?
Birçok belirleyici unsurun olduğu bu hususta şu an net bir rakam telaffuz etmek doğru olmaz.
Son dönemde ‘Nereden buldun’ sorusunun uygulandığına dair şikâyetler var. ‘Nereden buldun’ müessesi gelir mi?
Hiçbir zaman gündemimizde olmayan ‘Nereden buldun’ şeklinde bir uygulama şu anda da gündemimizde yok. Bizim yaptığımız zaten mevzuatta da yer alan “izaha davet” müessesinni kullanılmasıdır. Örneğin; hissedarı olduğunuz bir şirketten kayıtlı bir ücret geliriniz yok, hiç temettü ödemesi yapılmamış ve beyan edilen başka bir geliriniz de görünmüyor. Buna rağmen son 5 yılda gelriinizle uyumsuz şekilde çok yüksek harcama ve varlık artışı oluyorsa, idare doğal olarak sizi izaha davet edip bunun kaynağını soruyor. Buradaki amaç kayıt dışılığı azaltmak, vergi uyumunu artırmak ve sistemi daha adil hale getirmektir. Nitekim attığ-ı mız adımların sonuçlarını da görüyoruz. Gelir vergisi beyannamesi sayısı 2022’de 3.8 milyondan, 2025 yılında 5.5 milyonun üzerine çıktı.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

