Site icon Serbest Görüş

Danıştay’dan metro ihalelerinde kritik fren; bakanlık ayrıcalığı askıya alındı

TR724 HABER


Danıştay 13. Daire, İBB’nin Kamu İhali Kurumu aleyhine açtığı davada yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Kararla, 12 Ağustos 2025’te yönetmeliğe eklenen ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na kent içi raylı sistem araç alımlarında döviz cinsinden ihale yapma imkânı tanıyan ifade askıya alındı. Yüksek mahkeme, aynı istisnanın belediyelere tanınmamasının hukuka uygun olmadığını ve “giderilmesi güç veya imkânsız zararlar” doğurabileceğini vurguladı. Karar, belediyelere doğrudan dövizli ihale yolu açmadı; ancak şimdilik bakanlığın bu özel ayrıcalığını da durdurmuş oldu. Yani karar, belediyelere hemen yeni bir hak vermiyor. Önce sadece bakanlığa tanınmış olan ayrıcalıklı düzenlemeyi askıya alıyor. Ayrıca “yürütmenin durdurulması” kararı, dava bitene kadar o işlemin uygulanmaması anlamına gelen geçici bir tedbir.

Metro ve raylı sistem araç alımlarında hangi kurumların yabancı para cinsinden ihaleye çıkabileceğine ilişkin tartışmada Danıştay’dan dikkat çeken bir ara karar geldi. Çiğdem Toker’in yazısına göre Danıştay 13. Daire, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kamu İhale Kurumu aleyhine açtığı davada yürütmenin durdurulması talebini kabul etti. Böylece 12 Ağustos 2025 tarihli ve 32984 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle eklenen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na kent içi raylı sistem ve demiryolu hatlarında kullanılacak araç alımlarında yabancı para cinsinden teklif alma imkânı veren ifade askıya alınmış oldu.

Dava, belediyelerin de raylı sistem kurma, kurdurma ve işletme yetkisine sahip olmasına rağmen aynı ihalelerde bakanlıkla eşit bir rejime tabi tutulmaması üzerine açıldı. Danıştay, kararında, bakanlık tarafından yapılan kent içi raylı sistem araç alımı ihaleleri istisna kapsamına alınırken belediyelere ve büyükşehir belediyelerine aynı imkânın tanınmamasında hukuka uygunluk bulunmadığını belirtti. Mahkeme, bu eksik düzenlemenin uygulanması halinde “giderilmesi güç veya imkânsız zararlar” doğabileceği sonucuna vardı.

Kararın en kritik yönü, ilk bakışta düşünüldüğünün aksine belediyelere hemen döviz cinsinden metro ihalesi açma serbestisi getirmemesi. Yargı, belediyeleri kapsayacak yeni bir hak tanımı yapmadı; yalnızca yalnızca bakanlığa verilmiş özel istisnayı, eşitlik ve yetki dengesi bakımından sorunlu bularak yürürlükten geçici olarak çekti. Bunun pratik sonucu, uyuşmazlık konusu düzenleme yeniden ele alınana kadar Ulaştırma Bakanlığı’nın da bu ifadeye dayanarak kent içi raylı sistem araç alımı ihalesini döviz üzerinden yapamaması anlamına geliyor.

Dosyada İBB’nin öne çıkardığı temel itirazlar da büyük ölçüde yargı denetiminden geçmiş oldu. Belediye, bakanlığa tanınan imkânın kendisine verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, yerel yönetimlerin mali özerkliğini zayıflattığını, uluslararası tedarik ve rekabet koşullarını bozduğunu, özellikle ithal bileşeni yüksek metro araçlarında kur riski nedeniyle maliyetleri artırdığını savunuyordu. Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı, bu tezlerin en azından ilk inceleme aşamasında ciddi ve korunmaya değer bulunduğunu gösterdi.

Aynı süreçte Danıştay, İBB’nin KİK’e yaptığı başvuruya cevap verilmemesi nedeniyle açtığı ikinci davada da yürütmeyi durdurma kararı verdi. O dosya, idarenin sessiz kalmasının “zımni ret” sayılması işlemine karşı açılmıştı. Böylece yalnızca yönetmelik hükmü değil, o düzenlemeye karşı belediyenin idari başvurusunun yanıtsız bırakılması da yargı tarafından ayrıca sorunlu bulundu.

Peki bu karar ne anlama geliyor?

Bu karar, metro ve tramvay gibi yüksek maliyetli şehir içi ulaşım yatırımlarında merkezi idare ile belediyeler arasında farklı ihale rejimi kurulamayacağını söylüyor. Aynı zamanda karar, mevcut haliyle ne belediyelere yeni bir dövizli ihale yetkisi veriyor ne de bakanlığın ayrıcalığını koruyor; topu yeniden düzenleme yapacak idareye atıyor.

Kararın doğal sonucu olarak Bakanlık, 12 Ağustos 2025’te yönetmeliğe eklenen bu ifadeye dayanarak kent içi raylı sistem araç alımlarında döviz cinsinden ihale açma avantajını şu aşamada kullanamayacak. Çünkü Danıştay tam olarak o ek ifadenin yürütmesini durdurdu. Mahkeme belediyelere de doğrudan yeni bir yetki vermedi; sadece “bakanlığa var, belediyeye yok” biçimindeki eksik düzenlemeyi hukuka aykırı bularak askıya aldı.

Mahkeme, belediyelerin de 5393 ve 5216 sayılı kanunlar çerçevesinde raylı sistem kurma ve işletme yetkisine sahip olduğunu, buna rağmen aynı alanda bakanlığa tanınan dövizli ihale istisnasının belediyelere tanınmamasının hukuka uygun olmadığını söyledi.

İBB’nin temel tezi, yani “Eşitlik ilkesine aykırı ayrımcılık yapılıyor, bu da mali ve idari açıdan belediyeleri dezavantajlı bırakıyor” savı, en azından bu ara kararda güçlü bulunmuş oldu. Bu yüzden karar, İBB’nin tezlerini önemli ölçüde doğrulayan bir ara yargı işareti taşıyor.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version