Site icon Serbest Görüş

AKP yargısı; Gürlek’e tapu, Kocaman’a BMW!

Necip F. Bahadır


NECİP F. BAHADIR | YORUM

Ne dosya ama! Ayhan Bora Kaplan’dan söz ediyorum. MHP’nin iki numaraları ismi İzzet Ulvi Yönter’in başını yedi. “Bahçeli ne demek istedi?” diye kamuoyu ne çok tartışmıştı. “Birileri darbe planlıyormuş!” falan…

Meğer hepsi hikayeymiş.

Bahçeli’ye bundan sonra kim inanır? Konuşma metnine sızabilen bir ‘mafya’ MHP’de nerelere sızdı acaba? Yönter içine düştüğü rezil duruma bakmaksızın, “MHP’de ajan var…!” diye meydan okuyabildi.

İstanbul teşkilatı sil baştan… 11 il sırada… Mafyayla içiçe geçmiş bir parti…

Sürpriz değil aslında. Hapisten çıkan mafya lideri soluğu Bahçeli’nin yanında almıyor mu?

Her şeye rağmen siyaset, daha doğrusu MHP iyi kötü ‘kelle verdi’. Bahçeli görmezden, duymazdan gelmedi. Gereğini yaptı. Belki de bu bardağı taşıran son damlaydı. Yönter bardağa çoktan doldurmuştu.

Kim bilir?

Hakkını teslim etmek lazım! Kamuoyuna mal olan iddialar karşısında Bahçeli keskin ve sert tavır almaktan geri durmuyor. Belki çamurun partisine veya kendisine sıçramasından çekiniyor…

Sebebi ne olursa olsun Yönter’i kapının önüne koyması takdire şayan. Bu Bahçeli’yi temize çıkarmaz elbette. O fotoğraflara yansıyan ilişkiler ne olacak? Bahçeli’yi kim görevden alacak? Öyle bir taban yok. Neyse…

Kaplan dosyasında bir başka iddia gündemde… Gün boyu sosyal medyada dolaştı. Muhalif sitelerde ‘haber oldu’. İktidar medyası ise ‘üç maymunu’ oynadı. Onlar için bir şeyin haber değeri olabilmesi için mutlaka CHP ile bir ilişkisi olmalı lazım. Eğer iddianın bir ucu AKP veya bürokratlarına dokunuyorsa ‘dilsiz şeytana’ dönüşmekten başka çare yok.

Gözü vardır ama görmez, kulağı vardır duymaz, ‘vicdanı, aklı ve kalbi vardır’ diyemiyorum şüpheliyim çünkü, mühürlenmiştir hepsi.

İddia yeni değil aslında. Daha önce de konuşuldu. O dönem, “Komplo!” falan dedi. Ama şimdi iş değişti. Kayıtlara girdi. ‘Basit bir iddia’ veya ‘söylenti’ olmaktan çıktı. Resmi nitelik ve ciddi boyut kazandı. Gayrı ‘yok saymak’ mümkün değil.

Belge orada, dosyanın içinde… Ve de herkesin dilinde… Mısır’daki ‘sağır sultan’ bile duydu. Neredeyse iddiadan haberdar olmayan kalmadı. Köy kahvelerindeki sohbetlere kadar ineceği kesin. Pek sever toplum böyle konuları konuşmayı… Sadece konuşur ama ‘gereğini yapmaz’ o ayrı bir sorun… Keşke ‘merak’ hassasiyetini ‘ahlaki duruş’ konusunda da geliştirebilmiş olsaydı.

“Daha iddianın ne olduğunu söylemedin…” diyebilirisiniz. İnanın yazarken hicap duyuyorum. Bir yargı mensubu böyle bir şeye niye tevessül eder? Devletin sağladığı ‘ayrıcalıklı imkanlar’ yetmiyor mu?

Bazı meslekler vardır, ‘rengi beyazdır’ leke kaldırmaz. ‘Din adamları ve yargı mensupları’ bunların arasındadır. Bir Mercedes araba Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i ne kadar yıprattı? Oysa alt tarafı bir arabaydı. Şu an Yargıtay üyesi olan Yüksel Kocaman, Ankara Başsavcılığı yaptığı dönemde satın aldığı lüks BMW’sini mafyaya ödetmiş… Tekrar söyleyelim; Ankara Başsavcısının arabasının parasını mafya ödemiş! 

İyi mi? 

Bir ‘söylenti’ değil. Keşke yalan olsa… Kocaman çıkıp göğsünü gere gere, “Vallahi yalan, billahi yalan!” diyebilse… Ah keşke…

“Rüşvetin belgesi olur mu?” derler… Normalda olmazdı ama burada belgesi de var. Yani vaziyet o kadar kötü… AKP’nin devri iktidarında ‘rüşvetin belgesi’ de ortaya çıkıyor. Hem de resmi tutanaklarda, mahkeme kayıtlarında…

Öyle peçeteye, otel not kağıtlarına yazılmış, “Saat bedeli olan 240 bin Euro’yu Zafer Çağlayan’dan aldım.” notu gibi değil. Resmi kayıt… Tutanağı T24 internet sitesi haberleştirdi. Yine sosyal medya iyi iş çıkardı.

Suçüstü yakalandı!

