Gökmen Ulu, Kırmızı Kedi Yayınevi’nden yeni çıkan “Komünist Osman” adlı kitabının imza etkinliğinde okurlarıyla buluştu. Aralıksız iki buçuk saat süren kitap imza etkinliğine okurlar yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğe kitabın kahramanı Osman Özgüven (82) de şeref konuğu olarak katıldı.
İzmir Kitap Fuarı kapsamında Kültürpark’ta düzenlenen etkinlikte söyleşi de yapıldı. Yazar Gökmen Ulu, siyasi yaşamını SODEP, SHP, CHP ekseninde sürdürmüş olan, 1984-1993 ve 2004-2013 yılları arasında Dikili Belediye Başkanlığı yapan Özgüven’in ilham verici bir yerel devrim gerçekleştirdiğini vurguladı.
Ulu, Özgüven’in, toplumcu-demokratik belediyeciliğin Türkiye’deki en etkileyicisi uygulayıcısı olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“İNSANLARIN AĞIR YÜKLERİNİ ALDI”
“İhtiyaç sahiplerine reklamı yapılmadan ulaştırılan sosyal yardım malzemeleri, temel gıda maddesinin en ucuza yurttaşa sunulduğu halk ekmek fabrikası gibi uygulamalarının yanı sıra şehir içi ulaşım, öğrenci kursları, meslek edindirme kursları, sanata erişim, mavi bayraklı plaj hizmetleri bedavaydı. Belediye sağlık merkezi kurdu, bedavaydı. Bunların pek çoğu ülkede ilkti. Dünyada da ilklere imza attı, örneğin su bedavaydı. 13 tona kadar su kullanımından ücret almadı. İnsanların üzerinden ağır yükleri aldı.
“BELEDİYELER TİCARETHANE DEĞİLDİR”
‘Yetkin yok, haddini aşma, yapamazsın’ denildi ama vazgeçmedi. Bu yüzden ağır ceza mahkemesinde yargılandı. ‘Vatandaşlara suyu bedava vermek suretiyle kamu görevini kötüye kullanmak ve belediyeyi zarara uğratmak’ iddiasıyla suçlandı. Savunmasını hiç unutmam, mahkemede şöyle dedi: ‘Belediyeler ticarethane değildir. Yurttaş müşteri değildir. Su temel yaşam hakkıdır. Parayla satılamaz. Eğer bu suç ise ben bu suçu işlemeye devam edeceğim.”
“FAŞİZMİN YASAKLAMA DUVARLARINI YIKTI”
1980 Darbesinden sonra hüküm süren 12 Eylül Faşizmine karşı aydınlanma meşalesi yaktı. Efsaneleşen Dikili Festivallerinde ülkenin aydınlarını buluşturdu. İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Aziz Nesin, Erdal Atabek, Şükran Soner, Ataol Behramoğlu, başta Cumhuriyet gazetesinden olmak üzere gazeteciler ve çizerler, sanatçılar, sendikacılar, siyasiler, öğrenciler akın akın Dikili’ye gittiler. Işığa uçuşan kelebekler gibiydiler. Güneş toplamaya gelmişlerdi. Yasaklı sanatçılar Genco Erkal, Edip Akbayram, Suavi, Zülfü Livaneli, Tarık Akan, niceleri oradaydı. O ve onurdaşları 12 Eylül’cülerin yasaklama duvarlarını yıktı. Özgüven festivale paneller, forumlar yerleştirdi. Bu formatı ilk o icat etti. Bu kitlesel buluşmalarda demokrasi yanlıları yeniden moral ve örgütlenme zemini buldu.
“EMEK VE İŞÇİ DOSTUYDU”
“O kendisini hiç ‘Komünist’ diye nitelendirmedi, ‘Bundan mutlu olurum, keşke olabilsem’ dedi. Uygulamaları nedeniyle halk verdi bu unvanı. İşçi ve emek dostuydu. İş kardeşlerinin maaşları ve özlük haklarını ülkenin en iyi seviyesine taşıdı. 1 Mayıs İşçi Bayramını, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü tatil ilan etti. ‘Haddini aşma, yetkin yok, yapamazsın’ denildi, hakkında soruşturma açıldı. Kararının arkasında durdu, hatta gazetecilere, ‘Öyleyse kapkara puntolarla yazın; Osman Özgüven vatan hainliğine devam ediyor hala’ dedi ve 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin yıldönümlerini de tatil ilan etti.”
