Site icon Serbest Görüş

Merkez Bankası rezervlerinde sert düşüş: Toplam rezervler 197,5 milyar dolara geriledi

Orhan Sait Berber


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı haftalık para ve banka istatistiklerine göre, toplam rezervler 6 Mart 2026 haftasında 12 milyar 782 milyon dolar azalarak 210 milyar 260 milyon dolardan 197 milyar 478 milyon dolara geriledi. Düşüşte hem brüt döviz rezervlerindeki hem de altın rezervlerindeki gerileme etkili oldu.

Verilere göre, brüt döviz rezervleri bir haftada 10 milyar 663 milyon dolar azalarak 73 milyar 433 milyon dolardan 62 milyar 770 milyon dolara düştü. Aynı dönemde altın rezervleri de 2 milyar 120 milyon dolar gerileyerek 136 milyar 827 milyon dolardan 134 milyar 707 milyon dolara indi.

Böylece toplam rezervlerdeki haftalık kayıp yaklaşık 12,8 milyar dolar olarak kaydedildi. Rezervlerdeki bu gerileme, piyasalarda Merkez Bankası’nın döviz pozisyonu ve rezerv yeterliliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Verilere göre toplam rezervler 27 Şubat 2026 haftasında 210 milyar 260 milyon dolar seviyesindeyken, 6 Mart 2026 itibarıyla 197 milyar 478 milyon dolara geriledi.

Şenol Babuşçu: “Ek parasal sıkılaştırma adımları gelebilir”

Rezervlerdeki sert düşüş ekonomistlerin de dikkatini çekti. Makroekonomist Özlem Derici Şengül, son dönemde yaşanan gelişmelerin Merkez Bankası rezervleri üzerinde ciddi bir baskı yarattığını belirtti. Şengül’e göre çatışmaların başladığı günden bu yana rezerv kaybı 20 milyar doları aşmış durumda.

Şengül, mevcut koşullarda Merkez Bankası’nın politika faizinden ziyade alternatif para politikası araçlarına daha fazla başvurabileceğini ifade etti. Bu çerçevede, bankalar arası faizlerin daha da yükselmesine olanak tanımak amacıyla faiz koridorunun üst bandında bir artışın gündeme gelebileceğini ve bunun sermaye çıkışını yavaşlatarak rezervler üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefleyebileceğini belirtti.

Rezervlerdeki düşüşe ilişkin bir değerlendirme de bankacı ve akademisyen Şenol Babuşcu’dan geldi. Babuşcu, rezerv kaybının sürmesi halinde ek parasal sıkılaştırma adımlarının gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Babuşcu’ya göre rezervler üzerindeki baskı devam ederse faiz artışı dahil yeni sıkılaştırma adımları gecikmeden değerlendirilebilir. Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve rezervlerdeki gerilemenin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Babuşcu, mevcut koşullarda ekonomi yönetiminin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

Rezervlerdeki sert düşüş, geçen yıl yaşanan piyasa dalgalanmalarını da yeniden gündeme getirdi. Mart 2025’te, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşanmıştı. İmamoğlu, o dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en güçlü siyasi rakiplerinden biri olarak görülüyor ve kamuoyu yoklamalarında önde yer alıyordu.

Söz konusu dönemde Merkez Bankası’nın döviz piyasasına müdahale ettiği ve haftalar içinde yaklaşık 50 milyar dolarlık rezerv satışının gerçekleştiği belirtilmişti.

Analistler, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından yaşanan piyasa türbülansının Merkez Bankası rezervleri üzerindeki maliyetinin, Türkiye’nin komşu bir ülkede devam eden savaşın rezervler üzerindeki etkisinin yaklaşık dört katı olduğuna dikkat çekti.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version