Site icon Serbest Görüş

Dizi dekoru ‘tarihi eser’ denilerek müzeye kaldırılmış

Dizi dekoru ‘tarihi eser’ denilerek müzeye kaldırılmış


Kafkas Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Şen ile Kültür ve İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nda görevli uzman sanat tarihçisi Sude Saki’nin 2025’te Karadeniz Araştırmaları Dergisi’nde (KARAM) yayımlanan makaleleri akademide tartışma konusu oldu.

İkili; söz konusu makalede İstanbul Tuzla ilçesi’ndeki Merkez Mahallesi’nde bir ağaca yaslanmış halde Türk okçuluğunun büyük kemankeşlerinden Tozkoparan İskender’e ait bilinen ilk ve tek “menzil taşını” bulduklarını iddia etti.

İkili makalelerinde; söz konusu menzil taşının ahşaptan yapıldığını, toprağa gömülü olmadan, taş ve tuğlalarla desteklenerek dikili hale getirilmiş biçimde bulduklarını aktardı. Ayrıca makalede söz konusu menzil taşının; İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 26 Şubat 2025 tarihli toplantısında tarihi eser olarak tescillenmiş olup, İstanbul İslam Eserleri Müzesi’ne kaldırılarak gerekli koruma ve konservasyon uygulamalarının yapılmasına yönelik çalışmalar başlatıldığı bilgisine de yer verildi.

Gerçeğin böyle olmadığı ortaya çıktı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Seçkin Anık, aynı dergide bu ay içinde yayımladığı “reddiye” ile iddia konusu menzil taşının ahşaptan yapılma bir dizi dekoru olduğunu ortaya çıkardı.

Anık; kendisinin de içinde bulunduğu söz konusu dizinin sanat ekibi tarafından 2019’da dekor olarak üretildiğini, dekor menzil taşının üstünde yer Osmanlıca şiir ve yazıların da kendisi tarafından yazıldığını açıkladı.

Adı üzerinde ‘taş’

Şen ve Saki’nin dekor üzerine yazdığı yanıltıcı analize ilişkin de Anık makalesinde; “Son olarak Osmanlı döneminden günümüze ulaşan menzil taşlarının istisnasız hepsi, farklı formlar arz etmekle beraber, mermerden üretilmişlerdir. Adı üzerinde ‘taş’ olan bir malzemenin ahşaptan üretilmiş olabileceğine anılan kurul uzmanları ve temsilcilerin nasıl inandıkları da bir tartışma konusu olmakla birlikte 16. yüzyıldan günümüze yazıları okunabilecek derece düzgün ahşap bir malzemenin ulaşabilmesinin mümkün olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version