Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, satış listelerine giren sağlık taşınmazlarıyla ilgili tartışmalara yanıt verdi.
Memişoğlu, “Biz hiçbir hastanemizi satmıyoruz, aktif olarak kullandığımız arazileri özelleştirmiyoruz” dedi.
Ancak son haftalarda hem Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarla onlarca hastane ve sağlık arazisi özelleştirme kapsamına alınmış, hem de İstanbul’daki üç sağlık arazisi satış listesine girmişti. Bakanlığın savunması ile Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar arasındaki çelişki, tartışmayı daha da büyüttü.
Bakanlık “Aktif hastaneleri satmıyoruz!” dese de, Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar sağlık taşınmazlarının özelleştirme kapsamına alındığını açık biçimde gösteriyor. İktidar, hastane ve sağlık arazilerinin satışını “atıl alanları değerlendirme” diye savunuyor. Ancak sağlık alanlarının piyasa mantığıyla özelleştirme listesine sokulması, kamu sağlık hizmetinin geleceği açısından ciddi bir alarm olarak görülüyor.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, CNN Türk yayınında sağlık taşınmazlarının satışa çıkarıldığı yönündeki eleştirilere yanıt verdi. Son dönemde Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarla çok sayıda hastane ve hastane arazisinin özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda tepki çekmişti. Memişoğlu ise aktif kullanılan sağlık tesislerinin satışta olmadığını savundu. Bakanın açıklaması, özellikle satış listelerinde sağlık alanlarının açık biçimde yer alması nedeniyle dikkat çekti. Kemal Memişoğlu, “Biz hiçbir hastanemizi satmıyoruz, aktif olarak kullandığımız arazileri özelleştirmiyoruz.” dedi.
Kemal Memişoğlu, kullanmadıkları, atıl kalmış veya yerine yeni hastane yapılacak alanlarla ilgili bir tasarrufta bulunduklarını belirtti. Memişoğlu, Özelleştirme İdaresi ile çalışıldığını, bu alanların “satılabilir ya da değerlendirilebilir şeklinde liste olarak çıkartıldığını” söyledi. Yani Bakanlık, satış listelerine giren sağlık taşınmazlarını doğrudan mevcut sağlık hizmetinin parçası olarak değil, “atıl” ya da “yerine yenisi yapılacak” alanlar olarak tanımlıyor.
Kemal Memişoğlu, bu konuyu eleştirenler için “kötü niyetle söyleyenlerin kendilerinin vizyonunu anlama şansları olmadığı” ifadesini kullandı.
***Ne olmuştu?***
Tartışmanın çıkış noktası, Resmî Gazete’de peş peşe yayımlanan özelleştirme kararları oldu. Önce 17 Mart 2026 tarihli kararla 55 taşınmaz, ardından 24 Nisan 2026 tarihli kararla 71 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı; bu listelerde hastane arazileri ve sağlık alanlarının yer alması üzerine kamuya ait sağlık taşınmazlarının satışa çıkarıldığı eleştirileri yükseldi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ise bu tepkilere karşı, “Aktif kullanılan hastaneleri satmıyoruz!” savunması yaptı ve yalnızca atıl kalan, kullanılmayan ya da yerine yeni hastane yapılacak alanlar üzerinde tasarrufta bulunduklarını söyledi. Yani kamuoyundaki iddia, sağlık alanlarının parça parça satış listesine konduğu yönünde; bakanlığın cevabı ise bunun çalışan hastanelerin satışı değil, “atıl” veya dönüşecek taşınmazların değerlendirilmesi olduğu şeklinde.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

