Site icon Serbest Görüş

Ünlüler operasyonunda ağır ifşa: 2 milyon dolarlık pazarlık, sahte haber, yakalama tehdidi iddiası

Tr724 [Haber Merkezi]


Kamuoyunda “Ünlüler operasyonu” olarak bilinen süreçte ilk kez doğrudan hedef alındığını söyleyen bir isim kamuoyu önüne çıkarak ayrıntılı iddialarda bulundu. İş insanı Öncü Sönmez, hakkında yürütülen baskı ve şantaj girişimlerini anlattığı açıklamalarında, operasyonun yalnızca adli bir soruşturma olmadığını, aynı zamanda medya, yargı ve yeraltı dünyasının bazı unsurlarının iç içe geçtiği bir çökme mekanizmasına dönüştüğünü söyledi.

Sönmez, kendisinden milyonlarca dolar istendiğini, aksi halde hakkında yalan haberler yayımlanacağı ve soruşturma dosyalarıyla baskı kurulacağı tehdidi aldığını öne sürdü.
İddialarında Sabah gazetesi yazarı Abdurrahman Şimşek’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ve yeraltı dünyasından Ali Uzun’un adını verdi. Sönmez, operasyonun bir kısmının gerçek suç soruşturması değil, “ünlüler borsasına” dönüşmüş organize bir çökme düzeni olduğunu savundu.

Sönmez’in anlatımına göre süreç, babasının ölümünden sonra daha görünür hale gelmesi ve hedefe yerleştirilmesiyle başladı. Kendisi hakkında Sabah ve A Haber hattında peş peşe itibarsızlaştırıcı haberler yayımlandığını belirten Sönmez, bu yayınların sadece medya faaliyeti olmadığını, sistematik baskının parçası olarak kullanıldığını savundu. En dikkat çekici iddiası ise, bu yayınların ve hakkında çıkarılacağı söylenen adli işlemlerin, para talebiyle birlikte gündeme getirilmiş olması.

Sönmez, yeraltı dünyasından Ali Uzun ve çevresindeki isimlerin kendisinden önce “haraç”, ardından “borç” adı altında para talep ettiğini; bu baskıya boyun eğmeyince fiziksel saldırı, araç kurşunlama ve ölüm tehdidi dahil çok sayıda olay yaşadığını ileri sürdü. İddiaya göre süreç daha sonra başka bir aşamaya geçti ve yalnızca mafyatik baskı olmaktan çıktı. Sönmez, şikâyet yollarını denediğini ancak sonuç alamadığını, bunun ardından medya ayağının devreye sokulduğunu söyledi.

İş insanının en ağır suçlaması, Sabah gazetesi yazarı Abdurrahman Şimşek ile dönemin başsavcısı, mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’in isimlerinin geçtiği iddialar oldu. Sönmez, Etiler’de yapılan bir görüşmede, kendisinden 5 milyon dolar istenen süreçte bunun 2 milyon dolara “çözülebileceğinin” söylendiğini, para verilmezse hakkında art arda haberler yayımlanacağı ve gözaltı-yakalama sürecinin başlatılacağı tehdidiyle karşı karşıya kaldığını öne sürdü. Sönmez, kendisine ileri tarihli bir yakalama kararısının dahi gösterildiğini iddia etti.

Bu iddiaların merkezinde, “Ünlüler operasyonu” diye sunulan dosyaların bazılarının önceden kurgulandığı ve belli hedefler için kullanıldığı savı bulunuyor. Sönmez’e göre yöntem şöyle işledi: Önce hedef kişi belirleniyor, özel hayatına ilişkin ilişkiler ve bağlantılar üzerinden dosya zemini hazırlanıyor, ardından kadın ifadeleri, medya haberleri ve adli baskı aynı anda devreye sokuluyor. Böylece kişi hem itibarsızlaştırılıyor hem de para vermeye zorlanıyor. Sönmez bu yapıyı “yüzde 10’u gerçek, yüzde 90’ı ünlüler borsası” sözleriyle özetledi.

Sönmez ayrıca, hakkında çıkan bazı haberlerde kullanılan fotoğrafların da organize biçimde temin edildiğini öne sürdü. Kız arkadaşıyla ilgili görsellerin çevresinden toplandığını, bunların kısa süre sonra haberleştirildiğini, daha sonra da bu yayınlar üzerinden baskının sürdürüldüğünü savundu. Bazı kadınların da baskıyla şikâyetçi yapılmaya çalışıldığını, “fuhşa teşvik” ve “uyuşturucuya özendirme” gibi başlıkların önceden hazırlanmış suçlama kalıpları olarak önüne konduğunu iddia etti.

Açıklamalarında yalnızca kendi dosyasını değil, daha geniş bir yapıyı da tarif eden Sönmez, bazı lüks mekânların ve gece hayatı çevresinin, harcama gücü yüksek hedef isimleri izleyip raporlayan bir ağ gibi kullanıldığını savundu. Ona göre özellikle zengin aile çocukları, iş insanları ve kamuoyunda tanınan isimler; medya tehdidi, adli dosya ve mafyatik baskının birleştiği bir sistem içinde kolay hedef haline getirildi.

Öncü Sönmez: Kayıtlr, yazışmalar elimde

Sönmez, Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldığını, önce İsviçre’ye ardından ABD’ye gittiğini söyledi. Açıklamalarını sosyal medya hesaplarından yayımladığını, ancak hesaplarına erişim engeli getirildiğini de ileri sürdü. Buna rağmen elinde mesajlar, kayıtlar, yazışmalar ve başka belgeler bulunduğunu söyleyerek geri adım atmayacağını belirtti.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version