Site icon Serbest Görüş

Angelina Jolie’nin başrolde oynadığı psikolojik dram ‘Moda’ gösterime girdi


Alice Winocour, kadınların içsel acılarını, yaralarını, fırtınalarını nasıl daha duygusal, hassas yansıtacağını herkesten daha iyi bilir. Kapalı ortamlarda boğuşan kadınları dramlarında (Augustine, Proxima, Revoir Paris) anlatan yönetmen bu kez yine tanımadığı bir ortama, lüks giyim dünyasına, “haute couture”e girer. Karşımızda ağır hasta, harap olmuş, yüksek topuklar yüzünden parmak uçları tahrip olmuş, dikiş iğneleriyle elleri delinmiş, hayal kırıklığına uğramış bedenler var. Winocour’un onlara bakışı hassas, içten, korumacıdır. Yoğun duygular dünyasında ince bir denge kurarak dolaşır, kadın kahramanlarının mahremiyetlerine girer. Moda sektöründe, kariyerlerinde, düşüncelerinde bir dönüm noktasına gelmiş bu kadınların yaşamlarından kesitler sunar. Bedenleri, yaraları iyileştirmek onun sinemasının merkezini oluşturur. Kadınların hikâyeleri iç içe geçer, gerçekle kurgu karışır. Mekânını ilk kez Winocour’a açan ünlü modaevi Chanel’in hiç reklamını yapmayan yönetmen açılış sekansını modaevinin aynalarla kaplı merdivenlerinde başlatır. Dikiş çok sayıda metaforu içerir.

KADINLARIN DAYANIŞMASI

Moda dıştan bakılınca görüntülerden, geçicilikten, kaostan oluşur. Haute couture moda haftasının tanıtım videosunu yönetmek için Amerikalı yönetmen-yapımcı Maxine Paris’e gelir, kocasından boşanıyordur, ergen kızı için endişelidir.

Sudan kökenli farmakoloji okumak isteyen genç siyahi manken Ada sektörün acımasız kurallarıyla yüzleşir. Bir çekimden öteki çekime koşan Angèle’in düşü yazar olmaktır. Açılış kostümünü yetiştirmek zorunda olan terzi Christine parmak uçları yaralı şekilde gece gündüz çalışmayı sürdürür. Bu telaş ve yoğunluk içinde Maxine hayatını sonsuza dek değiştirecek bir haber alır, göğüs kanseridir.

Farklı geçmişlerine karşın bu dört kadın arasında beklenmedik bir dayanışma gelişir. “Moda yakın zamanda hastalık yaşadığım için aciliyet duygusundan doğdu. Moda dünyasının tozpembe görüntüsünü sunmak istemedim. Angelina’yla birlikte kanserle ilgili deneyimlerimizi paylaşmak ve kadınlara yalnız değilsiniz demek istedik. Angelina bir ikon, ikonun arkasındaki kadının hâlâ derin bir punk ruhu var. Kendi yolunu çizen, başkalarına benzemeye çalışmayan, kalıplara uymayan güçlü bir kadın” diyen Winocour, onunla çalışmaktan çok memnun. Siyahi manken Ada neredeyse kendisini oynar. Maxine’de etkileyici bir performansla Angelina Jolie zorlu kişisel operasyonunu yeniden canlandırır, anneannesini ve annesini kanserden kaybeden Jolie yüksek kanser riski olduğu için memelerini ve yumurtalıklarını aldırdı. Filmdeki tüm kadınlar izler, yaralar taşırlar ama güçlüdürler, kararlıdırlar. Alice Winocour’un yazıp yönettiği, oyuncu-yapımcı Angelina Jolie, Anyier Anei, Elle Rumpf, Garance Marillier, Aurore Clément, Louis Garrel, Vincent Lindon’ın oynadığı, kadın dayanışmasına odaklanan Moda vizyonda.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version