TR724 | EKONOMİ
TBB Risk Merkezi verileri, bireysel borç yükünün bir yılda sert biçimde arttığını gösterdi. Ocak 2025’te 4,1 trilyon lira olan bireysel kredi hacmi, Ocak 2026’da 6 trilyon 63 milyar liraya yükseldi. Aynı dönemde bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak oranı yüzde 3,3’ten yüzde 4,2’ye çıktı. Kredi kullanan kişi sayısı 43,8 milyona ulaşırken, kişi başına ortalama borç 97 bin liradan 138 bin liraya sıçradı.
Peki bütün bu rakamlar ne anlama geliyor?
Bu rakamlar, milyonlarca insanın artık gelirle değil borçla ayakta durduğunu gösteriyor. Borç sadece büyümüyor; daha pahalı, daha kısa vadeli ve geri ödenmesi daha zor hale geliyor.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin Ocak 2025 ve Ocak 2026 bültenleri, yurttaşın krediye daha fazla yüklendiğini, buna karşılık borç kalitesinin de bozulduğunu ortaya koydu. Ocak 2025’te 17 trilyon 150 milyar lira olan toplam nakdi kredi hacmi, bir yıl sonra yüzde 45 artışla 24 trilyon 811 milyar liraya çıktı. Aynı dönemde tasfiye olunacak alacaklar da 398 milyar liradan 786 milyar liraya yükseldi; toplam krediler içindeki oran ise yüzde 2,3’ten yüzde 3’e çıktı.
En dikkat çekici sıçrama bireysel kredilerde yaşandı. Ocak 2025’te yüzde 44 artışla 4,1 trilyon lirayı aşan bireysel kredi hacmi, Ocak 2026’da bu kez yüzde 49 artışla 6 trilyon 63 milyar liraya ulaştı. Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak oranı da bir yılda yüzde 3,3’ten yüzde 4,2’ye yükseldi. Bu tablo, sadece borçlanmanın değil, geri ödeme riskinin de büyüdüğünü gösteriyor.
Bireysel borç kompozisyonunda da sınırlı ama anlamlı bir kayma var. Kredi kartlarının toplam bireysel krediler içindeki payı yüzde 48’den yüzde 50’ye yükselirken, ihtiyaç kredilerinin payı yüzde 25’ten yüzde 24’e, konut kredilerinin payı yüzde 13’ten yüzde 12’ye geriledi. Taşıt kredilerinin payı yüzde 2’den yüzde 1’e inerken, kredili mevduat hesabının payı yüzde 12’den yüzde 13’e çıktı. Bu değişim, hanehalkının daha çok kısa vadeli ve pahalı borçlanma araçlarına yöneldiğini düşündürüyor.
Kredi kullanan kişi sayısı da büyümeye devam etti. Takipteki krediler hariç bireysel kredi kullanan müşteri sayısı Ocak 2025’te 41,9 milyon iken Ocak 2026’da 43,8 milyona çıktı. Aynı dönemde kişi başına ortalama kredi bakiyesi 97 bin liradan 138 bin liraya yükseldi. Yani sisteme giren kişi sayısı artsa da asıl sert artış, kişi başına düşen borç yükünde yaşandı.
İlk kez kredi kullananlarda da dikkat çekici bir yön değişimi var. İlk kez kredili mevduat hesabı kullananların sayısı 161 binden 244 bine çıkarken, ilk kez kredi kartı kullananların sayısı 167 binden 181 bine yükseldi. Buna karşılık ilk kez tüketici kredisi kullananların sayısı 124 binden 103 bine, taşıt kredisi kullananların sayısı 11 binden 8 bine, konut kredisi kullananların sayısı ise 14 binden 13 bine geriledi. Bu tablo, yurttaşın daha planlı ve uzun vadeli kredi türlerinden çok, günlük nakit açığını kapatan araçlara yöneldiğini gösteriyor.
Esasında bir yılda hem borç büyüdü hem risk arttı; vatandaşlar daha fazla kişiyle kredi sistemine girerken, daha pahalı ve daha kırılgan borçlanma kanallarına yöneldi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

