CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanıklı İBB Davası’nda Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunma için kürsüye çıktı. Hakkında daha önce verilmiş takipsizlik kararını hatırlatan Çalık, “Hakkımdaki takipsizlik kararı rüşvet suçuna ilişkindi; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması ise irtikap suçu üzerinden devam ettirildi. Hakkımdaki tutuklama kararı ‘suç örgütüne üye olma’ ve ‘irtikap’ suçundan dolayı verilmişti. Sonra iddianame kabul edildikten sonra görüyoruz ki, tutuklandığım suçun vasfı değişmiş ve ‘rüşvet’ olarak nitelendirilmiştir. Yani aslında savunmasını yapmadığım bir suçtan dolayı yaklaşık bir yılı aşkın süredir tutuklu olarak yargılanıyorum.” dedi. Tanık ifadelerindeki çelişkilere dikkat çeken Çalık, “Uğur Güngör’ün beyanlarının ne kadar gerçeğe aykırı olduğunu; kendisinin ihbarcı olduğu bir dosyada sanık haline gelmesinden çok net bir şekilde anlayabilirsiniz!” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı İBB Davası devam ediyor. Tutuklu sanıklar saat 10.15 civarında alkışlar eşliğinde salona getirildi. Tutuklu İstanbul Planalama Ajansı Başkanı Buğra Gökce’nin doğum günü “İyi ki doğdun Buğra” sloganlarıyla kutlandı. Ekrem İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla karşılandı.
İlk olarak Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu savunmasına başladı. Şanlıoğlu, “Soruşturmanın başından iddianamenin düzenlenmesine kadar yapılan tüm iş ve işlemler, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine aykırı olarak yapılmış ve soruşturma anayasal hakların ihlali suretiyle gerçekleştirilmiştir. (…) Şu an hepimizde iki farklı iddianame var: Birisi savcılık tarafından basına sızdırılan, diğeri ise imzalı olarak dosyada bulunan metin. Bu iki metin aynı değil efendim, sayfa sayıları bile farklı. (…) Müvekkil, göreve gelmeden önce işlendiği ileri sürülen veya görev alanına girmeyen işlerden dolayı fail sıfatıyla sorumlu tutulmaktadır. Görevde olmayan veya göreviyle ilgili olmayan bir kişi, rüşvet veya irtikap suçundan sorumlu tutulamaz; ancak iddianamede bu hukuki donanım eksikliğini görmekteyiz. Müvekkile yöneltilen suçlamalar bakımından sorun hukuki değil, bizce niyete ilişkindir. Eldeki delilden hareketle sorumlu aramak yerine, eldeki sanıklardan hareketle delil toplanmaya çalışıldığı aşikardır. Müvekkil hakkındaki soruşturma maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına yönelik değildir.” dedi.
Verilen aranın ardından tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunmasını yapmak için kürsüye çıktı. Şunları söyledi:
- “Meşru ve denetime açık bir kamu kurumu olan belediyelerimizin suç örgütü olarak gösterilmesinin son derece ağır olduğunu ifade ederek sözlerime başlamak isterim. Elbette konu hukuki yönleriyle değerlendirilecektir; ancak benim vardığım sonuç nettir: Ortada herhangi bir suç örgütü yoktur. Sürekli ifade değiştiren, beyanları değiştikçe kendi içerisinde ve birbiriyle çelişen sanık ifadeleri… Bu kişiler etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış ya da yararlanma beklentisi olan şahıslar.
- Ancak benim durumumda bir tuhaflık var. Nedir bu tuhaflık? Bana yönelik suçlamalarda bulunan kişiler örgütün varlığından haberdar değiller. Örgütün varlığını reddeden bu kişiler, nasıl oluyor da örgütlü suçlarla ilgili hükümlerden etkin pişmanlık yoluyla faydalanmaktadırlar? Aynı durum rüşvet suçu bakımından da geçerlidir. Aleyhime yöneltilen beyanları iftira niteliğinde görmekteyim.
- Sadece özgürlüğü sınanan insanların somut delille desteklenmeyen beyanlarının mahkumiyet kurulması için yeterli olmadığını düşünmekteyim. Rüşvet, sadece bir kamu görevlisinin fail sıfatıyla işleyebileceği bir suç türüdür. İddia edilen dönemde kamu görevlisi değildim; belediye başkan danışmanıydım. Haliyle benim rüşvet suçunun faili olmam teknik açıdan mümkün değil. Bu bile, sadece kamu görevlilerinin işleyebileceği bir suç bakımından hukuki bir belgenin eksikliğini göstermiyor mu?
- Ben dahil, hiçbirimiz hukukun üstünde değiliz. “Yargılanmayayım” asla demiyorum; ancak halkın oyuyla göreve gelmiş bir belediye başkanının, çok güçlü ve somut gerekçeler olmaksızın tutuklu yargılanmasının yalnızca şahsıma değil, milletin iradesine de vurulmuş bir pranga olduğunu düşünüyorum. Tutukluluk asla cezaya dönüştürülmemelidir. Bugün bu duruşma salonuna gelmek için yaklaşık yirmi gün önce beni Silivri’ye getirdiler; 600 kilometre uzaktan geliyorum.
- Bu sadece beni değil, hem ailemi hem de savunma hakkımı cezalandırmaktır. Ben ayrıcalık asla talep etmedim, etmiyorum; hiçbir dönem talep etmedim. Yalnızca hukukun temel ilkelerine uyulmasını arzu ediyorum. Tutuksuz yargılanarak görevime devam etmek ve Beylikdüzü halkına vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmek istiyorum. Hukukun üstünlüğünü korumak hepimizin elinde. İddianamedeki 143 eylemin 7’sinden sorumlu tutuluyorum; ancak soruşturma aşamasında bunlardan sadece iki tanesiyle ilgili tarafıma soru sorulmuştur, diğerleriyle ilgili savunmam alınmamıştır.
Hakkımda daha önce Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilmiş bir takipsizlik kararı olduğunu kaydeden Murat Çalık, “Dosya uzun süre Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bekletilmiş; sonrasında soruşturmayı yapan savcılık yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermiş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyasıyla birleştirilmiştir. Hakkımdaki takipsizlik kararı rüşvet suçuna ilişkindi; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması ise irtikap suçu üzerinden devam ettirildi. Hakkımdaki tutuklama kararı ‘suç örgütüne üye olma’ ve ‘irtikap’ suçundan dolayı verilmişti. Sonra iddianame kabul edildikten sonra görüyoruz ki, tutuklandığım suçun vasfı değişmiş ve ‘rüşvet’ olarak nitelendirilmiştir. Yani aslında savunmasını yapmadığım bir suçtan dolayı yaklaşık bir yılı aşkın süredir tutuklu olarak yargılanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

