Metabolizmayı uyandırmak için sadece bir fincan kahvenin yeterli olduğunu düşünenler yanılıyor olabilir. Son dönemde biyolojik saat araştırmacıları tarafından önerilen “30-30-30 kuralı”, sabah rutinine bambaşka bir boyut kazandırıyor.
Bu basit formül; uyandıktan sonraki ilk 30 dakika içinde, en az 30 gram protein tüketmeyi ve ardından 30 dakikalık düşük yoğunluklu bir egzersiz (yürüyüş gibi) yapmayı hedefliyor.
GÜN İÇİNDE TATLI KRİZLERİ YAŞANMASINI ENGELLİYOR
Uzmanlara göre, güne yüksek proteinle başlamak kan şekerini dengelerken, hemen ardından yapılan hafif tempolu yürüyüş vücuda “enerji için glikoz yerine depolanmış yağları yak” sinyali gönderiyor.
Bu yöntem, özellikle gün içinde yaşanan tatlı krizlerini engellemekle kalmıyor, aynı zamanda zihinsel odaklanmayı da maksimuma çıkarıyor. Kahvaltıyı ertelemek yerine güne bu protein odaklı disiplinle başlayan bireylerin, öğleden sonra yaşanan o meşhur “enerji düşüşünü” hiç yaşamadıkları gözlemleniyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

