NECİP F. BAHADIR | YORUM
Yazı konusunu belirlerken çok zorlanıyorum. Manşetler o kadar hızlı değişiyor ki… Sabahtan beri üç kez konuyu değiştirdim. Bir yandan sıcak gündemi ıskalamak istemiyorum, diğer yandan hızına yetişemiyorum.
Son tahlilde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Ara seçim yok, seçim zamanında yapılacak.” sözleri üzerine yazmaya karar verdim. Bahçeli grup konuşmasında seçim mevzusuna hiç değinmedi. Yarım ağız bile olsa bir şey söylemedi. Oysa CHP’nin ‘ara seçim hamlesi’ görmezden gelinecek türden değildi. Belli ki Bahçeli pek ciddiye almadı.
Meclis’ten ayrılırken gazeteciler önünü kesti. Korumalar zorluk çıkarmadı. Soruları da geçiştirebilirdi. Siyasetçinin cevap vermek istemediği soruları duymazdan geldiğini bilmeyen yok. Topu taca atmak çok kolay… Hele, soru sormanın bile cesaret istediği, medyanın iktidarın ‘uslu çocuğu’ olduğu günümüzde…
MHP liderinin ayak üzeri de olsa bir cümleyle mesaj vermeyi yeğlemesinin de anlamı var elbette. Bu ilk değil, daha önce de benzer ifadeler kullandı. “Seçim zamanında!” dedi. Peki bunu tekrarlaması ne anlama geliyor?
Tamam CHP’ye bir cevap… Bu kadar mı?
Önce o cümlesini beraber okuyalım; “Cumhuriyet Halk Partisi yapısındaki karışıklığı Türkiye’yi karıştırarak geçiştirmeye heves etmesin. Ara seçim yok, seçim zamanındadır ve Türk mlletinin iradesidir. O iradeye de şimdiden saygı duymak lazım.”
‘Ara seçim’ istemek neden ülkeyi karıştırmaya heves etmek olsun ki? Bizzat kendisi erken seçimlerin mimarı değil mi? 2002’de koalisyon ortaklarını yarı yolda bırakmadı mı? Ara veya erken seçim demokrasinin de siyasetin de en doğal olayı…
MHP siyasi olarak ‘ara seçimden’ yana olmayabilir. Ya şartlar oluşursa? Bir kaza veya başka sebeplerle 30 koltuk boşalırsa… MHP’ye rağmen Meclis milletvekillerinin istifasını ‘kabul yönünde’ irade gösterirse!
Yani ara seçim ‘Anayasal zorunluluk’ haline gelirse ne olacak? Ülke karışmış mı olacak? Bir siyasetçinin böyle keskin konuşması doğru değil ve fakat benim asıl takıldığım ve dikkat çekmek istediğim bölüm ise başka; “Seçim zamanında olacak!” ifadesi… Sandığın vakti zamanı da belli; 2028’de yani…
Bahçeli, Erdoğan’ın adaylığını engellemek mi istiyor?
Seçim zamanında olursa eğer ‘Erdoğan’ın adaylığı’ tehlikeye girmez mi? Normal şartlarda tekrar aday olabilmesi mümkün değil de… AKP’nin bir hülle peşinde olduğu herkesin bildiği bir sır… Anayasa değişikliği çok zor. DEM’in önemli ismi Pervin Buldan, Erdoğan ile yaptıkları görüşmede ‘seçim, anayasa değişikliği ve adaylığı’ konusunun hiç gündeme gelmediğini açıkladı. Her ne kadar DEM, Erdoğan’ın yanında hizalanmış olsa da… ‘Çantada keklik’ değil. Öcalan, AKP’ye ‘evet’ dese bile DEM’in ‘firesiz hareket etmesi’ çok güç.
2027’nin sonbaharında yapılacak erken seçim Erdoğan’ın adaylığı için ‘tek çıkış yolu…’ Diğer yollar engellerle dolu… Kapalı hatta. AKP sözcüleri bu tarihi telaffuz etti. Erdoğan ise henüz rengini belli etmiş değil. Bir ara “İlla aday olmak gibi bir derdim yok!” dedi. Ve kafaları karıştırdı. Herkes farkında ki ‘Erdoğan koltuğu bırakamaz!’ O bırakmak istese bile çevresi, ‘suça bulaştırdığı ortakları’ buna izin vermez.