Haberi birlikte okuyalım mı; “T24’ün ulaştığı tutanağa göre, Kocaman’ın olduğu belirtilen arabaya ilişkin ödeme, Kaplan’ın asistanı Sevda S…’nin hesabından yapıldı. MASAK tarafından hazırlanan ve tutanağa bağlanan hesap hareketlerinde, Sevda S…’nin 2 Ekim 2019 tarihinde ‘Yüksel Kocaman araç kaporası’ ve ‘Yüksel Kocaman araç bedeli’ adı altında Borusan Oto’ya 5 bin ve 338 bin 650 lira ödeme yaptığı görüldü. Kocaman, bu ödemeden sadece bir gün sonra BMW 3.20 model lüks aracı kendi adına tescil ettirdi. Davanın sanıklarından Serdar Sertçelik’in gizli tanık olarak verdiği ifadesinde, Kocaman’a BMW alındığı iddiası yer almış…” 

Bu arada merak edenler olabilir; 2019 yılında Türkiye’de satışa sunulan yeni nesil (G20 kasa) BMW 320i Sedan modelinin başlangıç fiyatı yaklaşık 331 bin 300 TL olarak açıklanmıştı. Rakamlar örtüşüyor yani… 

Çok daha ayrıntı var haberde… Kocaman fena yakalanmış, kaçacak yeri yok. Basit bir dille inkarı mümkün değil. ‘Komplo, kumpas’ gibi kavramlar da imdadına yetişemez. ‘Yargıya darbe’ falan senaryolara artık toplumun karnı tok. Adeta bir suçüstü hali var. Projektörlerin altında BMW’sinin içinde bir ‘başsavcı…’. Rüşvetin belgesiyle birlikte…

Araba orada… Ödeme bilgileri dosyada… Arabanın o günkü fiyatını da yukarıya yazdım. Her şey birbirini tamamlıyor… Bir gün sonra arabayı üzerine tescil ettirdiği belge cebinde…

Neyi nasıl inkar edeceksin? Koca araba saklasan saklanmaz! BMW bu, her yere sığmaz. Nefis işte… Bu gösterişli arabayı muhtemelen ‘herkesin gözüne sokmak için’ aldı. Ve başardı da… Ama döndü kendisini vurdu.

Tatile helikopterle gitmişti!

Görüldüğü kadarıyla Yüksel Kocaman lükse pek düşkün… Tatile helikopterle gittiği medyaya yansımıştı. Geceliği 9 bin liralık otellerde kaldı. 5-6 yıl öncesinden söz ediyorum.

Zenginlik aileden geliyorsa kim ne diyebilir? Ama öyle değil. Neyse… Ayhan Bora Kaplan’a helikopter de aldırabilirdi! Yargı bürokrasisini yıldırım hızıyla tırmanan isimlerden biri. Başına ‘talih kuşunun konduğu’ kesin. O talih kuşunun adı da ‘Pınarhisar…’

Evet, doğru anladınız. O tarihlerde beyefendi Pınarhisar’da savcıymış. Mangal partileri kitap sayfalarına yansımış. Meraklısı Hüseyin Besli’nin ‘Bir Lider Doğuyor’ kitabına bakabilir. Doğan sadece bir siyasi lider değil, aynı zamanda ona  paralel bir yargı mensubu ve  bir ‘başsavcı’ imiş.

‘Pınarhisar dostluğunun’ ne denli kıymetli olduğunu bilmeyen yok. Her kapıyı açar. Kariyer merdivenlerini uçarak çıkarsınız. O günlerin hatırını kullanmayan bir kaç gariban ya kalmıştır, ya kalmamıştır. Aslında bu da bir ‘araştırma’ konusu…

Yüksel Kocaman hakkındaki iddialar ‘başsavcı’ olduğu dönemde dillenmeye başladı. Buna rağmen kendisini Yargıtay’a atmayı başardı. Bir kararname yetti. MHP’nin Yönter’e yaptığını, AKP Kocaman’a yapamadı. Erdoğan BMW iddiasını ödüllendirdi!

AKP yargısının hali pürmelali… Sadece mahkeme salonlarındaki hukuksuz kararlar değil skandal olan… Adalet Bakanı Akın Gürlek ‘tapu zengini’. ‘14 değil, 4 taneymiş…’ Değil 4, izahı yapılamayan 1 tapu bile sorun.

Şimdi de parası mafya tarafından ödenen Kocaman’ın BMW’si… Daha ‘borsa günahları’ ortaya saçılmadı. Heybe büyük turplarla dolu…

Peki yargı bu kadar ağır skandalı kaldırabilir mi?

AKP kaldırır ona şüphe yok. AKP kadrolarının ne denli ‘yüzsüz ve pişkin’ olduğu aşikar. Ne Allah korkusu kaldı, ne de kuldan utanma duygusu… Rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in de dediği gibi, ‘Allah utandırmasın’ duaları kabul oldu.

AKP’li Özlem Zengin kızarmayan yüzüyle “Utanmıyoruz!” diye itiraf etti. “Bu ülke niye iflah olmuyor?” sorusunun yanıtı bu skandallarda saklı. AKP hem kendisini hem de ülkeyi mahvetti…

Bilmem daha ne denebilir? Toplumun uyanması için daha ne gerekir?

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version