Site icon Serbest Görüş

AYM Başkanı Kadir Özkaya: “Anayasal denetim yoksa üstünlük ilkesi anlamsızlaşır”

TR724 HABER


Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, “Anayasa, normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan temel hukuk normu olarak, yasama, yürütme ve yargı organları dahil olmak üzere tüm kamu gücünü bağlamaktadır. Bu yönüyle anayasa yargısı, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Zira anayasal denetimin bulunmadığı bir sistemde, anayasanın üstünlüğü ilkesinin pratik bir anlam ifade etmediğinin altını çizmek gerekir.” dedi. Bireysel başvurunun AYM’yi yalnızca ihlalleri gideren değil, hukuk sisteminin bütününe yön veren bir içtihat merkezi haline getirdiğini söyledi.

Anayasa Mahkemesi’nin 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Yüce Divan Salonu’nda “64. Kuruluş Yıl Dönümü Sempozyumu” düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyuma, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu Başkanı Serap Yazıcı Özbudun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Hakimi Saadet Yüksel, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin ile AYM ve yüksek yargı başkanvekilleri ve üyeleri katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin, 1961 Anayasası ile kurulan ve Türk anayasal düzeninde ilk kez kurumsallaşan anayasa yargısının en somut tezahürü olduğunu söyledi. Bu yönüyle mahkemenin, yalnızca yeni bir yargı organının ihdas edilmesini değil, aynı zamanda anayasanın üstünlüğü ilkesinin yargısal güvence altına alınmasını da ifade ettiğini vurgulayan Özkaya, “Bu da, Türk Anayasa Mahkemesi’nin hukuk devleti ilkesinin Türkiye’deki en güçlü güvencelerinden biri olduğunu göstermektedir. Mahkememiz görev ve sorumluluklarını bu bilinç ışığında yerine getirmektedir. Bu şekilde de devam edecektir. Kuruluşundan itibaren mahkememiz, norm denetimi yoluyla yasama organının işlemlerini anayasal sınırlar içinde tutan ve hukuk devletinin temel gereklerini hayata geçiren bir fonksiyon üstlenmiştir. 1982 Anayasası ile birlikte yetkileri yeniden şekillenen Anayasa Mahkemesi, anayasal sistem içindeki merkezi konumunu korumuş ve geliştirmiştir.” diye konuştu.

Kadir Özkaya, özellikle 2010 anayasa değişikliğiyle kabul edilen bireysel başvuru mekanizmasının ise Anayasa Mahkemesi’nin tarihsel gelişiminde en önemli noktalardan birini teşkil ettiğini belirtti: “Bugün gelinen noktada Anayasa Mahkemesi, 64 yıllık birikimiyle yalnızca Türk hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir.”

Anayasa yargısını ve onun fonksiyonunu doğru anlamak için, öncelikle onun dayandığı temel ilkeleri hatırlamakta fayda bulunduğuna işaret eden Özkaya, şunları kaydetti:

Kadir Özkaya, bu tarihsel gelişimin, yalnızca kurumsal bir sürekliliği değil, aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’nin değişen toplumsal ihtiyaçlara uyum sağlama kapasitesini de ortaya koyduğunu belirterek, şöyle devam etti:

Anayasa Mahkemesi’nin ayrıca, ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında güçlü bir yargısal diyalog kurduğunu söyleyen Özkaya, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı ile kurulan bu etkileşim, mahkememizin kararlarında açıkça görülmekte; bu durum anayasa yargısını daha evrensel ve karşılaştırmalı bir perspektife taşımaktadır.” dedi.

Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin, şeffaflık, erişilebilirlik ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda sürekli bir gelişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu, bu kapsamda hayata geçirilen uygulamaların anayasa yargısının yalnızca hukuki bir faaliyet alanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal güveni güçlendiren bir kamusal hizmet niteliği taşıdığını da ortaya koyduğunu anlattı. Anayasa Mahkemesi’nin de bu bilinç altında hareket ettiğini vurgulayan Özkaya, şunları söyledi: “Özellikle bireysel başvuru süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik dijital imkanların genişletilmesi, başvurucuların mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmış, hak arama yollarının daha etkin ve ulaşılabilir hâle gelmesine katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, mahkeme kararlarının zamanında ve sistematik bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması, anayasa yargısının şeffaflık ilkesini somutlaştırmakta ve yargısal faaliyetlerin daha geniş kesimler tarafından anlaşılabilir olmasına imkan tanımaktadır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, teknolojik imkânları etkin şekilde kullanarak, hem yargısal süreçlerin hızlanmasını sağlamakta hem de anayasa yargısının toplumla olan bağını güçlendirmektedir. Bu durum, anayasa yargısının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kurumsal güven ve demokratik meşruiyet üreten bir işlev üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.”

Anayasa Mahkeme’nin, kuruluş yıl dönümlerini yalnızca bir anma vesilesi olarak değil, anayasa yargısına ilişkin güncel meselelerin ele alındığı, farklı hukuk disiplinlerinden akademisyenler ile uygulayıcıların bir araya geldiği akademik toplantılarla değerlendirmeyi köklü bir gelenek haline getirdiğini belirten Özkaya, bu toplantıların, mahkemenin kurumsal hafızasını canlı tutmanın yanı sıra anayasal düşüncenin gelişmesine katkı sunan, içtihat ile doktrin arasında verimli bir etkileşim zemini oluşturan önemli platformlar olarak öne çıktığını anlattı. Başkan Özkaya, şöyle konuştu:

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version