Site icon Serbest Görüş

İNCELEME | Hayal kırıklığı büyüyor; TOGG ‘siyasi’ vitrinde var; ekonomik sahada yok!

TR724 HABER


TR724 | EKONOMİ

Yaklaşık 3,7 milyar dolarlık yatırımla yola çıkan TOGG, büyük hedefler ve güçlü siyasi destekle Türkiye’nin en iddialı sanayi projelerinden biri olarak sunuldu. Ancak üç yılın sonunda ortaya çıkan tablo, üretim ve satış tarafında vaatlerle gerçekleşmeler arasında ciddi bir fark olduğunu gösteriyor. 2023 yılının sonunda açıklanan ‘2032’ye kadar 1 milyon araç hedefi’ hala değiştirilmiş değil! Şirketin bugüne kadarki toplam satışı ise 100 bin eşiğine ulaşamadı. Avrupa açılımı ise şimdilik sembolik düzeyde kaldı. Yani iktidar ve yayın organlarının ‘başarı’ diye anlattığı TOGG, devasa bir ‘hayal kırıklığı’ olma yolunda emin adımlarla ilerliyor… TOGG’un zarar ettiğine işaret eden güçlü finansal veriler var; kamuya yansıyan hesaplamalara göre şirket 2024’te yaklaşık 13,75 milyar TL, 2025’te ise yaklaşık 14,61 milyar TL zarar yazdı. Peki bu tablo daha ne kadar sürdürülebilir?

TOGG, başından itibaren sadece bir otomobil markası olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin sanayi gücünü ve teknolojik iddiasını temsil eden bir proje olarak anlatıldı. Resmi açıklamalar göre fabrikanın kurulum maliyeti yaklaşık 3,7 milyar dolardı.

Şirket için çizilen çerçeve oldukça büyüktü. 2023 Eylül’ünde Gemlik kampüsünde yapılan açıklamalarda TOGG’un 2032 sonuna kadar 1 milyon araç üretmesinin hedeflendiği belirtildi. Aynı dönemde 2023 yılı hedefi de yukarı çekilmiş, yıl içinde 20 bin olarak açıklanan adet daha sonra 28 bine çıkarılmıştı. Ancak ilk yıl sonunda gerçekleşen satış 19 bin 583 adette kaldı. Yani TOGG, ilk yılında açıklanan 28 binlik hedefin 8 bin 417 adet altında kaldı.

Bu ilk yıl için kabul edilebilir bir sapma olabilir. ‘Başlangıç yılının zorluğu’ denilerek geçiştirilebilir. Ancak sonraki yıllarda gelen resmi veriler, sorunun geçici bir sapmadan daha derin olduğunu gösteriyor.

İkinci yılda satışlar arttı, fakat ölçek tartışmasını bitirecek bir düzeye ulaşmadı. T10X’in 2024 yılındaki satışı 30 bin 93 olarak kayıtlara geçti. 2025 sonunda ise T10X ve T10F’in toplam satışı 39 bin 20 oldu. Böylece TOGG’un 2023, 2024 ve 2025 yıllarındaki toplam kümülatif satış hacmi 88 bin 696 adede ulaştı.

Türkiye pazarı açısından bu rakam görünür bir varlığa işaret ediyor; ancak milyarlarca dolarlık yatırım mantığıyla bakıldığında hâlâ sınırlı bir ölçek anlamına geliyor. Çünkü 1 milyonluk hedefe karşılık üç yılda gelinen nokta, toplam hedefin ancak küçük bir bölümüne karşılık geliyor.

Bu tablo, uzun vadeli hedefin gerçekçiliğini de tartışmalı hale getiriyor. Üç yılda 88 bin 696 araç satılmışken, 2032 sonuna kadar 1 milyon hedefinin tutması için geriye 911 bin 304 araç kalıyor! Bu da 2026-2032 arasındaki 7 yılda yılda ortalama yaklaşık 130 bin araçlık satış temposu gerektiriyor.

Peki bu mümkün mü?

Mevcut şartlarda değil! Zira önceki 3 yılda hayal kırıklığına neden olan TOGG’un 2026’nın ilk iki ayında toplam satışı da 4 bin 979 adet görünüyor. Aylık satış rakamı 2 bin 500 bile değil. Yıl sonunda yapılacak kampanyalarla vs. rakamın 40 bini bulması bile sürpriz sayılır. Şirketin açıklanan yıllık kapasitesi 175 bin ancak üretim henüz 50 bin barajını bile aşamadı!

Başka bir ifadeyle şirketin mevcut ritmini yalnızca artırması değil, bunu birkaç yıl üst üste katlayarak sürdürmesi gerekiyor. Bugünkü verilerle bakıldığında, 1 milyonluk hedefin kağıt üzerinde durduğu; fakat fiili tempoyla arasındaki farkın giderek açıldığı görülüyor.

Hedeflerle gerçekleşmeler arasındaki en çarpıcı kırılma 2025 sonunda yaşandı. 4 Aralık 2025 tarihli TRT Haber haberinde, yeni model olan T10F için yıl sonuna kadar 10 bin adedin üzerinde satış beklendiği, T10X ile T10F’in toplam satışının da yıl sonunda 90 bine ulaşmasının beklendiği aktarıldı. Ancak yıl kapandığında toplam satış 39 bin 20’de kaldı. Yani kamuoyuna yansıyan 90 binlik beklentinin yalnızca yüzde 43’ü gerçekleşti! Aradaki fark 50 bin 980 araç oldu.

