Site icon Serbest Görüş

İran’ı 37 yıl yöneten dini lider; Ayetullah Ali Hamaney kimdir? | PORTRE

Tr724 [Haber Merkezi]


HABER-PORTRE

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da başlattığı ortak saldırılarda öldürüldü. İran devlet medyası pazar sabahı ölümü doğrularken, saldırıda ailesinden bazı isimlerin de hayatını kaybettiği bildirildi. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın “Hamaney’in öldürüldüğü” yönündeki açıklamasının ardından, İran devlet medyası ölüm haberini duyurdu; yarı resmî ajanslar da saldırının “yüksek hedefli” bir operasyon olduğunu yazdı. Bölgedeki gerilim, İran’ın karşı saldırı mesajları ve yeni hava saldırılarıyla hızla tırmandı. 

Humeyni’den sonra; güvenlik devleti mantığı

Hamaney, 1989’da Humeyni’nin ölümünün ardından görevi devraldığında İran, devrimin ateşiyle birlikte savaş yorgunuydu. 1980’lerde İran-Irak Savaşı’nı cumhurbaşkanı sıfatıyla yaşamış bir isim olarak, devletin kırılgan olduğu ve “kuşatma altında” bulunduğu fikrini yönetimin merkezine koydu. Bu yaklaşım, İran’ın dış politikada sürekli savunma refleksiyle hareket etmesini ve içeride güvenlik önceliğinin kalıcılaşmasını besledi. 

“Direniş ekseni”; vekil güçler üzerinden nüfuz

Hamaney döneminde İran, sınırlarının ötesindeki etkisini doğrudan değil; müttefik ağları, silahlı gruplar ve siyasi-askerî ortaklar üzerinden büyüttü. “Direniş ekseni” diye anılan bu hat, İran’ın bölgesel caydırıcılığının ana aracı olarak kurgulandı; Tahran’ın stratejisi, maliyetin ve riskin önemli kısmını vekil yapılara yaymaya dayandı. 

Devrim Muhafızları’nın yükselişi ve “direniş ekonomisi”

Bu çizginin içerdeki omurgası Devrim Muhafızları oldu. Hamaney yıllarında IRGC, sadece askerî bir yapı olmaktan çıkarak güvenlikten siyasete ve ekonomiye uzanan etkili bir güç merkezine dönüştü. Batı yaptırımları karşısında ise “kendi kendine yeterlilik” vurgusu öne çıktı; reform taleplerine karşılık, güvenlik ve rejim devamlılığı öncelikli çerçeve korunmaya çalışıldı. 

Sokakla çatışan iktidar; 2009’dan 2020’lere

Hamaney’in uzun yönetimi, sadece dış politikada değil içeride de sert sınavlar verdi. Seçim tartışmalarının büyüdüğü 2009’daki protestolar, yıllar sonra kadın hakları eksenli gösteriler ve son dönemde ekonomik sıkıntılarla başlayan kitlesel tepkiler; rejimin, özellikle genç nüfusla bağının zayıfladığı eleştirilerini güçlendirdi. 

İlk yıllar: Meşhed’den Kum’a uzanan hat

1939’da Meşhed’de doğan Hamaney, dinî çevrelerin içinde yetişti; klasik medrese eğitiminden geçti, ardından Kum’da devrimci hareketin yükseldiği dönemde Humeyni çevresiyle yakınlaştı. Vaazları ve dersleriyle adını duyurdu; Şah döneminde ise defalarca gözaltına alındığı, sürgün ve baskı gördüğü biliniyor. 

1981 | Suikast ve cumhurbaşkanlığı

Devrim sonrası yeni devletin kadroları içinde hızla yükselen Hamaney, 1981’de bir suikast girişiminden sağ çıktı; aynı yıl cumhurbaşkanlığına seçildi. İran-Irak Savaşı’nın gölgesinde geçen bu dönem, onun siyasal kimliğini “devlet güvenliği” ekseninde sertleştiren yıllar olarak anıldı. 

1989 | Dini liderlik ve kurumsal tahkim

Humeyni’nin ölümüyle birlikte İran, liderlik geçişini kurumsal düzenlemelerle gerçekleştirdi; Hamaney dini liderliğe taşındı. Sonraki yıllarda devletin karar alma mekanizması, güvenlik aygıtı ve ideolojik söylem; tek bir stratejik hedefte birleşti: rejimin içeride dayanıklılığını artırmak, dışarıda ise maliyetleri dağıtan bölgesel nüfuzu sürdürmek. 

Ardında kalan miras; güç, yalnızlık ve kırılganlık

Destekçileri onu İran’ın caydırıcılığını büyüten lider olarak anlatırken, eleştirmenleri ağır yaptırımların ve iç baskının toplumsal bedelini hatırlatıyor. Bugün ise ölüm haberi, İran’da yeni bir geçiş dönemini ve bölgesel çatışmanın daha da genişleme riskini aynı anda gündeme taşıdı.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version