Asmo Raimoaho / Yle
Finlandiya devlet medyası YLE, Erdoğan rejiminin Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik baskılarını ele alan iki haber yayımladı. Gazeteci Veli-Pekka Hämäläinen imzalı haberlerde, Türkiye’nin son dönemde Finlandiya’dan iade taleplerini önemli ölçüde artırdığı belirtilirken iadesi istenen bir Hizmet hareketi mensubuyla gerçekleştirilen röportaja yer verildi.
Habere göre, 2024 yılı içinde Finlandiya’ya toplam 15 iade talebi gelirken bunların 12’sini Türkiye hükümeti yaptı. Ankara 2023’te de 7 kişinin iade edilmesini istemişti. Finlandiyalı uzmanlara göre, iade taleplerinde yaşanan artışlar büyük oranda Finlandiya’nın NATO üyeliği süreciyle bağlantılı. NATO üyeliği sürecinde Finlandiya ve İsveç’in Türkiye’ye terörle mücadelede iş birliğini artırma sözü verdiği ancak Ankara’nın bu anlaşmayı muhaliflerin iade süreçlerini kolaylaştırmak için bir araç olarak gördüğü ifade ediliyor.
Haber, Türkiye’nin iade taleplerinin önemli bir kısmının siyasi nitelik taşıdığına dikkat çekiyor. Gülen Hareketi mensuplarının terör örgütü üyesi oldukları suçlamasıyla iadelerinin istendiği ancak iade taleplerinde delil olarak oldukça sınırlı unsurların gösterildiği belirtiliyor. Türkiye’de belirli bir bankada hesap sahibi olmanın, bir mesajlaşma uygulamasını kullanmanın ya da belirli bir gazeteye abone olmanın, “terör” suçlaması için yeterli sayılabildiği vurgulanıyor.
Haberin kapak görselinde, bir kişinin terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 6 yıl 3 ay cezaya çarptırıldığı ve delil olarak Bugün gazetesine aboneliğinin kullanıldığı gösteriliyor.
Araştırmacı Toni Alaranta, Türkiye’nin bu yaklaşımını “cadı avı” olarak nitelendirerek, hedef alınan kişilerin çoğunun hükümet muhalifi sıradan bireyler olduğunu savundu.
Haber, Finlandiya hükümetinin gelen iade taleplerinin büyük çoğunluğunu delil yetersizliği ve isnat edilen suçların Finlandiya yasalarına göre suç olmaması nedeniyle reddettiğinin altını çizdi. Bazı iade taleplerinin incelemesi ise sürüyor.
Aynı gün yayımlanan bir diğer haberde ise iadesi istenen bir Hizmet Hareketi mensubu ile röportaj yapıldı. Güvenlik gerekçeleriyle gerçek ismi açıklanmayan ve yüzü gösterilmeyen kişiden haberde “Hasan” olarak bahsedildi.
Habere göre Hasan, 2016’daki darbe girişiminin ardından başlatılan tasfiye sürecinde işini kaybeden bir öğretmendi. Çalıştığı okulun kapatılmasının ardından gözaltına alınan Hasan’ın, evinde bulunan kitaplar, bir dolarlık banknot ve telefonunda tespit edilen bir mesajlaşma uygulaması nedeniyle “silahlı terör örgütü üyeliği” ile suçlandığı aktarıldı.
2018 yılında 6 yılın üzerinde hapis cezasına çarptırılan Hasan’ın, cezasının kesinleşmesinin ardından şişme bot ile Yunanistan’a geçtiği, daha sonra Finlandiya’ya yerleştiği ifade edildi.
Finlandiya’da oturum izni alan Hasan’ın zamanla dil öğrendiği, sosyal ve sağlık sektöründe iş bulduğu ve ailesini de yanına aldığı kaydedildi. Ancak yıllar sonra Türkiye’nin Hasan’ın yerini tespit ettiği ve iadesi için resmi girişimde bulunduğu belirtildi.
Hasan ise Finlandiya’da güvende olduğunu düşündüğünü ancak zaman zaman takip edilme korkusu yaşadığını dile getirdi. Haberde ayrıca Türkiye’nin yurtdışındaki vatandaşlarına ilişkin bilgi toplamak için istihbarat ağlarını kullandığı iddialarına da yer verildi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