Bu, basit bir tahmin hatasından çok, hedef dilinin gerçekleşmelerden belirgin biçimde koptuğunu gösteren bir veri olarak öne çıkıyor. Yani TOGG yetkilileri araçları satmaktan çok; algıyı satıyor! Resmi verilere/satış rakamlarına rağmen iktidar temsilcileri ve yandaş medyanın TOGG yönetimini ‘başarılı’ olarak lanse etmesi de üzerinde düşünülmesi gereken başka bir nokta…

‘Başarı’ dedikleri şey tam olarak nedir?

Bir başka resmi rakam daha verelim; Türkiye’de sıfır otomobil ve hafif ticari araç satışları 2025’te önceki yıla göre yüzde 10,49 artarak 1 milyon 368 bin 400 adede ulaştı. Sadece otomobil satışlarının toplamı geçtiğimiz yıl 1 milyon 84 bin olarak açıklandı… TOGG’un 39 bin 20 adetlik satışı esas alınırsa, 1 milyon 84 bin otomobil satışı içinde payı yaklaşık yüzde 3,60!

BYD, geçtiğimiz yıl Türkiye’de 45 bin 537 araç satmış! TOGG’dan çok daha fazla… Peki Çinli otomotiv devi
BYD, 2025 yılında dünya genelinde toplam kaç otomobil satmış? 4,6 milyon! TOGG, henüz 40 bine bile ulaşamadı!  

Renault’un toplam satışı 2 milyon 336 bin; Toyota’nın sadece ‘Toyota’ markasıyla yaptığı toplam satış 9 milyon 654 bin! Tabi ki Renault ya da Toyota ile henüz 3 yıl önce kurulan TOGG’u kıyaslamıyorum; sadece aradaki devasa uçurumu göstermeye çalışıyorum… Bu satış rakamlarıyla, bu ihracat verileriyle (neredeyse hiç yok) nasıl küresel bir oyuncu olacaksınız?

İhracat tam bir hayal kırıklığı!

Ekonomik rasyonalite açısından bir diğer zayıf halka ise ihracat. Otomotiv sektöründe iç pazarda görünür olmak tek başına yeterli olmuyor. Dış pazara güçlü giriş yapmadan ölçek ekonomisine ulaşmak zorlaşıyor. TOGG’un Avrupa açılımı ise şimdilik sınırlı. Reuters’ın Eylül 2025 tarihli haberine göre şirket Avrupa satışlarına Almanya’dan başlayarak kârlılığını artırmayı hedefliyordu. Fakat yıl sonu verileri, Almanya’da 240 satış sözleşmesine karşılık yalnızca 144 teslimat yapılabildiğini gösterdi. Sadece 144! Avrupa’nın en büyük otomobil pazarında bu düzeyde kalan bir başlangıç, ihracatın henüz büyüme motoru haline gelemediğini ortaya koyuyor.

Zaten sektörün temel mantığı da bu tabloyu destekliyor. Reuters’ın aynı haberinde yer alan sektör değerlendirmesine göre, TOGG’un kârlılığa ulaşabilmesi için yılda yaklaşık 200 bin araç satması gerekebilir. Otomotiv uzmanlarına göre de rakamın 250 bin civarında olması gerekiyor. Ancak resmi verilere göre TOGG henüz 50 bin barajını bile aşamamış durumda. Milyarlarca dolarlık bir otomotiv yatırımı ve sonuç yıllık 40 bin araç satışı!

TOGG’un Türkiye’deki siyasi ve sembolik değeri ile ekonomik performansı arasındaki fark tam da burada belirginleşiyor. TOGG iç pazarda görünürlük elde etti, sağlanan desteklerle elektrikli otomobil segmentinde güçlü bir oyuncu oldu ve iktidarın seçim meydanlarındaki en büyük propaganda araçlarından biri haline geldi. Ancak 3 yılın ardından ulaşılan satış hacmi sonrası elimizde şu var; TOGG’un siyasi anlatıda güçlü ve iyi bir propaganda aracı ancak ekonomik tabloda tam bir hayal kırıklığı…

Sonuçta TOGG’un temel meselesi artık otomobil üretip üretmemesi değil. Asıl mesele, bu üretimin ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabilecek ölçeğe ulaşıp ulaşamayacağı. Bugünkü veriler, şirketin Türkiye’de siyasi anlamı yüksek bir proje olarak öne çıktığını; ancak ekonomik açıdan hâlâ ciddi soru işaretleri taşıdığını gösteriyor. Hedefler büyük, söylem güçlü, görünürlük yüksek. Fakat satış temposu, ihracat performansı ve hedef-gerçekleşme farkı birlikte değerlendirildiğinde, TOGG’un şu aşamada ekonomik başarı hikâyesinden çok, ekonomik karşılığı henüz tam oluşmamış bir prestij/siyaset projesi görünümü verdiği söylenebilir.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version