Site icon Serbest Görüş

Gülümsemek bile işkenceye dönüşebilir: Trigeminal Nevralji nedir?


İnsan sağlığını tehdit eden pek çok ağır hastalık arasında, hastaların “elektrik çarpması” veya “şiddetli yanma” olarak tanımladığı Trigeminal Nevralji, yarattığı dehşet verici sancılar nedeniyle “intihar hastalığı” adıyla anılıyor. Modern tıbbın bildiği en yüksek ağrı skorlarına sahip olan bu hastalık, özellikle 50 yaş üstü bireylerde ve kadınlarda daha sık görülüyor. Uzmanlar, yüzdeki en büyük sinirin tahriş olmasıyla ortaya çıkan bu tablonun, zamanında müdahale edilmediğinde ciddi ruhsal sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

YÜZDEKİ SESSİZ FIRTINA: TRİGEMİNAL SİNİR NEDEN HATA VERİYOR?

Trigeminal Nevralji, yüzün duyusunu ve çiğneme gibi motor fonksiyonlarını yöneten beşinci kafa sinirindeki bir bozukluktan kaynaklanır. Ağrı yönetimi uzmanı Dr. Kunal Sood’un aktardığına göre, bu sinirin göze, yanağa ve çene hattına yayılan üç ana dalı bulunur. Hastalık, genellikle sağlıklı bir kan damarının bu sinire baskı yapması veya siniri koruyan “miyelin” tabakasının MS gibi hastalıklar nedeniyle aşınması sonucu gelişir. Sinir kılıfındaki bu hasar, beynin en küçük bir dokunuşu bile şiddetli bir ağrı sinyali olarak algılamasına neden olur.

BASİT HAREKETLER KABUSA DÖNÜŞEBİLİR

Bu hastalığı yaşayanlar için günlük rutinler adeta bir mayın tarlasına benzer. Yüzdeki kasların en küçük bir hareketi; gülümsemek, yemek çiğnemek, konuşmak, tıraş olmak veya diş fırçalamak şiddetli bir atağı tetikleyebilir. Hatta sert bir rüzgarın yüze çarpması bile hastayı dakikalarca süren, şimşek çakması hissi veren sancılarla baş başa bırakabilir. Ataklar genellikle yüzün tek tarafında yoğunlaşır ve saniyeler içinde doruk noktasına ulaşır. Hastalığın “intihar hastalığı” olarak adlandırılmasının temel sebebi, bu ağrıların yarattığı çaresizlik hissinin hastaları derin bir depresyona ve yaşama sevincinin kaybına sürüklemesidir.

MODERN TIPTA TEDAVİ SEÇENEKLERİ VE CERRAHİ ÇÖZÜMLER

Trigeminal Nevralji için henüz yüzde yüzlük bir kür bulunmasa da, modern tıp bu ağrıları kontrol altına alabilecek yöntemlere sahiptir. Tedavi süreci genellikle sinirsel iletimi düzenleyen nöbet önleyici ilaçlarla başlar. Ancak ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir. “Mikrovasküler dekompresyon” adı verilen yöntemle, sinire baskı yapan damar ameliyatla ayrılabilir. Cerrahiyi kaldıramayacak hastalar için ise “Gamma Knife” adı verilen, yüksek dozlu radyasyonla sinirin ağrı ileten kısmının hedeflendiği yöntemler başarıyla uygulanmaktadır.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version