İsrail ve ABD saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in yerine geçecek o ismi İran devlet medyası duyurdu.
Yayınlanan tam metin bildiride, hayatını kaybeden Ali Hamaney, şerefli komutanlar ve Minab’daki okul saldırısında acımasızca katledilen öğrenciler için taziye mesajlarına yer verildi.
Devrim imamlarının 47 yıllık mirasının korunmasına dikkat çekilen oturumda, meclis üyelerinin ezici çoğunluğunun oyuyla Ayetullah Mücteba Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü dini lideri ilan edildi.
Mücteba Hamaney kimdir?
Dr. Savash Porgham’ın sosyal medya hesabından yayınlarığı paylaşıma göre oğul Hameney’yle birlikte İran’ı daha da zor günler bekliyor:
İran’ın üçüncü Rehberi beklendiği üzere Mücteba Hameneyi oldu. Devrim Muhafızları’nın dediği oldu ancak Mücteba Hameneyi’le birlikte İran’ı daha da zor günler bekliyor. Çünkü hem devletin bazı kanatları nezdinde hem de muhalif damar nezdinde bir meşruiyeti yok.
Babası Ali Hameneyi’nin ABD-İsrail tarafından öldürülmüş olması Mücteba Hameneyi’nin “simgesel” önemini devletin “intikam isteyen duygusal ve öfkeli” radikal muhafazakar kanadında artırdı. Zaten yıllardır adı babasından sonraki Rehber olarak geçiyordu ama şu an “Öldürülen Rehberin emaneti” olarak pozisyonu daha da güçlenmiş oldu.
Mücteba Hameneyi sadece “Rehberin oğlu” değil; uzun yıllardır babasının ofisini yöneten, devasa ekonomik bir gücü kontrol eden, karar alma süreçlerinde etkin olan, Şii ulema arasında etkisi olan, özellikle Devrim Muhafızları ve istihbarat teşkilatında derin nüfuzu ve etkisi olan karanlık biri. Rehberlik için kendisine rakip olan isimleri ortadan kaldırdığı her zaman tartışılmıştır.
Mücteba Hameneyi, uzun yıllardır İran’daki toplumsal olayların kanlı bastırılmasında da direkt etkisi ve hatta emir komutası olan bir isim. Dolayısıyla İran’ın muhalif kanadında nefret simgesidir ve kendisi için her protestoda “Mücteba ölesin, Rehberliği görmeyesin” sloganı atılıyor. İran’ın muhalif damarı kendisinin rehberliğine karşı çıkacaktır.
Mücteba Hameneyi’nin 47 yıl içinde ilişkilerinin dayandığı gayriresmî paralel devlet yapılanmasına “Habib Halkası” denilir ve İran-Irak Savaşı’na kadar gider.
“Habib bin Mezahir Taburu”, İran-Irak Savaşı sırasında Devrim Muhafızlarını’nın bir taburuydu ve savaşta çeşitli operasyonları yürüttü.
1986 yılında, Mücteba Hameneyi yaklaşık 17 yaşındayken cepheye giderek bu tabura katıldı. O dönemde kendisi, İran’ın o zamanki cumhurbaşkanı olan Ali Hameneyi’nin oğlu olarak Habib Taburu’na katılmıştı.
İran-Irak Savaşı sırasında Mücteba Hameneyi’nin kurduğu bu ilişkiler daha sonra bazı güvenlik ve siyasi çevrelerde önemli bağlantılara dönüştü ve “Habib Halkası” olarak anıldı. Savaştan sonra bu taburda görev yapmış bazı komutanlar ve askerler arasında gayriresmî bir ilişki ağı ve bağ oluştuğu ileri sürülür.
“Habib Halkası” için genellikle şu özellikler dile getirilir:
•İran-Irak Savaşı döneminden gelen kişisel ilişkiler
•Üyelerin çoğunun Devrim Muhafızları, Besic, istihbarat ve güvenlik kurumlarında üst düzeyde görev yapması
•Mücteba Hameneyi’yie siyasi yakınlık
•İran’daki güç ve güvenlik yapıları içinde etkili pozisyonlarda bulunmaları
Ancak “Habib Halkası” adı altında resmî bir örgüt veya yapı bulunmuyor ancak İran-Irak Savaş döneminde oluşan bu ağ daha sonra İran’daki güvenlik, istihbarat ve siyasi yapılar içinde etkili oldu.
“Habip Taburu Halkası”nın şu alanlarda etkili oldukları öne sürülür:
•Devrim Muhafızları içindeki güç dengeleri
•Güvenlik ve istihbarat kurumlarının yönetimi
•Protestolara karşı devletin güvenlik politikaları
•Bazı muhafazakâr siyasi akımlara destek ve yakınlık
Yani Mücteba Hameneyi’nin gücünün geldiği nokta “Habip Halkası”yla kurduğu derin askeri, siyasi, istihbari, ekonomik vs. bağlarındandır
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/03/Iranin-ucuncu-dini-lideri-Mucteba-Hamaney-oldu.jpg)