Danıştay 5. Dairesi, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan akademisyenlere ilişkin davada dikkat çeken bir karara imza attı. Daire, bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararlarının bağlayıcılığı konusunda Anayasa Mahkemesi ile farklı bir değerlendirme ortaya koydu.
AYM kararlarının bağlayıcılığı tartışması
Kararda, Anayasa’nın 153. maddesine atıf yapılarak AYM’nin iptal kararlarının açık biçimde bağlayıcı olduğunun düzenlendiği, ancak bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararları için aynı açık düzenlemenin bulunmadığı ifade edildi. Bu nedenle AYM’nin ihlal kararlarının, iptal kararlarıyla aynı düzeyde bağlayıcı olmadığı görüşü dile getirildi.
Danıştay 5. Dairesi ayrıca, AYM’nin “süper temyiz mahkemesi” olmadığına vurgu yaptı. İhlal kararı sonrasında yapılacak işlemlerin, ilgili mahkemelerin kendi usul kuralları çerçevesinde yürütülmesi gerektiği savunuldu. Buna göre AYM’nin yeniden yargılama kararı vermesinin, davaya bakan mahkemenin esasa ilişkin değerlendirme yapmasına engel oluşturmadığı belirtildi.
Can Atalay kararına atıf
Dairenin değerlendirmesinde, daha önce Yargıtay tarafından Can Atalay dosyasında ortaya konulan yaklaşım da emsal gösterildi. Bu yönüyle kararın, yüksek yargı organları arasındaki yetki ve bağlayıcılık tartışmasını yeniden gündeme taşıdığı yorumları yapıldı.
Akademisyen hakkında ihraç kararı
Danıştay 5. Dairesi, söz konusu gerekçeler doğrultusunda “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan bir akademisyen hakkında verilen ihraç işlemini hukuka uygun buldu. Kararda, bildiride yer alan ifadelerin terör örgütüyle irtibat ve iltisak yönünden değerlendirilmesi gerektiği yönünde tespitler yer aldı.
AYM’nin önceki kararı
Anayasa Mahkemesi ise 2019 yılında verdiği kararda, yalnızca bildiriyi imzalamanın terör örgütüyle bağlantı kurmak için yeterli sayılamayacağını belirtmiş ve bu nedenle akademisyenlerin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmişti. Bu karar sonrasında açılan ceza davalarının büyük bölümü düşmüş, bazı akademisyenler görevlerine iade edilmişti.
Gazeteci Gökçer Tahincioğlu’nun T24’te kaleme aldığı yazıya göre, Danıştay’ın bu kararı, yüksek yargı organları arasındaki yetki ve kararların bağlayıcılığı tartışmasını yeniden alevlendirebilecek nitelikte.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