Bahçeli seçimler zamanında yapılırsa Erdoğan’ın aday olamayacağını bilmiyor olabilir mi? Mümkün mü böyle bir şey… Tamam yaşı çok ileri, gerçeklikle bağında sorunlar yaşayabilir ama ‘Erdoğan’ın adaylığı ve erken seçim formülünü’ ıskalaması mümkün değil. “Seçim zamanındadır!” derken Erdoğan’nın tekrar adaylığına da kapıları kapatmak mı istedi? O kısacık cümlede bir ‘hinlik’ mi söz konusu? Niye olmasın?
Bakmayın siz, “Ortakların arasında su sızmıyor!” görüntüsüne… Erdoğan ve Bahçeli’nin ajandası farklı… MHP öteden beri fırsat kolluyor. Fakat Bahçeli bir türlü aradığı fırsatı bulamadı! Yoksa çoktan ittifak sizlere ömürdü.
İttifakın bozulmasından yanayım elbette. Ülkenin hayrına değil çünkü. Bir ‘şer ittifakı’ bu. Bir ‘zulüm’ ittifakı. Bedeli çok ağır oldu. Tek adamlığa giden sistemi birlikte kurdular. Ve o sistem ülkeyi felakete götürdü. Bugün temeli çökmüş, çatısı dağılmış ve toplumsal dokusu çözülmüş karanlıklar içinde bir ülke var.
MHP desteğini çektiği an AKP düşer!
Hiç mi iyi bir şey yok? Ne yazık ki yok… Yolunda giden hiçbir şey yok. MHP desteğini çektiği an Erdoğan düşer. AKP iktidarı Meclis’te azınlık haline geliverir. Erdoğan’ın bunun farkında… Ve hiç rahat değil; geceleri kabuslarla geçiyor, gündüzleriyse evham ve korku senaryolarıyla…
Onun için Bahçeli’nin ağzından “Seçimler zamanında” ifadeleri dökülürken ben bilinçli bir çıkış yaptığını ve ne söylediğinin farkında olduğunu düşünüyorum. Siyasette tesadüflere pek yer yoktur. Yani Erdoğan’ın adaylığına MHP’nin ima yoluyla da olsa örtülü itirazı var. O kısacık cümlede bir ‘hinlik havası’ seziyorum. ‘Kızım sana söylüyorum’ durumu… İlk bakışta mesajın adresi CHP gözükse de biraz altı karıştırıldığında ‘gelinim sen anla!’ gerçeğinin de ortaya çıktığını söylemek yanlış olmaz.
AKP’de 2027’ye dönük erken seçim hesapları da karışmış durumda… Ekonomi hedefleri tutmadı, enflasyonun tek haneye düşmesi hayal oldu. Erdoğan, adaylığı konusunda geri adım atabilir mi? Biraz zor… Ama siyaset bu… İnsana istemediği şeyleri yaptırır. Şartlar, iradenin önüne geçebilir. Siyasal iklim, oyunu pekala bozar, güç boşa düşer. Bilal Erdoğan’a gün doğuverir.
Veya diğer damada… Berat Albayrak ‘Ben buradayım’ mesajı verse de çoktan oyun dışı kaldı. Son sözü parti değil aile söyler.
Bilal Erdoğan’ın yakın arkadaşı İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan birkaç gün önce ‘seçim mesajı’ verdi. Turan’ın siyasi açıdan ne denli güçlü olduğunu söylemeye gerek yok. Bakanı Ali Yerlikaya’nın başını yedi. Gücünü aileye olan yakınlığından aldığını bilmeyen yok. Yoksa AKP’de değil milletvekili, bakanın bile bir ağırlığı ve hükmü yok. Turan dedi ki; “Bu saatte erken seçim talebinde bulunanın dünyadan haberi olmadığını söylemek istiyorum. Yetkimiz 5 yıllık; sonuna kadar kullanacağız. Biz zaten çok sık seçim olmasın, istikrar bozulmasın, koalisyon kurulmasın diye bu sisteme geçmedik mi? Seçim 5 yılda bir yapılır…”
Bahçeli’nin cümlesi için aynı şeyi söyleyemem ama Turan’ın haberini okuduğumda “Acaba Bilal Erdoğan’ın adaylığının taşları mı döşeniyor?” sorusu aklıma geldi. Zamanında yapılacak seçim yeni aday anlamına gelir. Bunu da en iyi bilecek isimlerden biri Turan’dır. Yıllarca AKP’nin Meclis yöneticiliğini yaptı.
Bahçeli ve Turan’ın mesajları birlikte yorumlandığında, “Ankara’da bir şeyler mi dönüyor?” diye sormak anlamlı olmaz mı? Kim bu sorunun abes kaçtığını söyleyebilir?
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

