TR724 EKONOMİ | Türkiye’de yoksullaşmanın en önemli ‘sebeplerinden’ biri olarak gösterilen Türkiye İstatistik Kurumu, açıkladığı son enflasyon verileriyle yine eleştirilerin odağında… Zira TÜİK, Mart ayı TÜFE artışını piyasa beklentilerinin çok altında sadece yüzde 1,94 olarak açıkladı. TÜİK’e göre yıllık enflasyon ise yüzde 30,87. İlk çeyrek enflasyonu ise yüzde 10,04 seviyesine çıktı. Aynı dönemde bağımsız enflasyon araştırma grubu olan ENAG ise Mart’ta aylık artışı yüzde 4,10, yıllık artışı yüzde 54,62 olarak duyurdu. Yine ENAG’a göre ilk çeyrek enflasyonu yüzde 15,12! İstanbul Ticaret Odası’nın endeksinde Mart aylık artış yüzde 2,97, yıllık artış yüzde 37,68 olarak kaydedildi.
TÜİK’in verileri açıklaması sonrası enflasyon verileri sosyal medyada en fazla konuşulan konulardan biri oldu. Prof. Dr. Serap Durusoy, kişisel X hesabında şunları yazdı: “Açıklanan resmi enflasyon verisi ekonomi kurmaylarının Türkiye ekonomisinin güçlü ve makro ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını koruduğu söylemlerini güçlendirme niteliğinde. Ama ne yazik ki yaşanılan enflasyon bu rakamın çok ötesinde. Nisan ayında maliyet karakterli enflasyonu daha bariz bir şekilde hissedecegiz. Zira Mart ayinda eşel mobil sistemi etkili oldu. Nisan’da bunun etkisini görmeyeceğiz.”
Durusoy’a göre açıklanan veri piyasa gerçekleriyle uyumlu değil. Durusoy ayrıca akaryakıt fiyatlarının yükselmesi sonrası uygulamaya alınan ‘eşel mobil’ sisteminin mart ayı enflasyonuna ‘olumlu’ yansımış olabileceğini, Nisan ayında akaryakıt zamlarının etkisinin daha fazla hissedileceğini söylüyor. Zira eşel mobil sisteminin etkisi sıfırlanmış durumda… Gelen her zam doğrudan pompaya yansıyacak!
Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, konuyla ilgili paylaşımında, “Geçen yıl martta benzin yüzde 3, motorin yüzde 2 ucuzladığı halde TÜFE artışı yüzde 2,46 oldu. Bu yıl martta benzine yüzde 8, motorine yüzde 14 zam geldiği halde TÜFE artışı yüzde 1,94’te kaldı. Demek ki akaryakıt zamları artık enflasyona yol açmıyor! Hatta ne kadar yüksek akaryakıt zammı, o kadar düşük TÜFE artışı! Rahmetli Demirel’in ifadesiyle var mı bunun başka izah tarzı!” ifadelerini kullandı.
Peki TÜİK’in verileri bize ne anlatıyor? Akaryakıta gelen fahiş zamlara rağmen TÜFE nasıl yüzde 1,94’te kaldı?
Öncelikle TÜİK’in rakamları kimseye inandırıcı gelmiyor… Öyle ki enflasyonu olduğundan düşük göstermekle suçlanan TÜİK, özellikle son 5-6 yılda ücretli kesimin alım gücünün azalmasında en büyük sebeplerden biri olarak gösteriliyor. Zira enflasyon verileri düşük gösterildiği için memur ve emekli maaşlarına zamlar da olması gerekenden az yapılıyor!
Şimdi TÜİK’in bu ayki verilerine bakalım… TÜFE, tek bir ürünün fiyatı değil; yüzlerce ürün ve hizmetin ağırlıklarına göre hesaplanan bir toplam. Yani “Akaryakıt arttıysa TÜFE’de o oranda artmalı!” demek doğru olmaz. Sepetin tamamı aynı anda yukarı gidiyorsa o ayrı bir konu… Ancak TÜİK’in Mart grafikleri sepetin aynı anda aynı yönde hareket etmediğini gösteriyor. (TÜİK’in verileri ne kadar gerçek, o ayrı bir tartışmanın konusu)
Birincisi, akaryakıtın asıl yansıdığı yer ulaştırma grubu. Mart’ta ulaştırma grubu yüzde 4,52 artmış ve manşet enflasyona 0,75 puan katkı vermiş. Bu, “akaryakıt etkisi yok” iddiasını zaten kendi içinde çürütüyor. Manşet TÜFE yüzde 1,94 ise bunun yaklaşık 0,75 puanı ulaştırmadan gelmiş; yani bu ayki enflasyonun kayda değer bir bölümü ulaştırma kaynaklı.
İkincisi, manşeti aşağı çeken kalemler var. Mesela giyim ve ayakkabı grubu Mart’ta yüzde 2,10 düşmüş ve aylık enflasyondan 0,14 puan götürmüş. (Tamamen TÜİK’in verilerine göre yazıyorum) Bu tür düşüşler (mevsimsel indirimler gibi) bazı aylarda manşeti ciddi biçimde aşağı çekebiliyor.
Üçüncüsü, Mart’ta manşetin asıl “omurgası” üç büyük grupta toplanmış. Gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 1,80 artmış ve manşete 0,46 puan katkı vermiş. Konut (kira, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar) yüzde 1,91 artmış ve 0,22 puan katkı vermiş. Ulaştırmanın 0,75 puan katkısıyla birlikte bu üç grup, 1,94’lük manşetin yaklaşık 1,43 puanını açıklıyor.
Geri kalan tüm grupların toplam katkısı ise yaklaşık 0,5 puan civarında kalıyor. Yani manşetin beklendiği gibi yüde 4’e gitmesi için sadece ulaştırmanın değil, sepetin geniş bölümünün de aynı ay güçlü bir artış göstermesi gerekiyordu. TÜİK’e göre bu ay tablo öyle değil!
Dördüncüsü, “pompadaki zam” ile “aylık TÜFE” arasındaki zamanlama farkı da kritik. Aylık TÜFE, ayın tamamındaki fiyatların toplanıp ortalaması alınan bir endeks; zamlar ayın sonuna yığıldığında, o ayın ortalamasına etkisi sınırlı kalabilir ve bir kısmı takip eden ayın ortalamasında daha belirgin görünür. Bu, “Zam var ama aynı ay TÜFE düşük” hissinin en sık görülen teknik nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Bu yüzden Mart’taki güçlü akaryakıt artışının bir bölümünün etkisi, Nisan verilerinde daha görünür hale gelebilir. Prof. Serap Durusoy da yukarıda aktarılan paylaşımında zaten bu noktaya dikkat çekiyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

