Site icon Serbest Görüş

MSF: Sudan’da kadınlar ve kız çocukları için güvenli yer kalmadı

Tr724 [Haber Merkezi]



Médecins Sans Frontières (MSF), Sudan’ın Kuzey Darfur eyaletindeki Tawila’da bulunan Daba Naira kampında iki adet “güvenli alan” inşa etti. | Fotoğraf: Cindy Gonzalez

TÜRKMEN TERZİ | TR724 HABER MERKEZİ

Sudan’ın Darfur bölgesinde cinsel şiddetin sistematik biçimde bir savaş aracı olarak kullanıldığı ortaya kondu. Uluslararası insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından yayımlanan yeni rapor, devam eden çatışmalarda kadın ve kız çocuklarının yaygın cinsel şiddete maruz kaldığını ortaya koydu.

31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan rapora göre, Ocak 2024 ile Kasım 2025 tarihleri arasında Kuzey ve Güney Darfur’daki MSF destekli sağlık tesislerinde en az 3 bin 396 cinsel şiddet mağduru tedavi gördü. Kuruluş, bu rakamın yalnızca bildirilebilen vakaları yansıttığını ve gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini belirtti.

Raporda, saldırıların hem aktif çatışma bölgelerinde hem de cephe hatlarından uzakta, yerinden edilmiş kişilerin kampları, tarım arazileri, yollar ve pazar yerleri gibi günlük yaşam alanlarında gerçekleştiği vurgulandı. Mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar ve kız çocukları oluştururken, çocukların da saldırılardan etkilendiği bildirildi.

”Savaş kadınların ve kız çocuklarının sırtında ve bedenlerinde yürütülüyor”

MSF verilerine göre, cinsel şiddet vakalarının önemli bir kısmından Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefik milisler sorumlu tutuluyor. Saldırıların çoğunun birden fazla fail tarafından gerçekleştirildiği ve sivilleri korkutma, aşağılama ve toplulukları kontrol etme amacı taşıdığı ifade edildi.

Aralık 2025 ile Ocak 2026 tarihleri arasında, bir aydan biraz daha uzun bir sürede, Médecins Sans Frontières (MSF) Sudan’ın Kuzey Darfur bölgesindeki Tawila’da bulunan Daba Naira kampında 732 cinsel şiddet mağduruna destek sağladı; psikolojik ilk yardım sundu ve ileri tıbbi bakım için yönlendirmelerde bulundu. | Fotoğraf: Cindy Gonzalez

MSF Acil Sağlık Müdürü Ruth Kauffman, cinsel şiddetin çatışmanın belirleyici özelliklerinden biri haline geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu savaş kadınların ve kız çocuklarının sırtında ve bedenlerinde yürütülüyor. Yerinden edilme, çöken topluluk destek sistemleri ve sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, bu istismarların Sudan genelinde devam etmesine zemin hazırlıyor.”

Raporda ayrıca, Ekim 2025’te Kuzey Darfur’un merkezi El Faşer’in düşmesinin ardından bölgedeki yerinden edilme dalgasının arttığı ve güvenlik eksikliği nedeniyle kadınların günlük faaliyetler sırasında dahi yüksek risk altında olduğu belirtildi. Tawila ve çevresinde yaşanan yoğun yerinden edilme hareketleri, sivillerin güvenli barınma, sağlık ve koruma hizmetlerine erişimini daha da zorlaştırdı.

MSF ekipleri, Kuzey Darfur eyaletindeki Tawila’da bulunan Daba Naira kampında cinsel şiddetten etkilenen topluluklara destek sağlamak amacıyla iki adet “güvenli alan” inşa etti. Bu alanlarda ruh sağlığı ekipleri, cinsel şiddet ve genel ruh sağlığı konularında sağlık bilgilendirme ve farkındalık oturumları düzenliyor. Söz konusu oturumlar, cinsel şiddet konusunda farkındalığı artırmayı, ruh sağlığını desteklemeyi ve hayatta kalanların güvenli bir şekilde bakım hizmetlerine nasıl erişebileceklerini öğrenmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Tawila ve çevresinde yerinden edilme. | Fotoğraf: Jérôme Tubiana

Öte yandan, yalnızca bir aydan biraz daha uzun bir sürede, Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında, MSF Tawila’daki Daba Naira kampında 732 cinsel şiddet mağduruna psikolojik ilk yardım sağladı ve ileri tıbbi bakım için yönlendirmelerde bulundu. Bu durum, bölgedeki insani krizin boyutunu ve acil destek ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu.

MSF, çatışmanın tüm taraflarına cinsel şiddeti derhal durdurma çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler ve uluslararası bağışçılardan Darfur ve Sudan genelinde sağlık ve koruma hizmetlerinin acilen artırılmasını talep etti. Kuruluş, yalnızca tıbbi müdahalenin yeterli olmayacağını, sivillerin korunması ve faillerin hesap vermesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version