Site icon Serbest Görüş

Tuncay Sonel’in koruma polisinin ifadesi: “Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu”

TR724 HABER


Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu, Doku ailesinin valilik ziyaretlerinden birinin ardından kendisine kapalı bir zarf verildiğini, bu zarfın Ankara’ya gönderildiğini ve tüm sürecin “valinin talimatı ile” yürüdüğünü söyledi. Aynı ifadede, Gökhan Ertok’a Sonel’in bilgisiyle para gönderdiğini, Ertok’u “sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi” olarak bildiğini anlattı. Eroğlu, “Ben kimsenin kara kutusu değilim” diyerek hem Gökhan Ertok’un iddialarını hem de Sarı Saltuk Viyadüğü çevresindeki hareketliliğe ilişkin suçlamaları reddetti. İfade, dosyada SIM kart, dijital veriler ve delil karartma iddialarını daha da ağırlaştıran yeni bir halka oldu.

Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle başlatılan operasyonların ardından tutuklanan isimlerden biri olan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Soruşturmada şimdiye kadar 13 şüpheli hakkında işlem yapılırken, bunların 10’u tutuklandı. Eroğlu’nun ifadesi, özellikle Gülistan Doku’ya ait SIM kartın aileden alındıktan sonra nasıl bir zincir içinde Ankara’ya gönderildiği iddiası bakımından dosyanın en kritik parçalarından biri haline geldi.

Valinin talimatıyla Gökhan Ertok’a para gönderdim

Eroğlu, ifadesinde Doku ailesinin arama çalışmaları sırasında valilikte Tuncay Sonel’le görüştüğünü, bu görüşmelerden birinin ardından kendisine kapalı bir zarf verildiğini anlattı: “Doku ailesi arama çalışmaları sürerken Vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra Vali bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana hitaben ‘bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu ‘Gürkan’ isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de bunun üzerine şahsa kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderirken dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde sim kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun sim kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini söyledi. Bu sim kartın Gökhan’a ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüs ile gönderimini sağlamıştım. Ben gönderdiğim zarf ile ilgili Vali bey ‘ne oldu sim karta bakabildi mi sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca, ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ‘bakabildin mi, en son sinyal nerde alınmış’ tarzında sordum. O da bana ‘bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Bana tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘zarfı gönderdim teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp Vali beye ‘Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu.”

Bu ifade, soruşturmanın merkezindeki SIM kart iddiasını doğrudan Tuncay Sonel’in makamına bağlayan en açık anlatımlardan biri oldu. Eroğlu, zarfın içinde ilk anda ne olduğunu bilmediğini söylese de, daha sonra bunun Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu öğrendiğini anlattı. Anlatıma göre kart doğrudan adli makamlara değil, Ankara’daki bir bağlantıya gönderildi; daha sonra da yeniden valiliğe döndü. 

Gökhan Ertok’on polis olduğunu sizden öğrendim!

Eroğlu’nun ifadesindeki ikinci kritik bölüm, Gökhan Ertok’la para ve iletişim trafiğine ilişkin sözleri oldu. Bu bölümde Ertok’la ilişkisini ve para gönderme sürecini şöyle anlattı: “Ben bu Gökhan Ertok ile Vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim. 2017-2020 arasında valiliğin, belediyenin ve Vali beyin sosyal medya hesapları ile ilgili işlemler nedeniyle para alış verişimiz oldu. Vali bey ‘ara sıra harçlık gönder’ deyip, ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum, daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum. Ben bu konuşmaların içeriğini hatırlamıyorum. Yoğun bir görüşe yaptığım belli, ama ben kendi adıma zaten arama gibi bir durumum yok. Vali bey talimatlı aramıştım. Bu görüşmelerine dair veriler telefonumda da vardır, bu tarihle ilgili veriler varsa yukarıda bahsettiğim sinyal bilgisi ile ilgili olabilir”

Bu ifadeler, dosyada daha önce gündeme gelen HTS ve para trafiği iddialarını destekleyen yeni bir beyan olarak öne çıktı. Özellikle “Vali bey ‘ara sıra harçlık gönder’ deyip, ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum.” cümlesi, Eroğlu ile Ertok arasındaki ilişkinin kişisel değil, makam talimatıyla yürütüldüğü izlenimini güçlendirdi.

Gökhan Ertok’un kendisini, “Tuncay Sonel’in kara kutusu” olarak gösterdiği iddiası da Eroğlu’na soruldu. Eroğlu bu suçlamayı reddetti; ancak ret cevabında da Tuncay Sonel ile Gökhan Ertok arasındaki dolaylı ilişkiyi tamamen dışlamadı. Şöyle konuştu: “Ben kimsenin kara kutusu değilim. Vali Tuncay Sonel’in sadece korumalığını yaptım. Gökhan Ertok sanırım Vali beyin talimatlarını benim üzerimden de yaptığı için böyle bir düşünceye kapılmış olabilir. Sim kart aileden nasıl kim tarafından alındı bilmiyorum, yukarıda da bahsettiğim üzere Doku ailesi, Vali beyi ziyarete gelip gittikten sonra Vali bey tarafından bana kapalı zarf teslim edildi. Zarfın içerisinde sim kart olduğunu sonraki zamanlarda Vali Bey ve Gökhan Ertok’dan öğrendim.”

Savcılık, daraltılmış baz kayıtlarına göre Eroğlu’nun 5 Ocak 2020 gecesi Gülistan Doku’nun en son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü civarında bulunduğu iddiasını da sordu. Eroğlu, bu suçlamayı kesin dille reddetti. Bu bölümde şu ifadeleri kullandı: “Ben tespiti yapılan bu hususla ilgili o bölgeye gittiysem tek gitmedim, gittiysem ya da geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Benim asla Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile bir beraberliğim olmamıştır. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hatta hiçbir zaman Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile oturmadım bir yere de gitmedim. Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version