“EKOLOJİ HAREKETİNİN ÖNCÜLERİNDEN OLDU”
“Ekoloji hareketinin de önderlerindendi. 1989’da Türkiye Çevre Hareketinin miladı kabul edilen Aliağa’daki termik santral projesine karşı verilen kolektif mücadelede, oradan İzmir Konak Meydanı’na kadar 70 kilometre boyunca el ele insan zinciri eyleminde ön saflarındaydı. Ömrü boyunca doğayı ve yaşam hakkını savundu. Hukuksuzluklara karşı sivil itaatsizlik hakkını kullandığı protesto biçimleri örnek oldu.”
EGE’DEKİ BARIŞ KAPISINI YENİDEN AÇTI
Aynı zamanda çok değerli bir insan hakları savunucusudur. Bir barış aktivistidir. Yurtta ve dünyada barışı etkin biçimde savunmuştur. Dünyanın her tarafından barış aktivistlerini Dikili’de buluşturan bir savaş karşıtıdır. Somut başarılara ulaşmıştır. Savaşın yıkım, kıyım, derin yaralar ve acılar bıraktığını çok iyi bilen Atatürk ile Venizelos’un savaşın ardından iki ülkede barışı tesis etmesinden bir müddet sonra Türkiye-Yunanistan arasında ilişkiler bozulmuş, yeniden düşmanlık öne çıkarılmıştı. İki halk arasındaki iletişimin tamamen kopuk olduğu on yıllardan sonra, 1986’da, dönemin Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven karşısındaki Midilli Adası’na dostluk elini uzattı. Dönemin Midilli Belediye Başkanı Stratis Pallis ve onurdaşları o dostluk elini sımsıkı kavradılar, bir daha hiç bırakmamacasına. Ege’nin masmaviliğinde birbirlerine doğru kanat çırptı barış güvercinleri. Kitlesel buluşmalar gerçekleşti, ortak festivaller yapıldı. Osman Başkan Ege’de kalplerden örülü dostluk köprüsünü böyle inşa etti, barış kapısını böyle açtı. Bakın, günümüzde yüzbinlerce Türk Ege adalarına gidiyor, tatil yapıyor, pek mutlu oluyor, ‘Barış ne güzelmiş’ diyor.
GERÇEK BİR DEMOKRATTI
“Hakiki bir demokrattı. AKP İktidarı döneminde de antidemokratik uygulamalar ve hukuksuzluklar yapıldığında haksızlıkların karşısında duran en cesur başkandı. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve Atatürk anıtına çelenk koyma merasimleri yasaklandığında tanımadı yasakları, Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i savundu, bayramı da kutladı, çelengi de koydu. Gezi Hareketi esnasında sokaklarda, en öndeydi. Partisi içinde de her zaman demokrasiyi, ön seçimi savundu ve hep öyle aday oldu. CHP’nin sol kanadının güçlü ve etkin bir temsilcisiydi. CHP’nin sosyal demokrasi çizgisinden ayrılmaması için çabaladı. Partide reform için çalıştı. Belediyeyi halkla birlikte yönetti. Meydana referandum sandıkları koyarak, önemli kararları ‘Öyle mi yapalım, böyle mi yapalım’ diye halka sorarak aldı.”
MAL VARLIĞI YOK, GELİR KAYNAĞI EMEKLİ MAAŞI
Osman Özgüven’in sol yanında kalın bir cüzdan taşımaktansa cesur ve temiz bir yürek taşımayı yeğlediğini belirten Ulu, konuşmasında ayrıca, “Belediye başkanıyken makam aracı aldırtmadı, Mobilet motosiklet kullanırdı. Başkent Ankara’ya gitmesi gerektiğinde otobüs veya trenle gider, orada da lüks otellerde değil devlet misafirhanelerinde konaklardı. Hiç mal varlığı edinmedi. Sadece eşinin 40 yıl önce aldığı 90 metrekarelik bir apartman dairesi var. Tek gelir kaynağı ise emekli maaşıdır” bilgisini verdi. Ulu, Osman Özgüven’in ideal bir rol model olduğunu düşünerek bu kitabı yazdığını, “Bence anlatılan sadece geçmişin bir nostaljisi değil, geleceğin yeniden inşası için de bir yol haritasıdır. Temel amacım, bu öykünün ilham kaynağı ve ışık olmasıdır” dedi.
ÖZGÜVEN: BİZ KAZANACAĞIZ
Gökmen Ulu konuşmasını tamamladıktan sonra mikrofonu Osman Özgüven’e uzattı. Özgüven, gerekenlerin anlatıldığını belirterek sadece üç cümle söyleyeceğini ifade etti ve “Ülkemizin ve dünyanın her yerindeki iyi insanlar; faşizme karşı güçlerimizi birleştirelim. Umudumuzu asla kaybetmeden mücadelemizi sürdürelim. Biz kazanacağız” diye konuştu. İzleyiciler Özgüven’i ayakta alkışladı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

